dert ile cümle
dert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kelime işlemci seni birçok dertten kurtaracak.The word processor will save you a lot of trouble.
Bütün bu dertleri başına açtığım için üzgünüm.I'm sorry to cause you all this trouble.
Her ne zaman başım dertte olsa erkek kardeşim hâlâ beni destekler.My brother still stands by me whenever I am in trouble.
Başım dertte iken amcam bana iyi bir tavsiye verdi.My uncle gave me some good advice when I was in trouble.
Başım dertte.I am in a spot.
Küçük şeyleri kendine dert etme.Don't trouble about small things.
O, çorbanın çok sıcak olmasından dert yandı.He complained that the soup was too hot.
O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı.He was always ready to help people in trouble.
Pasaportunu kaybettiğinden onun başı dertteydi.She was in trouble because she lost her passport.
Saçı dertten ağardı.Her hair grayed with suffering.
Başı dertte iken benden yardım istedi.She asked me for help when she was in trouble.
Akşam yemeğini nerede yediğimiz benim için dert değil. O tamamen sana kalmış.I don't care where we eat dinner. It's entirely up to you.
Onu dert etmeyin.Don't worry about it.
Sana dert açmak istemiyorum.I do not want to cause you any trouble.
Tom yürümeyi dert etmez.Tom doesn't mind walking.
Tom beklemeyi dert etmez.Tom doesn't mind waiting.
Tom, sanırım Mary'ye yardım etmemiz gerekiyor. Onun başı dertte gibi görünüyor.Tom, I think we need to help Mary. It looks like she's in trouble.
Dert etmeyin. O sizin sorununuz değil.Don't worry about it. It's not your problem.
Tom beni büyük bir dertten kurtardı.Tom helped me out of a jam.
Tom'un başı büyük dertte.Tom is in deep trouble.
Başımız dertte.We're in trouble.
Dert sana dert oluncaya kadar, derdi dert etme.Don't trouble trouble until trouble troubles you.
Başı büyük dertte.He's in big trouble.
Tom'un başı dertte.Tom is in trouble.
Tom bunu kabul etmeyecek ama onun başı büyük dertte.Tom won't admit it, but he's in big trouble.
Başın dertte mi?Are you in trouble?
Tom'un başı dertte mi?Is Tom in trouble?
Başın dertte.You're in trouble.
Onun başı dertte.He's in trouble.
Tom'un başının dertte olduğunu düşündüm.I thought Tom was in trouble.
Başın dertte olacak ve bu benim hatam.You're going to be in trouble and it's my fault.
Tom'un neden başı dertte olmalı?Why should Tom be in trouble?
Tom'un başının dertte olduğunu sana düşündüren ne?What makes you think Tom is in trouble?
Tom'un şirketinin başı dertte.Tom's company is in trouble.
Tom'un başı dertteydi.Tom was in trouble.
Tom'un mali olarak başı dertteydi.Tom was in trouble financially.
Tom dertliydi ve biz ona izin verdik.Tom was in trouble and we let him down.
Tom öğretmenin yüzüne bir göz attı ve onun başının dertte olduğunu biliyordu.Tom took one look at the teacher's face and he knew he was in trouble.
Tom başının dertte olduğunu biliyor.Tom knows he's in trouble.
Tom şimdi başının dertte olduğunu biliyor.Tom knows he's in trouble now.
Belli ki Tom'un başı dertte.Tom is obviously in trouble.
Tom'n başı dertte, değil mi?Tom is in trouble, isn't he?
Tom başı dertte olduğunu kendi bile bilmiyor.Tom doesn't even know he's in trouble.
Tom başı dertteymiş gibi görünmüyordu.Tom didn't sound as if he was in trouble.
Tom'un başı dertte olma ihtimali var.There's a chance Tom is in trouble.
Başı dertte insanların çoğunlukla dönecek yeri yoktur.People in trouble often have nowhere to turn.
Mary Tom'un başının dertte olduğunu söyledi.Mary said Tom was in trouble.
Yine Tom'un başı dertte mi?Is Tom in trouble again?
Şimdi başım dertte.I'm in trouble now.
Başı dertte bir arkadaşa yardım etmem gerekiyor.I need to help a friend in trouble.
Neden onların başının dertte olduğunu biliyorum.I know why they're in trouble.
İçimde Tom'un başının dertte olduğuna dair bir his vardı.I had a feeling that Tom was in trouble.
Tom'un hiç yasa ile başı dertte oldu mu?Has Tom ever been in trouble with the law?
Herkesin başı dertte olduğunda yardımını isteyecek birine ihtiyacı var.Everyone needs someone to turn to when they're in trouble.
Yasa ile başın dertte mi?Are you in trouble with the law?
Sadece bir dert ortağı istedim.I just wanted a shoulder to cry on.
Dert açacak.It'll cause trouble.
Dert etme!Don't give it another thought.
Artık dert etme!Don't give it another thought.
Tom'un ne düşündüğünü dert etme.Don't worry about what Tom thinks.