İçinde bulunduğunuz boşluğun kırmızı renkle dolduralım desem, bunun sizin bedeninize etkisi ne olur?赤という色を加えたら 何が変わるでしょう 体の動きが変わりますか? そしてもし-
İnsanlar, nasıl desem, gökten iner gibi bana isabet ettiğini mi düşünüyor?Czy ludzie sądzą, że inspiracja przychodzi z nieba i we mnie wstępuje?
İnsanlar, nasıl desem, gökten iner gibi bana isabet ettiğini mi düşünüyor?Eu acho que os verdadeiros artistas sentam e trabalham. Que a coisa cai do céu e me atinge?
İnsanlar, nasıl desem, gökten iner gibi bana isabet ettiğini mi düşünüyor?Glauben die Leute, na ja, dass es einfach vom Himmel kommt und mich trifft?
İnsanlar, nasıl desem, gökten iner gibi bana isabet ettiğini mi düşünüyor?¿La gente piensa que simplemente es algo así como que cae del cielo y me golpea?
İnsanlar, nasıl desem, gökten iner gibi bana isabet ettiğini mi düşünüyor?Les gens pensent-ils, eh bien, qu'elle tombe tout simplement du ciel et me touche ?
İnsanlar, nasıl desem, gökten iner gibi bana isabet ettiğini mi düşünüyor?Tror folk, det kommer dumpende ned fra himlen?
İyi akşamlar! Günaydın desem... İki tane alacağız, lütfenRelevez vos tablettes.
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeEntão, eu direi que será a idade de Jon daqui a y anos. Anos não, y anos.
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeQuindi e', dirò Jon per brevita'. Tra y anni. Non anni. y anni.
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeTakže, budem písať skrátene len Jon. Za "y" rokov Nie rokov. "y" rokov
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeTakže, budu psát zkráceně jen Jon. Za "y" let. Ne let. "y" let.
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeVi forkorter lige Jonathan til Jon. . Ikke kun år, men y antal år.
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeWięc to jest, powiem Jon w skrócie za Y lat. za Y lat
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisinde조나단은 y 년 후에 몇 년 후가 아니라
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindey年たつと、 単に年ではなくて y年です。
Jon desem daha kısa olacak y yılı içerisindeТа това е, ще казвам Джон съкратено. В у години. Не години. у години.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.És ott volt, tudják, az osztályunkkal beszélgetett, és az élet egzisztenciális értelmetlenségéről beszélt.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.E stava lì a parlare alla classe dell'inutilità esistenziale della vita.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.I ona stała tam, rozmawiając z uczniami, rozprawiając o egzystencjalnym bezsensie życia.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.학생들과 이야기하기를 좋아하셨는데 삶의 존재론적 무의미성에 대해 말씀하곤 했죠.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.Sie war dann da und sprach zur Klasse, über die existentielle Sinnlosigkeit des Lebens, wissen Sie.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.И вот она в классе, типа обращается к нам, говорит, знаете, об экзистенциальной тщетности жизни.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.И тя седеше там, говореше с класа, говореше за екзистенциалната преходност на живота.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.והיא היתה שם, והיתה מדברת כזה עם הכיתה, מדברת על חוסר התוחלת הקיומי של החיים.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.وتكون هناك ، تعلمون، تتحدث مع الصف، تعلمون. وتتحدث عن، تعلمون، العبث الوجودي للحياه، تعلمون.
Kendisi orada durup,yani, sınıfla, nasıl desem, yani yaşamın boşuna bir şey olduğundan bahsederdi.なんていうか、人生のくだらなさを喋ったりしてました ただ、相手は11歳の子供ですから
Kimden desem acaba? Uydurma biri olsun.låt mig ta en fiktiv person - än Bill.
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Ako pa rečem brezbožnemu: Moraš umreti! in se izpreobrne od greha svojega in streže pravici in pravičnosti,
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Dimpotrivă cînd zic celui rău: ,Vei muri!` -dacă se întoarce dela păcatul lui şi face ce este bine şi plăcut,
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,가령 내가 악인에게 말하기를 너는 죽으리라 하였다 하자 그가 돌이켜 자기의 죄에서 떠나서 법과 의대로 행하여
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Lorsque je dis au méchant: Tu mourras! -s`il revient de son péché et pratique la droiture et la justice,
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Og når jeg siger til den gudløse: "Du skal visselig dø!" og han omvender sig fra sin Synd og gør Ret og Skel,
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Se dico all'empio: Morirai, ed egli desiste dalla sua iniquità e compie ciò che è retto e giusto
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,S ha mondom a hitetlennek: halállal halsz meg; és õ megtér bûnébõl és törvény szerint s igazságot cselekszik;
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Si digo al impío: 'Morirás irremisiblemente', y él se aparta de su pecado y practica el derecho y la justicia
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,Zase řeknu-li bezbožnému: Smrtí umřeš, však odvrátí-li se od hříchu svého, a činiti bude soud a spravedlnost,
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,А когда скажу беззаконнику: „ты смертью умрешь", и он обратится от грехов своих и будет творить суд и правду,
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,И когато кажа на нечестивия: Непременно ще умреш; а той се върне от греха си и постъпи законно и праведно; -
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,ובאמרי לרשע מות תמות ושב מחטאתו ועשה משפט וצדקה׃
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,واذا قلت للشرير موتا تموت. فان رجع عن خطيته وعمل بالعدل والحق
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,再 者 、 我 對 惡 人 說 、 你 必 定 死 亡 . 他 若 轉 離 他 的 罪 、 行 正 直 與 合 理 的 事
Kötü kişiye, ‹Kesinlikle öleceksin› desem, ama o günahından dönüp adil ve doğru olanı yapsa,再者 、 我對惡 人說 、 你 必定 死亡 . 他 若轉離 他 的 罪 、 行 正直 與 合理 的 事
Nasıl desem?..Ce trebuie să spun? ..
Nasıl desem?..Co mám říct..?
Nasıl desem?..Kaj naj rečem? ..
Nasıl desem ki...Aber...wie soll ich es nennen?
Nasıl desem ki...Dar...cum sa spun?
Nasıl desem ki...Et bien... Je ne sais pas comment on pourrait qualifier ça ?
Nasıl desem ki...Maar.. hoe zal ik het zeggen?
Nasıl desem ki...Ma...come dovrei chiamarlo?
Nasıl desem ki...Men.. hvad skulle jeg kalde det?
Nasıl desem ki...Men...vad borde jag kalla det?
Nasıl desem ki...Nhưng... mình chẳng biết nên gọi là gì nữa?
Nasıl desem ki...No... ako by som to nazvala?
Nasıl desem ki...Tapi...bagaimana harus kukatakan?
Nasıl desem ki...Właściwie to... Sama nie wiem.
Nasıl desem ki...Αλλά...πως να το πώ;
Nasıl desem ki...Но ... как да го обясня?
Nasıl desem ki...Но... как мне следует назвать это?