Sonunda Jakobenleri destekleme kararı aldı.Siniset saavat viimeinkin päätösvallan.
Baysal, J., & Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği.Hoffrén, J., Todellisen hyvinvoinnin seurantaväliseen kehittäminen.
Lumia 950, Qi standardını kullanarak kablosuz endüktif şarjı desteklemektedir.Lumia 920 tukee Qi-standardin mukaista langatonta latausta.
Zaman içerisinde çok daha büyük medyaları desteklemek için sonradan geliştirilmeye devam edilmiştir.Myöhemmin paikalla harjoitettiin myös ajan kehittyneempään lääketieteeseen perustuneita hoitoja.
Bununla birlikte sendika böyle bir projeyi desteklemeyi reddetti.Nämä liikkeet puolestaan kieltäytyivät auttamasta tällaista järjestöä.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 400.000 nomismata ihtiyaç duyuluyordu.Kuoromatkan rahoittamiseksi valtio antoi 300 000 markan apurahan.
Misyonu milli takım düzeyinde takımlarını desteklemektir.Michálek edustaa Tšekkiä maajoukkuetasolla.
Yine de Atina ve Eretria İyon Ayaklanması'nı desteklemeyi kabul etmişlerdir.Emämaasta Ateena ja Eretria tukivat kapinaa.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 500,000 nomismata gerekiyordu.Kolikoista 5 000 on varattu ruhtinashovin käyttöön.
Sosyolog Phillip Mendes, Gat'ın iddialarını desteklemektedir.Stefan Piesnackin muisti kuitenkin tukee Mehtälän väitettä.
Ayrıca Kanada'nın sağlık sigorta sistemini desteklemektedir.Μελέτη του καναδικού συστήματος κοινωνικής πρόνοιας και υγείας.
Gauss, kendisini örnek alan genç matematikçileri desteklemediği için çok eleştirildi.Η κριτική που ασκείται στον Γκάους είναι ότι δεν υποστήριζε τους νεότερους μαθηματικούς που τον ακολούθησαν.
1996 yılında kurulan parti Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko'yu desteklemektedir.Το κόμμα δημιουργήθηκε το 1996 και στηρίζει την κυβέρνηση του προέδρου Αλεξάντερ Λουκασένκο.
Üstelik halk, suçluları cezalandırdığı için katili desteklemektedir.Κατηγορήθηκε για υποβοήθηση του κράτους στην εκτέλεση πολιτών και για οικονομικά εγκλήματα.
İngiltere'de eşini desteklemek için zamanının olmayacağını düşünerek tek başına gitti.Ταξίδευσε στην Αγγλία μόνος του επειδή δεν είχε χρήματα για να ζήσει τη σύζυγό του εκεί.
1080i formatını desteklemektedir.Απεβίωσε το 1080.
Öte yandan höyükteki yerleşimin sürekliliği de bunu desteklemektedir.Εξάλλου η θέση του Αργυροχωρίου συνηγορεί σε τούτο.
Bugüne değin yapılan arkeolojik araştırmalar da bunu desteklemektedir.Τα αρχαιολογικά ευρήματα της περιοχής συνεχίζουν μέχρι σήμερα να τον επιβεβαιώνουν.
“Continua Health Alliance” konsorsiyumu, bunları Bluetooth SIG ile iş birliği içinde desteklemektedir.The Continua Health Alliance consortium anbefaler disse i samordning med Bluetooth SIG.
Microsoft, bu QFE'yi artık desteklememektedir.Det vil sige, at Microsoft ikke længere understøtter styresystemet.
Yulya Timoşenko Ukrayna'nın NATO'ya üyeliğine desteklemektedir.Porosjenko støttede ukrainsk NATO-medlemskab.
Ancak kanıtlar bu ayrımı desteklemediği için artık belirtilmemektedir.Men da beviserne ikke har understøttet denne inddeling, bliver den ikke længere understreget.
Hızlı "ray tracing" ve "global illumination" tekniklerini desteklemektedir.Andre metoder er raytracing og global illumination.
1969 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Georges Pompidou'yu desteklemeyi reddetmiştir.Ved præsidentvalget i 1969 støttede partiet Georges Pompidou, der vandt valget.
Bunlardan bazıları ise sonradan Yahudi cemaatini desteklemeye başladı.Formålet er at de skal kunne hjælpe til under deportationen af en større gruppe jøder efterfølgende.
Sanatı ayrıca mizahi içerikli sosyal mesajlar ile bu tarzı desteklemektedir.Derudover lægger organisationen vægt bag sine budskaber gennem folkelig forankring.
Alman savaş mekanizması uzun süren bir seferi ikmal yönünden desteklemekte yeterli olamadı.Den tyske hær kunne ikke forsynes i tilstrækkelig grad til et vedvarende felttog.
İmparatorluk bürokrasisini desteklemek için 400.000 nomismata ihtiyaç duyuluyordu.Den sidste lov skulle give 40.000 pund mere til det britiske imperium.
Bedir Tugayı bugün iktidarda olan Irak Başbakanı Nuri El Maliki’yi desteklemektedir.Det ledes i dag af den nuværende premierminister Nouri al-Maliki.
5 Kasım 2005 tarihinde, Jonas Brothers albümü desteklemek için ilk promosyon turuna çıkmıştır.November, 2005, tog Jonas Brothers på deres første tour.
Ülke nüfusunun %95'i Amerika Birleşik Devletleri'ni desteklemektedir.95 procent af befolkningen er Bantu.
Avrupa Parlamentosunun yetkisinin artırılmasını desteklemektedir.Den nye grundlov udvidede parlamentets myndighed.
Thinkfree Office, gelecekte destekleme planı yapmaktadır.Bispebjerg, for at have hånd i hanke med fremtidig planlægning.
Ebeveyinleri ile beraber yardım projelerini desteklemektedir.Det kunne han takket være forældrenes støtte.
Törene, #metoo ve Time's Up hareketlerini desteklemek için neredeyse tüm konuklar siyah giyerek katıldı.Store deler av publikumet hadde kledd seg i sort for å vise sin støtte til #MeToo- og Time's Up-kampanjene.
Lüksemburg askerleri de ISAF'ı desteklemek için Afganistan'a konuşlandırılmıştır.Luxembourg er representert i Afghanistan i ISAF-styrken.
Ivy Bridge ve Sandy Bridge platformlarını desteklemektedir.Alle Ivy Bridge-brikkesett og -hovedkort støtter både Sandy Bridge- og Ivy Bridge-prosessorer.
Aparmak fiilinin anlamı da bu görüşü desteklemektedir.Konklusjonene fra «Algemene Rekenkamer» støtter hans mening.
Telefon rehberi 500 girişi desteklemektedir.Plantedirektoratet beskjeftiget ca. 500 medarbeidere.
Hemen solunda, bu taarruzu desteklemek için 132.Så til venstre inn på 301 og følge den til Helgeroa.
Apple QuickTime ve x264 yazılımları H.264 sıkıştırmayı desteklemektedir.Både HD DVD og Blu-ray-formatene påkreves å støtte H.264/AVC-koding.
COBOL 2002 'den beri Nesne Yönelimli Programlama'yı desteklemektedir .Holta har støttet klubben finansielt siden 2002.
Filistin'in devlet olarak tanınmasını desteklemektedir.Den arbeider for anerkjennelsen av Palestina som selvstendig stat.
İsviçre'nin Avrupa Birliği üyesi olmasını desteklemektedir.Sverige søker om medlemskap i EF.
Bu hizmeti desteklemek için 3 ayrı gece servisi de başlatılmıştır.Fire nye enspillerkampanjer ble lagt til denne utgivelsen.
Zott her yıl bu girişimi ayrı bir kamyon ve bir sürücü ile desteklemektedir.Tiap tahun Zott mendukung inisiatif itu dengan cara menyediakan truk dan pengemudi khusus.
Neden onlara hemen gitmiyorsunuz ve bunu desteklemek için kanıt toplamıyorsunuz?"Bukankah Dia mendapati dirimu sebagai seorang yatim, lalu Dia melindungi(mu).
Bu gözlem evrenin Kopernikçi görüşünü desteklemekteydi.Pengamatan ini sangat penting pada saat itu karena mendukung pandangan alam semesta menurut Kopernikus.
Adobe Director , hem 2D hem de 3D uygulamaları desteklemektedir.Adobe Director mendukung proyek-proyek multimedia baik 2D dan 3D.
Windows Small Business Server 2008 en fazla 75 kullanıcı veya cihazlarla örgütleri desteklemektedir.Windows Small Business Server 2003 hanya mendukung 75 pengguna.
Yörede bulunan Kevgir Kalesinin harabeleri de bunu desteklemektedir.Ia berseteru dengan Indra (raja para dewa), dibantu oleh resi Sukra (Sukracarya).
IOS Adobe Flash'ı desteklemez.Dukungan penuh untuk Adobe Flash 10.
Moldova'nın Avrupa Birliği'ne üye olmasını desteklemektedir.Moldova kini berusaha untuk bergabung dengan Uni Eropa.
Diğer yandan Eretria'nin İyon Ayaklanmasını askeri yönden desteklemesinin nedenler çok açık değildir.Alasan Eretria membantu Pemberontakan Ionia tak sepenuhnya jelas.
Sambora albümü desteklemek için kısa bir Amerika turnesine çıktı.Nirvana melaksanakan tur singkat Amerika untuk mempromosikan album mereka.
Fakat elde bulunan sikkeler bu iddiayı desteklememektedirler.Para serdadu yang dijumpainya kelak tidak menolongnya meringankan rasa ngerinya.
Lizbon Anlaşmasını desteklemektedir.Dalam Pelukan Lisbon.
Neon Lights Tour, Demi Lovato'nun Demi albümünü destekleme amaçlı çıktığı konser turudur.Demi Lovato akan mengadakan Konser tur Dunia untuk mempromosikan album.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.Dan seluruh rakyat turut mendukung perjanjian itu.
Birçok hayran da ünlüleri desteklemek için törene katıldı.Sejumlah organisasi menyetujui penerimaan terhadap kegemukan.