Ana içeriğe geç
Sözlük

derken ile cümle

derken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Düzenli derken, bu noktalar, homolog noktaya geçiyorlar. -Mówiąc uporządkowany, mam na myśli, że następuje w punktach homologicznych.
Düzenli derken, bu noktalar, homolog noktaya geçiyorlar. -Puede verlo casi como lo contrario de la profase. ~Pausa~
Düzenli derken, bu noktalar, homolog noktaya geçiyorlar. -Se formeaza membrana nucleară...și pînă la sfîrșitul telofazei 1 celula se va fi divizat complet.
Düzenli derken, bu noktalar, homolog noktaya geçiyorlar. -Казвам "организиран", защото те се кръстосват в хомоложна точка.
Düzenli derken, bu noktalar, homolog noktaya geçiyorlar. -相同部分で、乗換えが起こること 乗換えは
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenCréame cuando le digo que no tengo tiempo para satisfacer su ego en este momento.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenMi creda quando le dico che ora non ho il tempo di lenire il suo ego.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenProszę mi wierzyć, że nie mam teraz czasu koić pańskiego ego.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenVěřte mi, ľe teď váľně nemám čas drbat vaąe ego.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenΠιστέψτε με, δεν έχω χρόνο να κατευνάσω τον εγωισμό σας αυτή την στιγμή.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfenПожалуйста, поверьте. Мне сейчас не до того, чтобы тешить ваше самолюбие.
Egonuzu tatmin etmeye vaktim yok derken bana inanın lütfen私が扱っている人々は、ナサから誰か連れてくるより、
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Aber weshalb sprechen wir von einer geraden Linie auf einer gekrümmten Oberfläche?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Ale co my rozumiemy przez prostą na zakrzywionej powierzchni?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Ce inseamna sa vorbim despre o linie dreapta pe o suprafata curbata?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Cosa intendiamo quando parliamo di una linea retta su una superficie curva?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?De quoi parlons-nous quand nous parlons d'une ligne droite sur une surface courbe?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?우리가 이야기 곡선의 표면에 직선이 의미하는 것은 뭐죠?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Mit értünk az alatt, amikor azt mondjuk, egy egyenes vonal egy görbült felületen?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?O que queremos dizer com uma linha reta numa superfície curva?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?¿Qué queremos decir cuando hablamos de línea recta en una superficie curva?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Wat bedoelen we met een rechte lijn op een gebogen oppervlak?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Zakaj govorimo o ravni premici na zakrivljeni podlagi?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Какво имаме предвид като говорим за права линия на крива повърхност?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Что имеем в виду, когда говорим о прямой линии на кривой поверхности?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?למה אנו מתכוונים כאשר אנו מדברים על קו ישר על-גבי משטח מעוקל?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?ماذا نعني بالحديث عن الخط المستقيم على سطح منحني؟
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?直線とはどういう意味か- 数学者が答えを出しています
Ekselansları. Benim suçum derken ne kastettiniz?جلالتك, الامر ليس بسبب عقدت الذنب
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Bröderna Elric? Det är väl Fullmetal Alchemist?
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Brødrene Elric? Du mener Fullmetal Alchemist?
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Elriceillä tarkoitatte Teräsalkemistia.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.I fratelli Elric. Così tu sei l'Alchimista d'Acciaio.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Mówiąc o braciach Elric, ma pan na myśli Stalowego Alchemika?
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Por irmãos Elric, refere-se ao Fullmetal Alchemist.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Por los hermanos Elric se refiere al Alquimista de Acero.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Αδερφοί Έλρικ; Εννοείς τον Μεταλλικό Αλχημιστή;
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Говоря о братьях Элрик, вы имеете в виду Стального Алхимика.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.아 - 그런데 그 친구는 요즘 말하는 의미의 남자친구가 아니었습니다. 하여튼, 저는 그 남자친구와 같이 시장에 앉아서 제가 만든 물건들을 팔았는데
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.Ο φίλος μου κι εγώ ήμασταν καθισμένοι στις λαϊκές αγορές και πουλάγαμε πήλινα δοχεία.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.Мы с другом сидели на рынке и продавали горшки.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.לא התכוונתי לחבר כמו שמתכוונים אליו היום -- אבל החבר שלי ואני ישבנו בשוק ומכרנו את הסירים.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.ولا أعني بكلمة صديقي ما تعنيه في هذه الأيام.. كنا نجلس أنا وصديقي في السوق ونبيع الجرات
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.そのボーイフレンドと私は 市場に座りながら陶器を売ったの これに私の母は心配して
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.A fiútestvéreim kapnak meg mindent." És volt egy lány, aki felült, és azt mondta: "Én imádok lány lenni.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Ce sont mes frères qui ont tout. " Et cette fille s'est levée et m'a répondu, " J'aime être une fille.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Fraţii mei primesc totul." Şi această fată s-a ridicat şi a spus, "Îmi place la nebunie să fiu fată."
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.I miei fratelli ottengono tutto." E questa ragazza si drizzò e disse: "Io amo essere una ragazza.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Meine Brüder bekommen alles." Und dieses Mädchen saß nur da und sagte, "Ich liebe es ein Mädchen zu sein.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mijn broers krijgen alles." Een meisje zette zich recht en zei: "Ik houd ervan een meisje te zijn.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mis hermanos obtienen todo." Y esta chica se sentó y dijo, "Me encanta ser una chica.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Moi bracia dostają wszystko". A ta dziewczyna wstała i powiedziała: "Kocham być dziewczyną.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mojim bratom je veliko lažje." In to dekle je vstalo in reklo: "Rada sem dekle.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Братята ми получават всичко." А това момиче просто се изправи и каза: "Харесва ми да съм момиче.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мои братья получают все". А эта девушка встала, и сказала: "А мне нравиться быть женщиной.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мої брати отримують все." А ця дівчина просто встала, підійшла і сказала "Мені подобається бути дівчиною.
- Evet! Ancak biz bunu anlamıyoruz. 'Biz' derken kastettiğim kamunun geneli.「不得意分野なので全然分からない」ままで
Fakat, ötesinde derken, zaman ve ölçüm içinde, mekânsal olarak ötesinde olmayı kastetmiyorum.Amikor azt mondom, hogy 'túl', azt nem térben vagy mértékben gondolom.
Fakat, ötesinde derken, zaman ve ölçüm içinde, mekânsal olarak ötesinde olmayı kastetmiyorum.Wenn ich sage, 'dahinter', dann meine ich dahinter nicht räumlich, zeitlich, messbar.
Fakat yetkimiz yok derken ne demek istiyorsunuz?Pero, ¿qué quiere decir "no nos consta"?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod