Burada kısa bir süre sonra Brett Manning'den vokal dersleri almaya başladı.Wkrótce potem zaczęła pobierać lekcje śpiewu u Bretta Manninga.
16 Yaşındayken Japonya'daki Tsuruga Özel Okulunda İngilizce dersleri verdi.Mając 16 lat uczyła się potocznego angielskiego w Tsuruga College w Japonii.
Sadece 1886'dan sonra özel olarak sanat tarihi dersleri verdi.Od roku 1886 wykładał wyłącznie historię sztuki.
Genel olarak da insanlığa dair dersler verdi.Pisał również do Humanité.
Resim dersleri de aldı.Udzielał także lekcji fotografii.
İki yıl sonra Jena'ya döndü ve matematik dersleri vermeye başladı.Po dwóch latach przeniósł się do Getyngi, by po kolejnych dwóch latach wrócić do Jeny, wykładać matematykę.
Tablolarında çoğunlukla ahlaki dersler vermeye çaba gösterdi.Często w swoich sztukach wyrażał moralne alegorie.
Medresede dersler sabah ve ikindi namazı sonrası olmak üzere iki aşamada işlenirdi.Poniżej znajdują się dwa posągi: Zmierzch i Jutrzenka (Poranek).
Burada, çocuklara dini ve Kur'an dersleri öğretiliyor.Pisemko dzieciom ku nauce i zabawie”.
İlk dersler 1 Kasım 1936'da başlar.Pierwsze wykłady rozpoczęły się 1 marca 1945.
Bunu yaparkenki amacı, derslerinde bu eserleri ders kitabı olarak kullanmaktı.Doświadczenia te mają być wykonywane w taki sposób, w jaki byłyby wykonywane na lekcji.
1910 yılında çizim dersleri almaya başladı.1910 roku, organizując serie wykładów.
İlk müzik derslerini annesinden aldı.Pierwsze lekcje muzyki otrzymał od matki.
Bu arada da oyunculuk dersleri almaya başladı.W międzyczasie rozpoczął pobierać lekcje aktorstwa.
Üç büyüklerin antrenmanlarını izledi, dersler verdi.Wybrał trzech z czterech japońskich uczonych i nauczał ich.
Dersler verdi.Udzielał lekcji.
Meşhed'de Ayetullah Milani'nin fıkhın harici derslerine katıldı.Książę chce uczestniczyć w lekcji Magdaleny.
Misafir öğretmen olarak Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde dersler verdi.Jako profesor wizytujący wykładała na uczelniach w Ameryce Północnej i Japonii.
Diğer William anlatıcıyla derslerinde, sporda ve popülerlikte yarışmaya başlar.Ów drugi William stanowi dla niego jedyną konkurencję w nauce, sporcie i popularności.
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.Otrzymał wykształcenie muzyczne.
1995 yılında flüt dersleri aldı, gitar çalmaya da aynı yıl başladı.W 1995 rozpoczął naukę gry na gitarze, a rok później na gitarze basowej.
İlk piyano derslerini annesinden ve ablası Fanny'den aldı.Pierwsze nauki gry na pianinie zdobyła dzięki swej starszej siostrze Irmie.
Bu arada Ebu Hanife'nin derslerine de devam etmiştir.Jednak on już kontynuował historię Pamiru.
Kız oğlana Almanca dersleri verirken, anlatıcı da kıza biraz da olsa İngilizce öğretmeye çalışır.Mężczyzna uspokaja ją, twierdząc, że o tej porze powinni być na lekcji angielskiego.
Bu dönemden günümüze kadar birçok üniversitede dersler de vermiştir.Takich kart w dziejach Uniwersytetu było na pewno więcej.
Almanya, Fransa ve Hollanda'da hormon tedavilerine özel ilgi gösteren başka dersler aldı.Był pod szczególnym wrażeniem nowoczesnych praktyk lekarskich w Niemczech i Holandii.
Okul Avusturya-Macaristan askerî sınırında olduğu için dersler Almancaydı.Na ścianie austro-węgierskiej znajduje się inskrypcja w języku niemieckim.
Türkiyede de eğitim almış olup Türkçede dersler okumuştur.Podczas pobytu w Turcji uczył się również języka tureckiego.
Doktora çalışmalarının ikinci senesinde, ön hazırlık derslerinin tamamlanmasından sonra yapılmaktadır.Był to drugi start po zakończeniu fazy testów.
Eğitimine özel dersler yoluyla devam etti.Naukę kontynuowała w trybie indywidualnym.
Deneysel fizikteki dersleri sırasında, en basit uygulama ekipmanını kullanmak bile neredeyse imkânsızdı.Najwłaściwszym było podczas pouczania zastosowanie stylu prostego.
Çocukluğu boyunca bale dersleri aldı.W dzieciństwie uczęszczała na lekcje baletu.
Bir yandan da gece okuluna gidip, kimya dersleri aldı.Jednocześnie studiował, uzyskując dyplom z chemii.
1611-1624 arasında Padova Üniversitesi'nde tıp kuramı dersleri verdi.W latach 1611–1614 studiował medycynę w Lejdzie.
1970-1988 arası Paris Konservatuarında eğitim görevlisi olarak piyano dersleri verdi.W latach 1970–1988 wykładał w Konserwatorium Paryskim.
İki yıl sonra Jena'ya döndü ve matematik dersleri vermeye başladı.Ytterligare två år senare återvände han till Jena för att undervisa i matematik.
Fakat emertius profesör olarak aynı üniversitede 90 yaşlarına kadar dersler vermeye devam etti.Som emeritus gav han fortfarande föreläsningar vid nittio års ålder.
Mikhail Tugan Baranovsky tarafından yapılan devrim öncesinde St. Petersburg Üniversitesinde özel dersler aldı.Innan revolutionen undervisades han av Michail Tugan-Baranovskij vid universitetet i St. Petersburg.
1796'yı izleyen yıllarda Lyon'da özel matematik, kimya ve dil dersleri verdi.Från omkring 1796 gav Ampère privatlektioner i Lyon i matematik, kemi och språk.
İkinci kitabı da ‘İnsan ve Hayvan Zihinleri Üzerine Dersler’dir.Den andra boken, Koranen, uppenbarade han.
Onun ardından İngiltere'ye taşınarak orada Leonide Massine ve Marie Rambert'tan dersler aldı.Han studerade i London hos Léonide Massine och Marie Rambert.
Burada kısa bir süre sonra Brett Manning'den vokal dersleri almaya başladı.I Franklin började hon ta röstlektioner för Brett Manning.
Bununla birlikte, bazı lisansüstü dersleri de İngilizce verilmektedir.Till detta kom privatlektioner i engelska.
Sınıf yönetimi, öğretmenlik mesleğine giriş gibi derslerden oluşmaktadır.Klassens ljus eller hur man kommer in i en arbetarregering.
Esas dersler sabah işlenirdi.Skoldagen varade under förmiddagens timmar.
Din derslerini sevmezdi.Det sägs att han avskydde lärdom.
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.Resultatet är till nytta utanför skolan.
Genel olarak da insanlığa dair dersler verdi.I gengäld lär han dem om mänskligheten.
Ayrıca üç yıl opera dersleri aldı.Hon studerade också balett i tre år.
Özel dersler alarak eğitim gördü.Se vidare specialundervisning.
George Harrison ondan dersler almıştır. ^George Harrison gästskådespelar som sig själv.
Bu dersler tüm okul dönemini kapsar.Oftast tar resan minst hela skoldagen.
Uzun yıllar burada medeni hukuk dersleri verdi.Han studerade juridik under flera år.
Latinceden Rumenceye ses değişiklikleri ^ dersleriVagantsånger från latinet tolkade
Çocukken müzik ve dans dersleri aldı.I unga år studerade han musik och sång.
Bu okulda yabancı öğretmenler de dersler verebiliyordu.I dessa kunde även outexaminerade lärare undervisa.
Dumbledore, Harry'e özel dersler vermeye başlar.Väl tillbaka på Hogwarts börjar Harry nu få privatlektioner av Dumbledore.
Stüdyo dersleri ve modern sanat tarihi üzerine kapsamlı bir akademik kurs oluşturur.Därmed återfår statsvetenskapen sin akademiska uppgift i modern tid.
Glier 1891'de Kiev müzik okuluna girdi, Otakar Ševčík'den keman dersleri aldı.Glière började på musikskolan i Kiev 1891, där han lärde sig spela fiol.
Dördüncü sınıftaki derslerini tamamlamaması üzerine tekrar sınava girmek zorunda kaldı.Han får anstränga sig hårt för att slippa gå om fjärde klass.