Ana içeriğe geç
Sözlük

derinden ile cümle

derinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Hikaye bizi derinden etkiledi.The story affected us deeply.
Manzaradan derinden etkilendim.I was deeply impressed by the scenery.
Konuşma dinleyicileri derinden etkiledi.The speech deeply affected the audience.
Jack, derinden pişman olmuş gibi görünüyor.Jack seems to regret it deeply.
İyiliğin için sana derinden minnettarım.I am deeply grateful to you for your kindness.
Kibarlığın için derinden minnettarım.I'm deeply grateful for your kindness.
Ben bu haberden derinden rahatsız oldum.I was profoundly disturbed by this news.
Büyükanne beklenmedik bir şekilde öldüğünde aile derinden sarsıldı.The family was shook up when the grandmother died unexpectedly.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.So friendly was his letter that she was deeply moved and began to cry.
Onun hikayesinden derinden etkilendik.We were deeply moved by her story.
Seni söyleyebileceğimden daha derinden seviyorum.I love you more deeply than I can say.
Hikayeden derinden etkiledim.I was deeply touched by the story.
Roma mimarisinden derinden etkilendim.I was deeply impressed by Roman architecture.
Onun konuşması tarafından derinden etkilendim.I was deeply impressed by his speech.
Onun konuşmasından derinden etkilendim.I was deeply moved by his speech.
Konferansçının belâgatlı konuşmasından derinden etkilendik.We were deeply impressed by the lecturer's eloquent speech.
İnsanlar onun ani ölümüne derinden üzüldüler.People regretted his sudden death deeply.
İzleyici derinden etkilendi.The audience was deeply affected.
Konuşması dinleyicileri derinden etkiledi.His speech deeply affected the audience.
Onun konferansı bize derinden bir izlenim bıraktı.His lecture made a deep impression on us.
Öldüğünü duyduğumda derinden etkilendim.I was deeply affected when I heard of his death.
Onun cesur mücadelesinin hikayesi bizi derinden etkiledi.The story of his brave struggle affected us deeply.
Gelecek yaşamını derinden düşünüyordu.He was meditating on his future life.
O, ona derinden bağlıdır.He is deeply attached to her.
O bütün kalbiyle şarkı söylerken seyirci derinden etkilendi.As she sang with all her heart, the audience was deeply moved.
O anne ve babasına derinden bağlıdır.She is deeply attached to her parents.
Onların dostluğu bizi derinden duygulandırdı.Their friendship moved us deeply.
Derinden minnettar olduğu için, teşekkürlerini ifade etmeye çalıştı.Being deeply thankful, he tried to express his thanks.
Son olaylar onu derinden etkiledi.The recent events have affected him deeply.
Tom Mary'ye derinden âşık.Tom is deeply in love with Mary.
Tom ve Mary derinden âşıklar.Tom and Mary are deeply in love.
Tom ve Mary birbirlerine derinden âşıklar.Tom and Mary are deeply in love with each other.
Tom, sanat tarihiyle derinden ilgilenmeye başladı.Tom became deeply interested in art history.
Tom Mary'nin söyledikleri tarafından derinden etkilendi.Tom was deeply moved by what Mary said.
Tom Mary'nin tüm yardımları için derinden minnettardır.Tom is deeply grateful for all Mary's help.
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.I deeply admire Frida Kahlo's life and work.
Sürücü eski arabasına derinden bağlandı.The driver is deeply attached to his old car.
Birbirlerini derinden seviyorlar.They love each other deeply.
Filmi gördükten sonra derinden etkilendim.I was deeply moved after I saw the movie.
Ekonomi, siyasete derinden bağlı.The economy is deeply connected to politics.
Tom derinden rahatsız.Tom is deeply disturbed.
Mary kolunu derinden kesti.Mary cut her arm open.
Haber onu derinden etkiledi.The news moved him deeply.
Tom derinden nefes alıyordu.Tom was breathing deeply.
Derinden kızardı.She blushed deeply.
Haber onu derinden üzdü.The news upset her deeply.
Tom derinden şok oldu.Tom was deeply shocked.
Bu anın şimdiye kadar sahip olduğun her şey olduğunu derinden fark et.Realize deeply that the present moment is all you ever have.
Tom derinden sıkıntılı.Tom is deeply troubled.
Tom derinden etkilendi.Tom was deeply impressed.
Sen derinden rahatlamış olmalısın.You must be deeply relieved.
Tom derinden içini çekti.Tom sighed profoundly.
Tom Mary'ye derinden aşık oldu.Tom was deeply in love with Mary.
Tom karısına derinden aşık.Tom is deeply in love with his wife.
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.Tom looked deeply into Mary's eyes and smiled.
Bu beni derinden yaraladı.It hurt me deeply.
Tom Mary'nin gözlerine derinden baktı.Tom looked deeply into Mary's eyes.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.Tom put his hands on Mary's shoulders and looked deeply into her eyes.
Biz derinden aşıktık.We were deeply in love.
Bu kitap beni derinden etkiledi.This book profoundly impressed me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod