Yasanın çıkarılmasının en büyük destekçisi devrin cumhurbaşkanı İsmet İnönü idi.La voce più autorevole in questa direzione è stata quella del Presidente della Repubblica.
Geleneksek destekçileri Şii görüşüne sahip çıkanlardır.Invece, noi seguiamo le visioni dei nostri clienti.
Parlamento ilk başlarda John Pym ve destekçilerinin etkisi altındadır.Парламент был изначально под влиянием Джона Пима и его сторонников.
Bu noktada, destekçileri onu terk etmeye başladılar.Здесь приверженцы начали покидать его.
Jethro Tull'ın 1967'den sonra büyük destekçisi oldu.С 1967 года — барабанщик Jethro Tull.
Klıkov, Zyuganov ve onun destekçilerinin monarşiyi Rusya'ya geri getireceği fikrine inanıyordu.Клыков считал, что Зюганов и его сторонники в конце концов поддержат идею восстановления монархии в России.
Destekçileri de öldürülmüştür.Поющие спасены, хотя в земной жизни они погибли, были убиты.
Barra 51, takımın ana destekçisidir.Пруд № 15 — крупнейший водоём группы.
Bu ihanetin içeride ve dışarıda destekçileri vardır.У этой гипотезы есть как сторонники, так и противники.
İngiliz Humanist Derneği'nin destekçisidir.Она остаётся активной сторонницей Британской гуманистической ассоциации.
Kimi karakterler destekçi (support) iken, kimileri oyunu taşıyan (carry) karakterlerdir.Одни только коммуняки или те, кто им помогал».
Arjantin destekçileri de savaştan sıkılmıştı.Аргентинцы оказали упорное сопротивление.
1981, Londra), Güney Afrikalı avukat ve anti-apartheid destekçisi.2017), южноафриканский писатель, противник режима апартеида.
Topçu Komutanlığı Kolordu kurmayı ve destekçi birlikleri Guides to German Records Microfilmed, Vol.Звонков, Трофим Никифорович — наводчик орудия 247-го гвардейского артиллерийского полка, гвардии ефрейтор.
Savaş sonrası dağılan Pompeius destekçilerinden bazıları İspanya'ya kaçar, bazıları ise teslim olurlar.Часть уцелевших остготов отправилась в Павию, другие разбрелись по Италии.
Destekçileri ile birlikte Zahlé'ye kaçtı ve orada konuşlandı.Потом подошёл к Захарову и продолжил спорить с ним.
Bu okulların destekçileri tarafından günümüzdeki okulların özgünlüğüne büyük değer verilmektedir.Идея победы любой ценой глубоко укоренилась в школах того времени.
İngiliz Humanist Derneği'nin destekçisidir.وهو داعم ذو ثقل للرابطة البريطانية الإنسانية.
1981 1 Mayıs'ında binlerce İHFGÖ (Çoğunluk) destekçisi Tahran'da toplandı.وفي الأول من مايو عام 1981، تجمع الآلاف من أنصار منظمة فدائيي خلق الإيرانية المسلحة (الأغلبية) في طهران.
Willett'ın destekçileri 1911 ile 1914 arasındaki her yıl benzer yasa tasarıları sundu, ancak karar çıkmadı.قدَّمَ حلفاء ويليت ورقات مشابهة كل سنة من عام 1911 إلى 1914 بلا فائدة.
1992 yılında PolyGram, şirketin kurumsal destekçisi oldu.سنة 1992: Kuffs قامت بدور زوجة مالك المخزن.
Parti Peştun etnik grubunun çıkarlarını gözetir ve destekçilerinin büyük çoğunluğu yine Peştunlardır.توقع الفاشيون أن النخب ستذهب وأن الجزء الأكبر من السكان سيبقى.
Eric Bana, Avustralya kurallar futbolunun sadık bir destekçisidir.ايرك بانا مشجع قوى لكرة القدم الأسترالية.
Gerek örgüt, gerekse onun çoğu destekçisi bu yorumu resmen desteklemez.خلافا للاسم، ومعظم هذه الصناديق لا تصنع أي صوت على الإطلاق.
Bu noktada, destekçileri onu terk etmeye başladılar.Neste ponto, seus seguidores começaram a abandoná-lo.
1992 yılında PolyGram, şirketin kurumsal destekçisi oldu.Em 1992, PolyGram virou o sustentador da empresa.
Sokaklardaki çatışmalar 3 gün sürdü ve sonunda Fokas destekçileri kazandı.Os confrontos de rua duraram três dias e no fim os apoiantes de Focas prevaleceram.
Her neyse, Priscus kısa sürede yeni rejimin ana destekçileri arasına girdi.De qualquer forma, Prisco foi rapidamente incluído entre os principais apoiantes do novo regime.
İmparatorun destekçileri bile onlara mesafe koydular.Mesmo os aliados do imperador se mantiveram distantes.
Şubat 1957'de Zachariadis, destekçilerinin birçoğu ile beraber KKE'den de uzaklaştırıldı.Em fevereiro de 1957 foi também expulso do KKE, juntamente com grande parte daqueles que o apoiavam.
Şiddetsizlik Ortaklığı Vakfı XXI'in 2001 yılında kuruluşundan bu yana destekçisidir.Ele financiou a organização Non-Violence XXI desde a sua criação em 2001.
Yazar, monarşik ilkelerin destekçisi olan Kilise ve Devlet'in bir destekçisidir.O escritor é um defensor da Igreja e do Estado e um defensor dos princípios monárquicos.
Ardından Pompey'in Afrika'da kalan senatoryal destekçileri ile hesaplaşmak üzere Afrika'ya geçti.Daí, César foi para a África lidar com o resto dos apoiadores senatoriais de Pompeu.
Papa, görev yaptığı dönemde Katolik Kilisesi Solidarność'un büyük destekçisi olmuştur.O seu marido foi um grande defensor da Igreja Católica durante o período da Reforma protestante.
VI. Konstantinos'un bu zayıflığı destekçileri arasında hoznutsuzluk yarattı.A fraqueza de Constantino provocou o descontentamento dos seus partidários.
AVN Dergisi ilk olarak Şubat 1984'te bu organizasyona destekçi olmuştur.A AVN patrocinou a primeira edição do prêmio em fevereiro de 1984.
Artık savaşın iflah olmaz bir destekçisiydi ve savaşın sonuna kadar da öyle kaldı.O pai sempre foi um lutador e continuou a ser até o fim.
Kulübün ana destekçisi Skoda Auto'dur.O maior patrocinador do clube é a empresa automotiva Škoda.
İngiliz Humanist Derneği'nin destekçisidir.Ele foi um distinto defensor do Humanists UK.
Hâlbuki Joe fakir hayatında onun en büyük destekçisidir.Desde então, Julie tem sido o maior apoio da mãe.
Lucius, her zaman Markcus Antonius'un iyi bir destekçisi olmuştu.Lucius was altijd een grote supporter van Marcus Antonius.
Atia Balba Tertia - Marcus Antonius'un poltik destekçilerinden biri olan Lucius Pinarius'un annesi.Atia Balba Tertia - De moeder van Lucius Pinarius, een politieke aanhanger van Marcus Antonius.
Monarşinin en güçlü destekçilerinden biri idi.Hij werd een van de naaste medewerkers van de monarch.
Solist de la Rocha özellikle EZLN örgütünün aktif destekçisidir.De band, en vooral De la Rocha, steunt de EZLN, het Zapatistisch Nationaal Bevrijdingsleger.
Artık savaşın iflah olmaz bir destekçisiydi ve savaşın sonuna kadar da öyle kaldı.Hij was een tegenstander van het communisme en bleef dat ook na de oorlog.
1930'larda Adolf Hitler'in ateşli bir destekçisiydi.Hij zou in de jaren dertig Adolf Hitler een persoonlijke brief hebben gestuurd.
İmparatorun destekçileri bile onlara mesafe koydular.Ook de bevelhebbers van de keizerswachten sloegen de hand aan zichzelf.
Evli ve iki çocuğu bulunan Ahriman, ailesinin de kendisinin büyük bir destekçisi olduğunu ifade etmiştir.Lot weigerde en bood hen zijn beide dochters aan in plaats van zijn gasten.
Uzak Doğu'yu ziyaret ederek Uluslararası Tibet Bağımsızlık Hareketi'nin en aktif destekçilerinden biri oldu.Po wizycie na Dalekim Wschodzie została aktywną członkinią Międzynarodowego Ruchu Niepodległości Tybetu.
Kardeşinin en büyük destekçisi olarak yanında dururken, onun yanında da tek aşkı Kara Davut olacaktır.(Kochaj bliźniego swego, bo jest On taki sam, jak Ty!)
Anna Anakutlu Komnini destekçisi soylular idam edildi, Anna boğduruldu.Scholarioi zabili zwolenników Anny, a ona sama została uduszona.
Wiener Gruppe (Viyana Grubu)'un destekçisi ve öncülerinden biri oldu.Jeden z członków Grupy Wiedeńskiej (Wiener Gruppe).
Kulübün ana destekçisi Skoda Auto'dur.Głównym sponsorem klubu jest Škoda Auto.
Bu noktada, destekçileri onu terk etmeye başladılar.Jego dotychczasowi zwolennicy zaczęli go stopniowo opuszczać.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Posiada kilka tysięcy członków i sympatyków.
Robert'ın isyanında en koyu destekçilerinden olmuştur.Do nich dojechał ogolony na łyso Robert.
Geleneksek destekçileri Şii görüşüne sahip çıkanlardır.Teoria ta ma nadal swoich zwolenników.
2007 yılında siyasi direktörleri 2000'in üzerinde üyesi ve kayıtlı destekçileri olduğunu belirtmiştir.W sierpniu deklarowała posiadanie około 6000 zarejestrowanych członków i sympatyków partii.
Ardından Pompey'in Afrika'da kalan senatoryal destekçileri ile hesaplaşmak üzere Afrika'ya geçti.Pompejusz mógł liczyć już tylko na poparcie wiernych sobie wojsk w Afryce.
Birleşik Krallık, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde en büyük destekçisidir ve destekçisi olmaya devam edecektir.Wielka Brytania jako ostatnie europejskie państwo poddaje się i staje się kolejną republiką radziecką.