Ana içeriğe geç
Sözlük

derk ile cümle

derk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.И вот, кусок свинца поднялся, и там сидела одна женщина посреди ефы.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.(и, ето, един талант олово си вдигаше); и ето една жена седеше всред ефата.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.והנה ככר עפרת נשאת וזאת אשה אחת יושבת בתוך האיפה׃
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.واذا بوزنة رصاص رفعت. وكانت امرأة جالسة في وسط الايفة.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.( 我 見 有 一 片 圓 鉛 被 舉 起 來 。 ) 這 坐 在 量 器 中 的 是 個 婦 人
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.( 我 見有 一 片 圓鉛 被 舉起來 。 ) 這 坐在 量器 中 的 是 個婦人
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.전 마리아 몬테소리와 그녀의 교육 기법
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı. Onun olaylara yaklaşımı...Comecei a interessar-me pelos métodos de Maria Montessori, pela sua forma de abordar as coisas.
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.אבל אני התחלתי להתעניין מאוד במאריה מונטסורי ושיטותיה,
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.ولكن بدأت اهتم جداً بماريا مونتيسوري وأساليبها
Derken odanın öbür ucundaki karımın,Und mir gegenüber, meine Frau
Derken odanın öbür ucundaki karımın,Y del otro lado de la sala, mi esposa
Derken odanın öbür ucundaki karımın,מעבר לשולחן, אישתי (שתחיה)
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Apoi Panbanisha face ceva neaşteptat.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Dan doet Panbanisha iets onverwachts.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Dann hat Panbanisha etwas Unerwartetes getan.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Entonces Panbanisha hace algo inesperado.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Lalu Panbanisha melakukan sesuatu yang tak terduga.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Nagle Panbanisha robi coś niespodziewanego.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Panbanisha valami meglepő dolgot tesz.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Pludseligt gør Panbanisha noget uventet.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Poi Panbanisha fa qualcosa di inaspettato.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Puis Panbanisha fait quelque chose d'inattendu.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Sitten Panbanisha tekee jotain odottamatonta.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Вдруг Панбаниша совершает неожиданный поступок.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.И тогава Панбаниша прави нещо неочаквано.
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki, "Bir işin var. Bir umudun var.Aztán a professzor meghallgatta a történetemet és azt mondta: " Van munkád, tehát van reményed.
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki, "Bir işin var.Toen luisterde de professor naar mijn verhaal, en hij zei:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Dann hörte sich der Professor meine Geschichte an und sagte,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,După aceea, profesorul a ascultat povestea mea și mi-a spus:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Entonces el profesor escuchó mi historia y dijo,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Il professore allora ascoltò la mia storia e disse:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Kemudian dosen tadi mendengar cerita saya dan berkata,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,그리고 그 교수님은 제 이야기를 들으시고
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Le professeur a alors écouté mon histoire et m'a dit,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Nato je moji zgodbi prisluhnil tisti profesor in dejal:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,O professor ouviu a minha história e disse:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Potom profesor poslouchal můj příběh a řekl,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Potom si profesor vypočul môj príbeh a povedal,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Profesor wysłuchał mojej historii i powiedział:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Professori kuunteli tarinani ja sanoi:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Rồi vị giáo sư lắng nghe câu chuyện của tôi rồi nói
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Så lyttede professoren til min historie, og han sagde:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Τότε ο καθηγητηής άκουσε την ιστορία μου και είπε
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Тогава професорът изслуша историята ми и каза:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Тогда профессор, выслушав мою историю, сказал:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Тоді професор послухав мою історію і сказав:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,אז הפרופסור הקשיב לסיפור שלי ואמר,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,حينها أستمع البروفيسور لقصتي وقال،
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,「あなたには仕事がある 希望があるんだ
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.A Hospodin riekol Mojžišovi: Ten človek zomrie! Celá obec ho ukameňuje vonku za táborom.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sagde HERREN til Moses: Den Mand skal lide Døden; hele Menigheden skal stene ham uden for Lejren!
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Da sa Herren til Moses: Mannen skal late livet, hele menigheten skal stene ham utenfor leiren.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Então disse o Senhor a Moisés: certamente será morto o homem; toda a congregação o apedrejará fora do arraial.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.És monda az Úr Mózesnek: Halállal lakoljon az a férfi, kövezze õt agyon az egész gyülekezet a táboron kivül.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.여호와께서 모세에게 이르시되 그 사람을 반드시 죽일지니 온 회중이 진 밖에서 돌로 그를 칠지니라
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.L`Éternel dit à Moïse: Cet homme sera puni de mort, toute l`assemblée le lapidera hors du camp.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Tedaj veli GOSPOD Mojzesu: Umreti mora ta mož; s kamenjem naj ga posuje vsa občina zunaj taborišča.
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.Toen zei de HERE tegen Mozes: "Deze man moet sterven; het hele volk moet hem buiten het kamp stenigen."
Derken RAB Musaya, ‹‹O adam öldürülmeli. Bütün topluluk ordugahın dışında onu taşa tutsun›› dedi.И сказал Господь Моисею: должен умереть человексей; пусть побьет его камнями все общество вне стана.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod