Sonra, plastik bir manken görünümü yerine, gerçek canlı insan derisinden yapılmış gibi gözüküyor.Благодаря этому она выглядит не как пластиковый манекен, а как настоящая, из плоти и крови.
Sonra, plastik bir manken görünümü yerine, gerçek canlı insan derisinden yapılmış gibi gözüküyor.Завдяки цьому вона виглядає не як пластиковий манекен, а як справжня, з плоті і крові.
Sonra, plastik bir manken görünümü yerine, gerçek canlı insan derisinden yapılmış gibi gözüküyor.ואז, במקום להראות כמו בובת פלסטיק, היא נראית כאילו היא באמת עשוייה מעור אדם.
Sonra, plastik bir manken görünümü yerine, gerçek canlı insan derisinden yapılmış gibi gözüküyor.ثم، عوضاً عن أن تبدو مثل عارضة أزياء الجص، فأنها تبدو مثل أنها مصنوعة من لحم بشري حي.
Sonra, plastik bir manken görünümü yerine, gerçek canlı insan derisinden yapılmış gibi gözüküyor.生きた人間の肉体に見えるようになります これはImage Metrics 社が
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Are doar piele pe mare parte a corpului, reducând astfel frecarea cu apa.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Eigentlich besitzt er auf dem Großteil des Körpers nackte Haut, damit sich Wasserreibung verringert.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Il a en fait une peau nue sur la plus grande partie de son corps, qui réduit donc la friction dans l'eau.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.La maggior parte del corpo è ricoperta di pelle nuda che riduce l'attrito con l'acqua.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Majdnem egész testét csupasz bőr fedi, így kisebb a víz által kifejtett közegellenállás.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Tiene la piel al descubierto en casi todo el cuerpo para reducir la fricción con el agua.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Większość ciała pokryte ma gołą skórą, przez co zmniejsza tarcie z wodą.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Большая часть его тела покрыта гладкой кожей, что помогает снизить трение с водой.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır Böylece sudaki sürtünmeyi azaltır.Всъщност тя има гладка кожа почти по цялото си тяло, за да се намали триенето с водата.
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktır참다랑어의 매끈한 몸통은
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktırלמעשה לטונה יש עור חשוף לרוב גופו,
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktırهي بالفعل تملك جلداً عارياً في معظم جسمها
Vücudunun büyük bir bölümünde derisi çıplaktırウロコがありません
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Tetapi daging dan kulit binatang itu dibakarnya di luar perkemahan
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Und das Fleisch und das Fell verbrannte er mit Feuer draußen vor dem Lager.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Το δε κρεας και το δερμα εκαυσεν εν πυρι εξω του στρατοπεδου.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.А месото и кожата изгори на огън вън от стана.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.мясо же и кожу сжег на огне вне стана.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.ואת הבשר ואת העור שרף באש מחוץ למחנה׃
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.واما اللحم والجلد فاحرقهما بنار خارج المحلّة
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.又 用 火 將 肉 和 皮 燒 在 營 外
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.又 用 火將肉 和 皮燒 在 營外
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.A szánkók talpait eredetileg rénszarvasbőrbe burkolt halcsontból készítették.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.De glij-ijzers van hun sleeën werden oorspronkelijk gemaakt van vis in kariboehuid.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Ghidajul săniilor lor erau făcute original din pește învelit în piele de caribu.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Heidän rekensä peitteet oli alunperin valmistettu kalasta, joka oli kääritty peurannahkaan.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.I pattini delle slitte in origine erano fatti di pesce avvolto in pelle di caribù.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.썰매의 날은 원래 순록 가죽으로 씌운 물고기로 만들었습니다.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Les patins de leurs traîneaux étaient à l'origine faits de poissons enveloppés dans de la peau de caribou.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Originalmente las cubiertas de sus trineos eran de pescado envueltas en cuero de caribú.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Os patins dos trenós eram feitos de peixes envolvidos em pele de rena.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Phần bánh trượt xe trượt tuyết của họ vốn được làm bằng cá bọc trong da tuần luộc caribou.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Płozy ich sań były początkowo robione z ryb owiniętych skórą karibu.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Плъзгачите на техните шейни оригинално били направени от риба увите в кожа на канадски елен.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.Полозья саней раньше делали из рыбы, обернутой в шкуры карибу.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.A cor do casaco vem puramente do chá verde.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Azt hiszem, egy kicsit hasonlítható az emberi bőrhöz, ami kíváncsivá tesz.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Cred că arată cumva ca pielea umană, ceea ce mă intrigă.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Ich denke, es sieht leicht nach menschlicher Haut aus, was mich fasziniert.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Ik vind dat het er ook een beetje als menselijke huid uitziet. Dat intrigeert me.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.제 흥미를 끄는 인간의 피부와 유사하게도 보인다고 생각합니다.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Mislim, da je nekoliko podobna tudi človeški koži, kar mi je še posebej zanimivo.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Myslím, že trochu připomíná lidskou kůži, což mě fascinuje.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Penso che assomigli anche vagamente a pelle umana, che è affascinante.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Pewnie wygląda to trochę jak ludzka skóra, co mnie nieco intryguje.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Podľa mňa to vyzerá tak trochu ako ľudská koža, čo ma fascinuje.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Saya rasa ini terlihat mirip kulit manusia, yang memikat saya.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Supongo que también se parece un poco a la piel humana; algo intrigante.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Tôi thấy nó trông cũng khá giống da người, và điều này làm tôi rất thích thú.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Μου φαίνεται πως μοιάζει επίσης λίγο σαν ανθρώπινο δέρμα, κάτι το οποίο μου εξάπτει το ενδιαφέρον.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Мені здається, це трохи схоже на шкіру людини, і це мене інтригує.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Мне кажется, это немного похоже на кожу человека, и это меня интригует.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.Предполагам, че това също изглежда малко като човешката кожа, което ме интригува.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.לדעתי זה נראה קצת כמו עור אנושי, וזה מסקרן אותי.
Sanırım biraz da insan derisi gibi görünüyor ki bu ilgimi çekiyor.أفترض أنها تشبه قليلا الجلد البشري، الشيء الذي يأسرني.