Tom fen bilgisi ders kitabını evde bıraktı.Tom left his science textbook at home.
Daha fazla bir şey söylemeye gerek yok. Zhouzhuang'a gitmemize ne dersin?No need to say anything more. How about we go to Zhouzhuang?
Tom ve Mary, Fransızca testleri için ders çalışıyorlar.Tom and Mary are studying for their French test.
Evde neredeyse hiç ders çalışmam.I hardly ever study at home.
Hangi dersleri veriyorsunuz?What courses do you teach?
Hangi dersleri öğretiyorsunuz?What courses do you teach?
Hadi, 5. dersi tekrarlayalım.Come on, let's repeat lesson 5.
Tom piyano dersleri aldı.Tom took piano lessons.
Dersleriniz nasıl?How are your classes?
Piyano derslerinizle ne yapmak istiyorsunuz?What would you like to accomplish with your piano lessons?
Dersin ne zaman bitiyor?When does your lesson end?
Bence bazı dersler kesinlikle öğrenildi.I think some lessons have definitely been learned.
Tom derse geç kaldı mı?Was Tom late for class?
Bir sonraki dersin ne zaman başlıyor?When does your next class start?
İlk dersin ne zaman?What time is your first class?
Hadi ders çalışalım.Let's study.
Umarım bu dersi faydalı bulmuşsundur.I hope you found this lesson useful.
Hikayenin dersi nedir?What is the moral of the story?
Derslerinizi öğrenmeniz gerekir.You should learn your lessons.
Tom, on üç yaşındayken piyano dersleri almaya başladım.Tom started taking piano lessons when he was thirteen.
Dersim var. Öğrencilerim beni zaten bekliyor.I have a lesson. My students are already waiting for me.
Tom üç yıl önce piyano dersleri almaya başladı.Tom started taking piano lessons three years ago.
Birlikte ders çalışalım.Let's study together.
"Peki ya hayır derse?" "O zaman hayır der.""But what if she says no?" "Then she says no."
Öğrenciyken her gece en az üç saat ders çalıştım.When I was a student, I studied at least three hours every night.
Leyla ders almak için Mısır'a gidiyordu.Layla was going to Egypt to take a course.
Dün Tom bütün gün ders çalıştı.Yesterday, Tom studied all day.
Ders çalışırken müzik dinler misin?Do you listen to music while you're studying?
"Bu şapkayı beğenmiyorum." "Buna ne dersin?""I don't like this hat." "How about this one?"
Sami, Leyla'ya bir ders vermeye karar verdi.Sami decided to teach Layla a lesson.
Ders can sıkıcıydı.The lecture was boring.
Ders çok sıkıcıydı.The lecture was boring.
Leyla, pazar okulu derslerini verdi.Layla taught Sunday school classes.
Ders çalışmaya çalışıyorum.I'm trying to study.
Ders Üç zor.Lesson Three is hard.
Bir sonraki dersin ne zaman başlar?What time does your next class begin?
Tom derslerini seviyor.Tom enjoys his classes.
Fransızca gerekli bir ders mi?Is French a required class?
Tom ders çalışarak bütün gece yatmadığını söylüyor.Tom says he stayed up all night studying.
Tom derslere katılmıyor.Tom hasn't been attending classes.
Her öğrenci kişiselleştirilmiş dersleri hak ediyor.Every student deserves personalized lessons.
Sen gerçekten dans dersine gidiyor musun?Do you actually go to dancing class?
Gerçekten dans dersleri alıyor musun?Do you actually take dancing lessons?
Nerede ders veriyorsun?Where do you teach?
O akşamın kursunda dersi üç kez tekrarladım.In the course of that evening I revised the lesson three times.
Mary, özel derslerini ingilizce olarak verir, böylece çalışmalarını finanse edebilir.Mary gives private tuition in English, so that she can finance her studies.
Tom bugün tarih dersinde miydi?Was Tom in history class today?
Dün Fransızca dersine gitmedim.I didn't go to French class yesterday.
Tom'la sık sık beraber ders çalışırız.Tom and I frequently study together.
Tom'la çoğu zaman birlikte ders çalışıyoruz.Tom and I frequently study together.
Tom şu anda Harvard'da ders veriyor.Tom currently teaches at Harvard.
Bunu tekrar yapmaya ne dersin?How about doing that again?
Ders kitaplarım çok paraya mal olmaktadır.My textbooks cost a lot.
Tom çok sık dersi asar.Tom skips class too often.
Ders çalışmam gerek. Kitaplarım beni bekliyor.I must study. My books are waiting for me.
Ders çalışmak zorundayım. Kitaplarım beni bekliyor.I have to study. My books are waiting for me.
Eski Fransızca ders kitaplarımı Tom'a verdim.I gave Tom my old French textbooks.
Tom'un Fransızca dersleri için ödeme yapan kişi bendim.I'm the one who paid for Tom's French lessons.
Yarın hangi derslerin var?What classes do you have tomorrow?
Bugün, Ders 3'ü yapacağız.Today, we're going to do Lesson 3.