Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?우리가 이야기 곡선의 표면에 직선이 의미하는 것은 뭐죠?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Mit értünk az alatt, amikor azt mondjuk, egy egyenes vonal egy görbült felületen?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?O que queremos dizer com uma linha reta numa superfície curva?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?¿Qué queremos decir cuando hablamos de línea recta en una superficie curva?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Wat bedoelen we met een rechte lijn op een gebogen oppervlak?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Zakaj govorimo o ravni premici na zakrivljeni podlagi?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Какво имаме предвид като говорим за права линия на крива повърхност?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?Что имеем в виду, когда говорим о прямой линии на кривой поверхности?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?למה אנו מתכוונים כאשר אנו מדברים על קו ישר על-גבי משטח מעוקל?
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?ماذا نعني بالحديث عن الخط المستقيم على سطح منحني؟
Eğri bir yüzey üzerinde düz bir çizgi derken neyi kastediyoruz?直線とはどういう意味か- 数学者が答えを出しています
Ekselansları. Benim suçum derken ne kastettiniz?جلالتك, الامر ليس بسبب عقدت الذنب
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Bröderna Elric? Det är väl Fullmetal Alchemist?
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Brødrene Elric? Du mener Fullmetal Alchemist?
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Elriceillä tarkoitatte Teräsalkemistia.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.I fratelli Elric. Così tu sei l'Alchimista d'Acciaio.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Mówiąc o braciach Elric, ma pan na myśli Stalowego Alchemika?
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Por irmãos Elric, refere-se ao Fullmetal Alchemist.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Por los hermanos Elric se refiere al Alquimista de Acero.
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Αδερφοί Έλρικ; Εννοείς τον Μεταλλικό Αλχημιστή;
Elric kardeşler derken Metal Simyacısını kastediyorsun.Говоря о братьях Элрик, вы имеете в виду Стального Алхимика.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Alegerea "celei mai ieftine variante" presupune adoptarea rutei cu cel mai mic cost total.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.A moindre coût dit que nous prenons ce chemin avec le coût total le plus petit
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Billigast först säger att vi väljer vägen med den lägsta totala kostnaden.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Billigst-først siger at vi vælger den vej der har den den laveste totale omkostning.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz."Cheapest First" besagt, dass zunächst der Pfad mit den geringsten Gesamtkosten gewählt wird.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Il minor costo prima dice che scegliamo il percorso con il minor costo totale.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Najpierw-najtańszy stwierdza, że wybieramy ścieżkę, której całkowity koszt jest najniższy.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz."Najskôr najlacnejšie" hovorí, že vyberáme cestu s najnižšími celkovými nákladmi.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz."Nejlevnější nejdřív" říka, že vybíráme cestu s nejnižší celkovou cenou.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Tiêu chí giá trị nhỏ nhất của đường đi nói rằng ta phải chọn đường đi sao cho tổng giá trị là nhỏ nhất
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Το "Πρώτο φθηνότερο" λέει να διαλέξουμε τη διαδρομή με το χαμηλότερο συνολικό κόστος.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Поиск по критерию стоимости подразумевает, что мы будем выбирать путь с наименьшей стоимостью.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.Правилото за най-евтиния първо,ни казва да изберем пътя с най-ниската обща цена.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.לפי חיפוש זול, נבחר את המסלול עם העלות הכללית הנמוכה ביותר.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.الاقل تكلفة أولا Cheapest first يستدعي أن نختار المسار الأقل تكلفة إجمالياً.
En-Ucuz Önce derki: en ucuz toplam maliyete sahip olan yolu seçeriz.それはこの経路です
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.아 - 그런데 그 친구는 요즘 말하는 의미의 남자친구가 아니었습니다. 하여튼, 저는 그 남자친구와 같이 시장에 앉아서 제가 만든 물건들을 팔았는데
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.Ο φίλος μου κι εγώ ήμασταν καθισμένοι στις λαϊκές αγορές και πουλάγαμε πήλινα δοχεία.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.Мы с другом сидели на рынке и продавали горшки.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.לא התכוונתי לחבר כמו שמתכוונים אליו היום -- אבל החבר שלי ואני ישבנו בשוק ומכרנו את הסירים.
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.ولا أعني بكلمة صديقي ما تعنيه في هذه الأيام.. كنا نجلس أنا وصديقي في السوق ونبيع الجرات
Erkek arkadaş derken bugünkü anlamında demiyorum-- erkek arkadaşımla pazarda oturur çanak satardık.そのボーイフレンドと私は 市場に座りながら陶器を売ったの これに私の母は心配して
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.A fiútestvéreim kapnak meg mindent." És volt egy lány, aki felült, és azt mondta: "Én imádok lány lenni.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Ce sont mes frères qui ont tout. " Et cette fille s'est levée et m'a répondu, " J'aime être une fille.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Fraţii mei primesc totul." Şi această fată s-a ridicat şi a spus, "Îmi place la nebunie să fiu fată."
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.I miei fratelli ottengono tutto." E questa ragazza si drizzò e disse: "Io amo essere una ragazza.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Meine Brüder bekommen alles." Und dieses Mädchen saß nur da und sagte, "Ich liebe es ein Mädchen zu sein.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mijn broers krijgen alles." Een meisje zette zich recht en zei: "Ik houd ervan een meisje te zijn.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mis hermanos obtienen todo." Y esta chica se sentó y dijo, "Me encanta ser una chica.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Moi bracia dostają wszystko". A ta dziewczyna wstała i powiedziała: "Kocham być dziewczyną.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Mojim bratom je veliko lažje." In to dekle je vstalo in reklo: "Rada sem dekle.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Братята ми получават всичко." А това момиче просто се изправи и каза: "Харесва ми да съм момиче.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мои братья получают все". А эта девушка встала, и сказала: "А мне нравиться быть женщиной.
Erkek kardeşimin herşeyi var." derken bir kız oturduğu yerden "Kız olmaya bayılıyorum.Мої брати отримують все." А ця дівчина просто встала, підійшла і сказала "Мені подобається бути дівчиною.
- Evet! Ancak biz bunu anlamıyoruz. 'Biz' derken kastettiğim kamunun geneli.「不得意分野なので全然分からない」ままで
Fakat, ötesinde derken, zaman ve ölçüm içinde, mekânsal olarak ötesinde olmayı kastetmiyorum.Amikor azt mondom, hogy 'túl', azt nem térben vagy mértékben gondolom.
Fakat, ötesinde derken, zaman ve ölçüm içinde, mekânsal olarak ötesinde olmayı kastetmiyorum.Wenn ich sage, 'dahinter', dann meine ich dahinter nicht räumlich, zeitlich, messbar.
Fakat yetkimiz yok derken ne demek istiyorsunuz?Pero, ¿qué quiere decir "no nos consta"?
Farklı dil derken yalnızca dilden değil, farklı anlayışlardan da bahsediyorum.Es importante que mientras estamos aquí, puesto que hablaremos bastante, hablemos en el mismo idioma