derman ile cümle

derman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Doktor bu hastalığın dermansız olduğunu söyledi.The doctor said that this sickness is irremediable.
Tom dermansız bir kanserden muzdarip.Tom is suffering from an incurable cancer.
Vodafone Park, DB Architects isimli firma mimarı Bünyamin Derman tarafından tasarlanmıştır.Vodafone Park was designed by the architectural firm DB Architects.
Ve sadece tek bir ilaç buna derman olabilir.And only one medicine can get rid of it.
"Evet, bu derdinize derman olacak!" "Şefkat verecek, kalbinizi açacak..."You'll increase your compassion and open your heart and I was just like...
Çünkü gece gündüz Elin üzerimde ağırlaştı. Dermanım tükendi yaz sıcağında gibi. _iSelaFor day and night your hand was heavy on me. My strength was sapped in the heat of summer. Selah.
Bu yüzden ellerde derman kalmayacak, Her yürek eriyecek.Therefore all hands will be feeble, and everyone's heart will melt.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››I said, My strength is perished, and my expectation from Yahweh.
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?Was mich betrifft, ich will nicht Ho(li)mbo ɗo ?
İhtiyarın dizleri dermansızdır, bırakıp kaçmayın onları.Die Stangen sollen in den Ringen der Lade bleiben; man soll sie nicht herausziehen.
Bu dönemde "Derman Bulunmaz" şarkısının bestesini yaptı.Die anderen Kinder singen in der Zwischenzeit das untenstehende Lied.
Derdini söylemeyen derman bulamaz.Il ne peut pas trouver la cause de ses problèmes.
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?Cretostylopidae (éteint) │ ├─o Mengenillidia │ │ ├─?
(Derman، M.Uğur Osmanlı Ansiklopedisi.(Manoirs et Gentilshommes d’Anjou.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Pues si ella, con su santísima autoridad, no me lo prohíbe, ¿por qué me lo han de prohibir otros?
İhtiyarın dizleri dermansızdır, bırakıp kaçmayın onları.Deja atrás las tumbas de sus antepasados y no se preocupa.
Ama, ey benim dostum, tanrılar bize sabrı, metaneti şifa bulmamız, acılara derman olsun diye verdiler.Vi prego di essere pazienti, di offrire a Dio la vostra sofferenza.
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?Если же его писаниям не верите, как поверите Моим словам?»
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?Zie je niet dat zij mijn teken en dat van mijn Zoon draagt?’
"Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib Kılma derman kim helakım zehri dermanındadır."Men skall jag arbeta mig till döds; skall jag aldrig få se äller smaka wärlden?
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Cum poate fi așa bătut în cap încât să mă lase aici să salut străinii?
(Derman، M.Uğur Osmanlı Ansiklopedisi.(Enciclopedia județului Vâlcea.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Suokaa meille oma Voltaire Miksi emme onnistu katsomaan itseämme?
İhtiyarın dizleri dermansızdır, bırakıp kaçmayın onları.Không được xiêu đầu gối về phía trước mũi bàn chân, không được ngả người ra sau quá gót chân.
İhtiyarın dizleri dermansızdır, bırakıp kaçmayın onları.使わない方の手は、膝から前に出してはいけない。
Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd ider ihsân Niçin kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı?若不守護如是破戒,誰有行我之法教者?故佛垂誡,不敢不行。
Kamu bîmârına cânân niçin kılmaz bana dermân devâ-yı derd ider ihsân beni bîmâr sanmaz mı?그가 공을 세운 것이 어떠하였으며, 내가 의지한 것이 어떠하였었는가?
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Но ако ще използваме мамка му да еба, защо да не казваме и баща му да еба?
Eyüpsultan Tarihi, İstanbul, 2009 ^ Derman, Uğur.Z túžby podeliť sa, 2009, Serafín.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Babels Konge hørte Rygtet derom, og hans Hænder blev slappe, Rædsel greb ham, Skælven som den fødende Kvindes.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Jako usłyszy król Babiloński wieść o nich, osłabieją ręce jego, a ucisk ogarnie go, i boleść jako rodzącą.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.바벨론 왕이 그 소문을 듣고 손이 약하여지며 고통에 잡혀 해산하는 여인의 구로함 같도다
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Král Babylonský jakž uslyší pověst o nich, opadnou ruce jeho, úzkost zachvátí jej, bolest jako rodičku.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Slišal bo kralj babilonski glas o njih, in omahnejo mu roke; groza ga obide, bolečina kakor porodnico.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Вавилонският цар чу вестта за тях, И ръцете му ослабнаха; Мъки го обзеха, Болки като на жена, която ражда.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Услышал царь Вавилонский весть о них, и руки у него опустились;скорбь объяла его, муки, как женщину в родах.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.שמע מלך בבל את שמעם ורפו ידיו צרה החזיקתהו חיל כיולדה׃
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.سمع ملك بابل خبرهم فارتخت يداه. اخذته الضيقة والوجع كماخض
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.巴 比 倫 王 聽 見 他 們 的 風 聲 、 手 就 發 軟 . 痛 苦 將 他 抓 住 、 疼 痛 彷 彿 產 難 的 婦 人
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.巴比倫王聽見 他 們的 風聲 、 手 就 發軟 . 痛苦 將 他 抓住 、 疼痛 彷彿產難 的 婦人
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır, "Evet, bu derdinize derman olacak!"lääketieteellisiä asioita, mutta myös, se auttaa sinua...
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Aku tak lagi mempunyai kemasyhuran, lenyaplah harapanku pada TUHAN
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››A povedal som: Zahynula moja životná sila a moja nádej, ktorej som sa nadejal od Hospodina.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››A říkám: Zahynulatě síla má i naděje má, kterouž jsem měl v Hospodinu.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Digo, pois: Já pereceu a minha força, como também a minha esperança no Senhor.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››E dico: «E' sparita la mia gloria, la speranza che mi veniva dal Signore»
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Er is geen hoop meer; mijn kracht is als sneeuw voor de zon verdwenen omdat de HERE mij heeft verlaten.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››És mondám: Elveszett az én erõm és az én reménységem az Úrban.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Et j`ai dit: Ma force est perdue, Je n`ai plus d`espérance en l`Éternel!
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ich sprach: Mein Vermögen ist dahin und meine Hoffnung auf den HERRN.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››I mówię: Zginęła siła moja, i nadzieja moja, którąm miał w Panu.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››In rekel sem: Izginila je moč moja in moje upanje v GOSPODA.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Jag sade: »Det är ute med min livskraft och med mitt hopp till HERREN.»
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ja minä sanon: mennyt on minulta kunnia ja Herran odotus.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››스스로 이르기를 나의 힘과 여호와께 대한 내 소망이 끊어졌다 하였도다
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››og jeg sa: Det er forbi med min kraft og mitt håp til Herren.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››og sagde: "Min Livskraft, mit Håb til HERREN er ude."
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Pensé: "Ha perecido mi fortaleza y mi esperanza en Jehovah.
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Şi am zis: ,,S'a dus puterea mea de viaţă, şi nu mai am nici o nădejde în Domnul.``
Bu yüzden diyorum ki, ‹‹Dermanım tükendi, RABden umudum kesildi.››Ta rằng : Hết_sức mạnh ta , dứt lòng trông_đợi Ðức_Giê - hô-va .

İlgili Sayfalar