Hepsi sensin." deriz."Oh, tutto questo sei tu."
Hepsi sensin." deriz."О, всичко това си ти."
Hepsi sensin." deriz."О, это всё Ты".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Alles ist was wäre wenn.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Celé je to "čo ak."
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Ce sont tous des si.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Đó chính là tất cả những gì có thể.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.É tudo "se".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.È tutto un "se",
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Ez mind "ha".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Het is allemaal 'als'.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Je to všechno "co kdyby".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.이것은 모두 가정입니다
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Semuanya tentang jika.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Son supuestos.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Totul este "dacă".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.To wszystko zawiera się w kategorii "co jeśli".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Όλα είναι ένα αν.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Все ґрунтується на "якщо".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Все основано на "если".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.Всичко е относително
Hep ya şöyle olsaydı deriz.זה הכל "אילו".
Hep ya şöyle olsaydı deriz.وكلها افتراضات
Hep ya şöyle olsaydı deriz.もし私たちが風船の家に住んでいたら?
Hımm? Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın. [gülüşler]Néha azt mondom:"Ne csinálj semmit", te meg próbálsz nem csinálni semmit.
Hımm? Bazen de şöyle deriz "Hiçbir şey yapma," ve sonra yapmamaya çalışırsın. [gülüşler]המממ...? ולפעמים אנחנו אומרים "אל תעשה", ואז אתם מנסים לא לעשות.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -두 수가 최대공약수로 1을 가지고 있을 때 두 수를 서로소 라고 부릅니다
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Ak je najväčším spoločným deliteľom dvoch čísel iba číslo 1, nazývajú sa relatívne primárne.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Amikor két szám legnagyobb közös osztója az egy, akkor ezeket a számokat relatív prímeknek nevezzük.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Cuando dos números tienen un factor mayor común de uno, se llaman primos entre sí.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Jeśli największy wspólny czynnik dwóch liczb wynosi 1, to te liczby nazywamy względnie pierwsze.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Když je společný dělitel dvou čísel pouze 1, pak je nazýváme nesoudělná čísla.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Når 2 tal har 1 som den største fælles faktor, kaldes de relative primtal.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -När två tal har den största gemensamma faktorn av bara 1, kallas de relativt prima.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Quando due numeri hanno un massimo fattore comune di 1 si chiamano primi fra loro.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Όταν δύο αριθμοί έχουν μέγιστο κοινό παράγοντα το 1... τότε λέγονται "σχετικοί πρώτοι".
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -Когато две числа имат за най-голямо общо кратно само 1, те се наричат взаимно прости числа.
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -عندما يكون العامل المشترك لعددين هو 1 في هذه الحالة تسمى اعداد اولية
İki sayının en büyük ortak çarpanı 1 olduğunda, onlara aralarında asal deriz. -それらは互いに素と呼ばれます. この用語はある意味が筋が通りますね.というのも素数は
Işık ortam değiştirince yönü değişir ve bükülür. Bu olaya ışığın kırılması deriz.O que você vai ter é que esse raio na verdade vai mudar de direção, ele vai se inclinar.
Işık ortam değiştirince yönü değişir ve bükülür. Bu olaya ışığın kırılması deriz.Was dann passiert, ist folgendes dieser Lichtstrahl wird seine Richtung verändern, er macht hier einen Knick
Işık ortam değiştirince yönü değişir ve bükülür. Bu olaya ışığın kırılması deriz.Αυτό που θα γίνει είναι ότι αυτή η ακτίνα θα αλλάξει κατεύθυνση,
Işık ortam değiştirince yönü değişir ve bükülür. Bu olaya ışığın kırılması deriz.Това, което ще имаме е, че този лъч всъщност ще промени посоката, и ще се пречупи.
Kaç tane 3 var? 3 tane 3 var onun için buna 3 x 3 deriz.Mamy jedną 4, a więc dodać 1 razy 4 dodać 1 razy5.
Koordinat olarak işaretlemek istiyorsak buna y-ekseni, ve buna da x-ekseni deriz. --4, -2, ese vector de ahí.
Koordinat olarak işaretlemek istiyorsak buna y-ekseni, ve buna da x-ekseni deriz. -これが、y軸で、これが、x軸では これらを、x座標、y座標と見なすと、
Küçük arter ve arteriol, bu iki damar, bunlara aslında bazen musküler arter deriz.Arteri kecil dan arteriola, keduanya, terkadang disebut arteri muskuler.
Küçük arter ve arteriol, bu iki damar, bunlara aslında bazen musküler arter deriz.Malé artérie a arterioly (tepénky), tyto dvě jsou někdy nazývány jako svalové artérie.
Küçük arter ve arteriol, bu iki damar, bunlara aslında bazen musküler arter deriz.Маленькая артерия и артериола, иногда их называют мышечные артерии.
Küçük arter ve arteriol, bu iki damar, bunlara aslında bazen musküler arter deriz.Маленькі артерії та артеріоли, або як іноді їх називають м'язові артерії.
Küçük Harry'miz olmadı ama... -Bizde ona Monika deriz?No será un pequeño Harry. -¿Le ponemos Monika? -¡No!
Küçük Harry'miz olmadı ama... -Bizde ona Monika deriz?- Δε θα έχουμε τον μικρούλη Χάρι - Θα την ονομάσουμε Μόνικα.
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.실험 용기에 침을 채취하고 2분동안 이렇게 말합니다. "이렇게 하거나 이렇게 하세요."
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.2分間 これかこれを やってくださいと言います 彼らにポーズの写真は 見せません
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.Eles entram, cospem para um frasco, dizemos: "Durante dois minutos, têm de fazer isto ou isto".
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.Le spunem: "Timp de două minute, trebuie să faci asta sau asta."
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.Mówimy: "teraz rób tak albo tak przez dwie minuty".
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.Přišli, plivli do lahvičky, my jsme jim dvě minuty říkali: Nechtěli jsme do nich infiltrovat koncept moci.
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.Vstopijo, pljunejo v stekleničko in jim rečemo, da morajo za dve minuti početi to in to.
labaratuar şişelerine tükürürler, biz ise, iki dakika boyunca "Şunu veya bunu yapmalısın" deriz.We zeggen: doe dit twee minuten. Ze kijken niet naar foto's van de houdingen.