Gelecek ekiplere iyi dersler vereceğimizi düşünüyorum.sözlerine yer verdi.近くの開拓地には伝令を送って彼等の意図を伝えさせた。
Dersler verdi.以何教示。
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.瑪麗亞的父親在家中以自己的望遠鏡對她教授天文學。
Genellikle derslerde uyur.在課堂上常常睡覺。
Portman, Kudüs İbrani Üniversitesi'nden dersler almak için 2004 baharında İsrail'e geri döndü.2004年春季,波曼到了耶路撒冷希伯來大學進行研究生課程。
İlk çizgi derslerini, Jacques-Louis David'in öğrencisi olan Jacques-Francois Ochard'dan aldı.他的绘画启蒙老师是雅克-路易·大卫的学生雅克-弗朗索瓦·奧查德。
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.權龍褒為人性情急躁,才疏學淺,卻沒有自知之明,經常自誇能寫詩,卻完全不懂音韻。
Hukuk dersleriyle birlikte, ekonomi, Ortaçağ Tarihi ve teoloji derslerine de katıldı.除了法律的學習外,年輕的韋伯也學習了經濟學、中世纪歷史、神學。
Zacharias Irene Slavin ve Vlado Perlemuter'den piyano dersleri aldı. .查哈里亚斯早年在巴黎师从Irene Slavin和Vlado Perlemuter学习钢琴。
Çocukken karate derslerine katılmıştır.從小就開始學習空手道。
Yüksek öğrenimi sırasında zamanının âlimlerinden dersler aldı.因某日變故,他必須回到大陸就讀高中,準備高考。
Sekiz yaşındayken babasından gitar dersleri almaya başladı.她从6岁开始练习父亲为自己购买的吉他。
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.除了數學外的科目都很差。
Derslerde kapsayıcı özel eğitim ve düşük başarıyı azaltmak için eğitici çaba tipik Nordik eğitim sistemidir.包含特殊教育在內,在課堂的教學工作儘量減少程度落差也是北歐式的教育特色。
Derslerinde etik, konuşma sanatı, hukuk, politik ekonomi ve "polis ve gelir" konularını işlemiştir.他的講課內容包括了伦理学、修辞学、法学、政治经济学、以及「治安和稅收」的領域。
Dersler uzun süre devam etti.令教法久住。
Çocuk ve gençlik edebiyatı eğitim dersleri alır.少年时为孤兒,好學。
İkinci kitabı da ‘İnsan ve Hayvan Zihinleri Üzerine Dersler’dir.’乃遗二人书,盛誉高,极诋文,故易其函授之。
Papa 7. Clement ve birkaç Katolik kardinal dersleri duydular ve teoriyle ilgilendiler.這些演講被當時的教皇克萊門特七世和一些樞機聽到,並引起他們的興趣。
Daha sonra Şam'a giderek dönemin meşhur alimlerinden dersler aldı.後赛德鲁定传教远出各方,不知所终。
McCullers on yaşından itibaren piyano dersleri almaya başladı.10岁时,麦卡勒斯开始练习钢琴。
Maxwell 1847’de akademiyi bırakıp Edinburgh Üniversitesi'nde derslere katılmaya başladı.麦克斯韦1847年自爱丁堡公学毕业,进入爱丁堡大学就读。
Russell sonraları Dora’nın eşliğinde Pekin’de bir yıl felsefe dersleri vermiştir.이후 러셀은 베이징에서 1년간 도라와 함께 철학 강의를 했다.
Hiçbir zaman geleneklere göre müzikal dersler almadı.그는 처음에 정규 음악 수업을 받지는 못했다.
Viyana'da sadece fizik değil felsefe dersleri de verdi.빈에서 볼츠만은 물리학뿐만 아니라 철학도 가르쳤다.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.어려서 피아노를 배워서 15세가 되기 전에 카네기 홀에서 두 번이나 공연을 했다.
Burada kısa bir süre sonra Brett Manning'den vokal dersleri almaya başladı.떠나기에 앞서 그녀는 브렛 매닝에게 보컬 수업을 받았다.
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.이 대해 이유립은 자신이 전달하도록 허락한 것이 아니며 허락 없이 책을 유출한 것이라 주장하였다.
1970'li yıllarda ABD'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi.1960년대와 1970년대에는 미국의 여러 대학에서 가르쳤다.
Proleter işçilere düzenli olarak dersler verir, 1907'de Komuna adlı anarşist gazetede editör olarak çalışır.프롤레타리아 노동자들에게 정기적으로 강연을 해주고 1907년에는 무정부주의 잡지의 편집인이 된다.
1865 yılında portre ressamı Charles Chaplin'den resim dersleri almaya başladı.1866년이 끝날 즈음, 그는 찰스 채플린(Charles Chaplin)이 가르치던 그림 교실에 합류하게 되었다.
W. Wundt’un dersleri o kadar popülerdi ki bir keresinde dersini dinlemeye gelen 600 kişi vardı.칼 린네의 강의는 인기가 있어 300여명의 학생들을 대상으로 강의를 하곤 했다.
Derslerden alınan puan sayısı 42'yi bulabilir.42학급을 초과하는 학교는 교감을 2명까지 둘 수 있다.
Bu sınav, ortaokulda görülen derslerden oluşmaktadır.중간고사(中間考査)는 학기 중에 보는 시험이다.
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.요리 이외에 취미는 자수이다.
Medeni Usul Hukuku Dersleri.현용수의 인성교육 노하우.
İlk müzik derslerini annesinden aldı.그는 어머니의 교회에서 첫 음악 교육을 받았다.
Tüm dersleri sever.학문을 좋아했다고 한다.
İlk piyano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı.피아노는 피아니스트였던 모친으로부터 기초 교육을 받았다.
Bunun yanında ülkedeki yirmi altı devlet okulunda fazladan seçmeli çağdaş Võro dersleri verilmektedir.2017년 기준으로 전국 36개 지역에서 고교 평준화 제도를 채택하고 있다.
3 yaşında keman dersleri almaya başladı.그녀는 3세 때 스케이트를 배우기 시작했다.
Gitar dersleri aldı.클래식 기타를 공부했다.
4 yaşında piyano derslerine başladı.4세 때 피아노 공부를 시작하였다.
Mekke’yi de ziyaret etti ve Abdülbaki el- Köhnevî ile Şeyh Salih Akişanî’nin hadis derslerine devam etti.료마는 북진일도류(北辰一刀流) 지바 도장에서 검술을 배우면서, 한편으로는 에도의 존왕양이론자들과 사귀었으며 그 해 말에는 사쿠마 쇼잔의 사숙에서 공부했다.
Sadece 1886'dan sonra özel olarak sanat tarihi dersleri verdi.רק מ-1886 הוא לימד היסטוריה של האומנות באופן בלבדי.
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.בביתם לימד מיטשל האב את מריה אסטרונומיה, תוך שימוש בטלסקופ האישי שלו.
Ve ardından, 2005'te Tech Music Schools'ta bir yıllık şarkıcılık dersleri aldı.לאחר מכן, ב-2005, היא לקחה קורס שירה של שנה בבית ספר למוזיקה.
Resim yapmayı sever ancak diğer derslerle hiç ilgisi yoktur.אוהבת לצייר, אך ציוריה לא דומים לשום דבר שיש בעולם.
Piyano dersleri almıştır.היא לקחה שם שיעורי פסנתר.
Ayrıca dünyanın değişik yerlerinde ustalık sınıfı dersleri verir.כמו כן הוא מלמד בכיתות אמן במקומות שונים בעולם.
1907 yılında Yale Üniversitesi'nde Güney Amerika tarihi üzerine dersler vermeye başladı.בשנת 1907 התקבל לעבודה באוניברסיטת ייל כמרצה להיסטוריה דרום-אמריקאית.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.הם נענשו בעונשים פיזיים כשלא מילאו את המטלות שלהם לשביעות רצון הדודה ונעדרו פעמים רבות מבית הספר.
1878 yılında, Stockholms högskola meraklı vatandaşlara açık doğa bilimleriyle ilgili derslere başlamıştır.בשנת 1878 החלה מכללת האוניברסיטה Stockholms högskola בפעילותה, עם סדרת הרצאות פתוחות לקהל בנושא מדעי הטבע.
Ayrıca oyunculuk dersleri geçiyor.בנוסף, ניתנים שיעורי ערב.
Birkaç ay sonra ise annesiyle piyano derslerine başlamıştır.חודשים ספורים לאחר מכן החלה ללמוד פסנתר מאמה.
1806'da Güzel Sanatlar Yeni Akademisi'ne kabul oldu ve orada Teodoro Matteini'den dersler aldı.הוא התקבל לקורס הציור של האקדמיה החדשה לאמנויות בשנת 1806, שם למד אצל טאודורו מטאיני.
Aynı zamandan Naha çevresinde Savaş Sanatları dersleri vermeye başladı.עם הזמן החל גם ללמד אמנויות לחימה.
Olağan lise derslerinin yanında, yoğun resim çalışmaları yaptırılmaktadır seminerde.מלבד לימודי קודש, מתקיימים בישיבה באופן קבוע שיעורי ספורט.
Sevmediği dersleri asıyor, hiç ilgilenmiyordu.הוא לא אהב את הלימודים, ולא הצטיין בהם.
Talip Özkan'dan dersler aldı.סנובף לקח שיעורים פרטיים אצל פנחס צוקרמן.