Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Da jeg hørte deres klagerop og disse deres ord, blev jeg meget vred.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Felette nagy haragra gerjedtem azért, mikor kiáltásukat s e dolgokat hallottam;
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Je fus très irrité lorsque j`entendis leurs plaintes et ces paroles-là.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Khi tôi nghe các lời này và tiếng kêu la của họ, bèn lấy làm giận lắm.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Khi tôi nghe các lời này và tiếng kêu_la của họ , bèn lấy_làm giận lắm .
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.내가 백성의 부르짖음과 이런 말을 듣고 크게 노하여
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Ko sem pa slišal njih vpitje in take besede, sem se silno razsrdil.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Kun minä kuulin heidän valituksensa ja nämä puheet, vihastuin minä kovin.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.M'am supărat foarte tare cînd le-am auzit plîngerile şi cuvintele acestea.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Mendengar keluhan mereka itu, aku menjadi marah sekal
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.När jag nu hörde deras rop och hörde dessa ord, blev jag mycket vred.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Ouvindo eu, pois, o seu clamor, e estas palavras, muito me indignei.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Preto som sa veľmi rozhneval, keď som počul ich krik a tie slová.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Protož rozhněval jsem se velmi, když jsem slyšel křik jejich a slova taková.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Przetoż rozgniewałem się bardzo, gdym usłyszał wołanie ich, i słowa takowe.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Quando udii i loro lamenti e queste parole, ne fui molto indignato
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Yo me enojé muchísimo cuando escuché su clamor y estas palabras
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Και ηγανακτησα σφοδρα, ακουσας την κραυγην αυτων και τους λογους τουτους.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.И оскърбих се твърде много, като чух вика им и тия думи.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.Когда я услышал ропот их и такие слова, я очень рассердился.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.ויחר לי מאד כאשר שמעתי את זעקתם ואת הדברים האלה׃
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.فغضبت جدا حين سمعت صراخهم وهذا الكلام.
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.我 聽 見 他 們 呼 號 、 說 這 些 話 、 便 甚 發 怒
Onların bu dertlerini, yakınmalarını duyunca çok öfkelendim.我 聽見 他 們呼號 、 說這 些話 、 便 甚 發怒
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,En häntä jätä yksin, omin hänen ongelmansakin
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Eu nunca irei deixá-lo sozinho. Eu vou tornar os seus problemas meus.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Ich werde ihn nie im Stich lassen, seine Sorgen sind meine
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,I'll never leave him alone, I'll make his troubles my own
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,I'll never leave him alone, I'll make his troubles my own
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Jag håller mig nära honom, hans bekymmer är mina.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Je ne le laisserai jamais tomber, je ferai miennes ses préoccupations
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nigdy go nie zostawię, Pomogę mu w potrzebie
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nikdy ho neopustím. Budu sdílet jeho starosti.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Non lo lascero' mai da solo, mi occupero' dei suoi guai
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nu-l voi părăsi niciodată, toate necazurile lui vor fi şi ale mele
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nunca le dejaré. Sus problemas serán míos.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim, Onu kimsenin sevemeyeceğinden daha çok severim.Никога няма да го изоставя, бедите му свои ще направя, никой друг не може да обича така този мъж.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Tôi không bao giờ bỏ rơi người, mọi nỗi niềm của chàng sẽ là của tôi.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,誰も私みたいに愛せない
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimEn häntä jätä yksin, omin hänen ongelmansakin
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimEu nunca irei deixá-lo sozinho. Eu vou tornar os seus problemas meus.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimIch werde ihn nie im Stich lassen, seine Sorgen sind meine.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimI'll never leave him alone, I'll make his troubles my own
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimI'll never leave him alone, I'll make his troubles my own
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimJag håller mig nära honom, hans bekymmer är mina.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimJe ne le laisserai jamais tomber, ses préoccupations sont les miennes.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimNigdy go nie zostawię, Pomogę mu w potrzebie
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimNikdy ho neopustím. Budu sdílet jeho starosti.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimNon lo lascero' mai da solo, mi occupero' dei suoi guai
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimNu-l voi părăsi niciodată, toate necazurile lui vor fi şi ale mele
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimNunca le dejaré. Sus problemas serán míos.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirim Onu, kendimi sevdiğimden daha çok severim.Никога няма да го изоставя, бедите му свои ще направя, от себе си повече обичам този мъж.
Onu hiç yalnız bırakmam, dertlerini kendime dert edinirimTôi không bao giờ bỏ rơi người, mọi nỗi niểm của chàng sẽ là của tôi.
Ordunun başı dertte!Armeija on vaarassa!
Ordunun başı dertte!¡El ejército está en peligro!
Ordunun başı dertte!L'esercito è nei guai!
Ordunun başı dertte!Militæret er i knibe.
Ordunun başı dertte!Militären är i knipa.
Ordunun başı dertte!O Exército está em apuros!
Ordunun başı dertte!Wojsko ma kłopoty.