Gittim ve eşimin dersine girdimEn realidad sí fui a su clase.
Gittim ve eşimin dersine girdim Eşim derse öğrencilerineIch nahm tatsächlich am Unterricht teil.
Gittim ve eşimin dersine girdim Eşim derse öğrencilerineЯ прийшов і відсидів цілий урок.
Gittim ve eşimin dersine girdimJ'y suis allé et je me suis assis dans son cours.
Gittim ve eşimin dersine girdim정말로 가서 그녀 수업을
Gittim ve eşimin dersine girdim"O matko".
Gittim ve eşimin dersine girdimSono realmente andato a sedermi nella sua classe.
Gittim ve eşimin dersine girdimTôi đã đến và học
Gittim ve eşimin dersine girdimΠήγα όμως και παρακολούθησα το μάθημά της.
Gittim ve eşimin dersine girdimОтидох и бях в класа й.
Gittim ve eşimin dersine girdimЯ пришёл и отсидел её урок.
Gittim ve eşimin dersine girdimלמעשה הלכתי וישבתי
Gittim ve eşimin dersine girdimذهبت إلى صف المدرسة لأحضر
Gittim ve eşimin dersine girdim授業になると
Gore'un verdiği dersin en can alıcı noktası son kısımdır.고어의 강의 중 가장 중요한 장면은 마지막 부분인
Gore'un verdiği dersin en can alıcı noktası son kısımdır.השקופית החשובה ביותר בהרצאה של גור היא האחרונה,
Gore'un verdiği dersin en can alıcı noktası son kısımdır.أهم شريحة في حديث آل غور هي آخر شريحة،
Gore'un verdiği dersin en can alıcı noktası son kısımdır.何もされない場合の温室効果ガスの推移と
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Bạn thấy nó và quay đi, " Ôi trời ơi. Tôi muốn mua nó ngay lập tức!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Je ziet hem en je wilt hem meteen kopen.
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.보자마자 바로 이러시는거죠. "이런.. 지금 바로 저 차를 사야겠어."
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.La vedi e dici, "Oh mio Dio. La comprerei subito!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Man ser den og siger: "Åh gud, den må jeg bare eje!".
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Man sieht es und denkt: "Das kauf ich sofort!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.On le voit et on dit : " Mon Dieu! Je l'achèterais tout de suite! "
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.O vezi şi spui " Oh. Aş cumpăra-o într-o secundă!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Reakcją jest: "Boże, kupuję to".
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Uno lo ve y dice: "Dios mío. ¡Me lo compraría!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Vidíte to a řeknete si: "Panebože, to si musím hned koupit!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Vocês olham e dizem: "Oh meu Deus! Eu compraria um sem pensar!".
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Το βλέπεις και λες: "Ω Θεέ μου, θα το αγόραζα επί τόπου!'
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Виждате го и казвате: "О, боже. Бих искал да купя това веднага!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.Вы видите его и думаете: "О, боже, я бы тотчас купил его!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.אתה רואה אותה ואומר, "אלוהים, הייתי קונה אותה עכשיו!"
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.تراها ثم تذهب قائلا،" قد أشتري ذلك في لحظة! "
Görür görmez, "Aman tanrım bu arabayı hemen almalıyım!" dersiniz.では 今年の新車が 昨年のモデルと
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Cukorka a szemnek" -- pejoratívan hangzik, nem?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Dolci per gli occhi" .. suona un po' dispregiativo, non pensate?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?Du bonbon pour les yeux -- c'est péjoratif quelque part, vous ne trouvez pas ?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Eye-candy" -- cumva peiorativ, nu credeţi?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"시각적으로 눈길을 끄는 것(Eye Candy)" 다소 경멸적이지 않으신가요?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Øjenguf" -- lidt nedsættende, synes I ikke?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?'Oogsnoepjes' -- beetje neerbuigend, vind je niet?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Sladkosti pro oči" -- zní trochu hanlivě, nemyslíte?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Słodycz dla oczu" - niezbyt to pochlebne, nie sądzicie?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?'Süßigkeiten für's Auge' - irgendwie herabwertend, finden Sie nicht?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Сладки за очите" - някак пейоративно, не смятате ли?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"Услада для глаз" — какая-то странная похвала.
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"ממתקי עיניים" - קצת מזלזל, לא?
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?"حلوى العين" ألا تعتقدون أنه نوع من الإزدراء
'Gözden şeker' - biraz küçük düşürücü değil mi, ne dersiniz?「いいえ、私はeye meat(見ていてインパクトのあるもの)を作っています。」と答えます。
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Anda melihat kembali hari Anda, dan Anda merasa seperti, saya tidak menyelesaikan apa-apa hari ini.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Átgondoljuk a napunkat és az az érzésünk, hogy semmit nem haladtunk.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Di guardare al giorno trascorso, e di capire che non abbiamo fatto nulla.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Dívate sa spätne na svoj deň, a vravíte si,"Dnes som nič nespravil".
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Du ser tillbaka på din dag, och du liksom, 'jag fick ingenting gjort idag'.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Iti analizezi ziua si te gandesti, n-am facut nimic azi.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Je kijkt terug op je dag en je denkt: "Ik heb vandaag niks gedaan".
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.Khi nhìn lại ngày của mình, chúng ta chợt nhận ra chúng ta chưa giải quyết gì trong ngày hôm nay.
Gününüze bakarsınız ve bugün hiç bir şey yapmadım dersiniz.하루를 되돌아 보니, 오늘 아무것도 마무리 지은 일이 없습니다.