Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediEt il saisit mon bras et celui du traducteur, nous baisse sous un arbuste et dit " Regardez ça. "
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediHij grijpt mij en de tolk bij de arm, duikt met ons onder een bosje en zegt: "Let op."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediJa hän tarttui minun ja tulkkini käsivarsiin, painoi meidät pensaan alle ja sanoi: "Katsokaa tätä."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dedi그러자 에두아르도가 제 팔과 통역가 팔을 붙잡으면서 끌어당겨 숙이게 한 뒤 지켜보라고 하더군요.
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediNos agarra del brazo a mi y al traductor, nos agacha bajo un arbusto y dice, "Mirad esto".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediOch han tar tag i min och tolkens arm, gömmer oss under en buske och säger, "Kolla in det här."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediȘi ne ia de mână, pe mine și pe traducător, ne pitim sub un tufiș, și ne spune, "Uite."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediUnd er greift meinen Arm und den des Übersetzers schiebt uns unter einen Busch und sagt "Guckt mal".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediZłapał mnie i tłumacza za ramię, zanurkował w krzaki i mówi: "Patrzcie".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediΚαι αρπάζει το χέρι μου, και του διερμηνέα, μας κάνει να σκύψουμε πίσω απο ένα θάμνο και λέει: "Κοιτάξτε".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediА он хватает меня и переводчика за руку заставляет нас присесть за куст и говорит: "Смотрите".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediХвана ми ръката и тази на преводача, сбута ни под един храст и каза: "Гледайте това."
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediוהוא אוחז ביד שלי ושל המתרגם, מושך אותנו אל מתחת לשיח ואומר, "תסתכלו על זה".
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dediواذا به يمسك بيدي والمترجم يقول لي وهو يخفينا تحت العشب ويقول شاهد هذا
Derken benim ve çevirmenimin kolunu yakalıdı, ördekler çalının altındayken "Seyret." dedi茂みに引きよせ "見ててごらん" と言うんです 何度も言われたように
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Allora io, piuttosto imprudentemente, avete voluto buona notte, e si avviò verso il Tempio vedere mio marito.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Alors moi, un peu imprudemment, vous avez voulu bonne nuit, et partit pour le Temple de voir mon mari.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.После една събота отидохме в неговото село на посещение.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Apoi am, mai degrabă imprudent, ai dorit bun-noapte, şi a început pentru Templu pentru a vezi soţul meu.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Aztán, hanem meggondolatlanul, ha akarta jó éjszakát, és elindult a Temple lásd a férjem.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Daarna heb ik, in plaats van onvoorzichtig, wilde je goede nacht, en begon voor de Tempel zie mijn man.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Då jag snarare oförsiktigt, önskat att du god natt, började och för templet för att se min man.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Dann habe ich eher unklug, wollte man Gute Nacht, gestartet und für den Tempel zu siehe meinen Ehemann.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.그렇다면, 차라리 imprudently 당신을달라고 좋은 밤, 그리고 성전을위한 시작 남편을 참조하십시오.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Lalu aku, agak imprudently, berharap Anda selamat malam, dan mulai untuk Bait untuk lihat suami saya.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Pak jsem, ale neopatrně, přáli si dobrou-noc, a začal na chrám viz můj manžel.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Potem, a nierozważnie żałujesz dobrej nocy i zaczął do świątyni, aby zobacz mój mąż.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Potem sem, namesto imprudently, ste si želeli lahko noč, in začel za Temple glej moj mož.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Potom som, ale neopatrne, priali si dobrú-noc, a začal na chrám pozri môj manžel.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Så jeg snarere uhensigtsmæssigt, ønsket, at du godnat, og startede for i templet for at se min mand.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Sau đó, tôi, thay imprudently, chúc bạn -Tốt đêm, và bắt đầu cho các đền để nhìn thấy chồng tôi.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Sitten, melko harkitsemattomasti, halusi sinua hyvää yötä, ja alkoi temppeliin Katso mieheni.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Τότε, μάλλον απερίσκεπτα, θα ήθελε καλή-νύχτα, και ξεκίνησε για το Ναό δει τον σύζυγό μου.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Тогава, вместо неразумно, вие желаете лека нощ, и тръгна към храма, за да виж моя съпруг.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Тогда я, а неосторожно, жаль, что Вы Спокойной ночи, и отправился в храм см. мой муж.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.Тоді я, а необережно, шкода, що Ви Спокійної ночі, і вирушив до храму див. мій чоловік.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.אחר כך אני, ולא imprudently, איחל לך לילה טוב, והתחלתי את הבית כדי לראות את בעלי.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.ثم أنا ، بتهور بدلا من ذلك ، كنت أتمنى حسن الليل ، وبدأت لمعبد ل رؤية زوجي.
Derken, biraz körü körüne, sen diledi iyi geceler ve Temple için başladı kocam bakın.おやすみ、そして、テンプルと開始 私の夫を参照してください。
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Apoi într-o sâmbătă ne-am dus în vizită în satul lui.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Aztán egy szombati napon elmentünk a falujába.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Dann, an einem Samstag, besuchten wir sein Dorf.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Dan, op een zaterdag, bezochten we zijn dorpje.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Kemudian pada suatu Sabtu kami berkunjung ke desanya.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.어느 토요일 우리는 그의 마을에 들렀습니다.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Nato pa smo eno soboto šli v njegovo vas na obisk.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Pak jsme jednu sobotu navštívili jeho vesnici.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Poi, un sabato andammo in visita al suo villaggio.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Raz poszliśmy do jego wioski w odwiedziny.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Sedan, en lördag, åkte vi för att besöka hans by.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Um sábado fomos à vila dele fazer uma visita.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Un samedi nous sommes allés en visite dans son village.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Và rồi một buổi sáng thứ 7, chúng tôi đến thăm làng của cậu ta.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.Yhtenä lauantaina menimme käymään hänen kyläänsä.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.В одну субботу мы поехали в его деревню.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.ואז יום שבת אחד יצאנו לכפרו לביקור.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.ثم في أحد أيام السبت ذهبنا الى قريته للزيارة.
Derken, bir cumartesi, onun köyüne ziyarete gittik.フィデの兄が編んだヤシの葉の素敵なバスケットを
Derken bir daire oldular.A ty zakroužily.
Derken bir daire oldular.Dan blijven ze rondvliegen.