İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Иисус же, опять скорбя внутренно, приходит ко гробу. То была пещера, и камень лежал на ней.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Но той им каза: Аз съм; не бойте се!
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.Тодї Ісус, зітхнувши знов у собі, пійшов до гробу. Була ж печера, й камінь лежав на нїй.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.ויוסף עוד ישוע להזעם ברוחו ויבא אל הקבר והוא מערה ואבן על מבואה׃
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.فانزعج يسوع ايضا في نفسه وجاء الى القبر. وكان مغارة وقد وضع عليه حجر.
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.耶 穌 又 心 裡 悲 歎 、 來 到 墳 墓 前 . 那 墳 墓 是 個 洞 、 有 一 塊 石 頭 擋 著
İsa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. Mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu.耶穌 又 心裡悲歎 、 來到 墳 墓前 . 那 墳墓 是 個洞 、 有 一 塊 石 頭擋著
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Asta era o altă chestie care m-a emoționat profund.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Còn một điều khác cũng làm cho tôi xúc động.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Dat was iets anders dat me echt raakte.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Dies war etwas anderes, was ich wirklich bewegte.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Eso fue lo que me emocionó.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Il y a autre chose qui m'a beaucoup touché.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Isso era outra coisa que me tocava realmente.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.그것은 저를 정말 감동시킨 또 한가지였습니다.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Minua kosketti myös eräs toinen asia.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Questa è stata un'altra cosa che mi ha toccata davvero.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To byla další věc, která mě dostala.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To była kolejna rzecz, która mnie urzekła.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To je bila še ena stvar, ki se me je resnično dotaknila.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.To sa ma naozaj dotklo.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Volt még valami, ami nagyon megérintett.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Αυτό ήταν κάτι άλλο που με συγκίνησε.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Це було ще однією подією, що зворушила мене.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.Это было другим открытием, поразившим меня.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.דבר נוסף נגע לליבי.
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.وكان هنالك شيء آخر أثر في بصورة أخرى
İşte beni derinden etkileyen diğer şey de bu oldu.魔法の杖があれば
Kardeş Betty'nin eşi olan ve çocuklarının babası olan Malcolm'u derinden rahatsız etmişti.이 있어 아버지와 동생 베티와 그들의 딸의 남편.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün....edeceksin. Kırmızı hapı aldığında, masal devam edecek ve sana tavşan deliğinin derinliğini göstereceğim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında olursun ve tavşan deliğine ne kadar dibe girdiğini göstereyim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alırsın, harikalar dünyasına dalarsın ve sana nasıl derin tavşan yuvasına daldığını gösteririm.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı al ve harikalar diyarında kal sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu göstereyim
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alve harikalar diyarında kal ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu göstereyim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Kırmızı hapı alve harikalar diyarında kal ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu göstereyim.
Kırmızıyı alırsan eğer harikalar diyarında kalır ve aslında ne kadar da derinde olduğunu görürsün.Unutma.
Konuşmalarındaki aciliyet, heyecan ve aydın inanç beni derinden etkiledi.그들의 말에 담긴 열정, 긴급함, 지적인 결의는
Konuşmalarındaki aciliyet, heyecan ve aydın inanç beni derinden etkiledi.הם דיברו בלהט, בתחושת דחיפות, בשכנוע אינטלקטואלי פנימי -
Konuşmalarındaki aciliyet, heyecan ve aydın inanç beni derinden etkiledi.وتحدثوا بالعاطفة، وباستعجال، بقناعة فكرية
Konuşmalarındaki aciliyet, heyecan ve aydın inanç beni derinden etkiledi.知的信念を語りました それは 私にとって 過去数十年で聞いたことのなかった強い声であり
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Abalou a indústria da música.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.A zeneipart is alapjaiban rázta meg.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.A zguduit industria muzicală.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Es hat die Musikindustrie umgekrempelt.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Ha sacudido a la industria de la música.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Ha scosso l'industria musicale.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Het heeft de muziekindustrie veranderd.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Il a secoué l'industrie de la musique.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Internet thúc đẩy nền công nghiệp âm nhạc.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.인터넷은 음악 산업을 흔들어 놓았습니다.
Müzik endüstrisini derinden sarstı. Müzik tüketim şeklimizi değiştirdi.Den har skakat om musik-industrin, förändrat hur vi konsumerar musik.
Müzik endüstrisini derinden sarstı. Müzik tüketim şeklimizi değiştirdi.Otriasol hudobným priemyslom, zmenil spôsob akým hudbu konzumujeme
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Otřásl hudebním průmyslem.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Telah mengguncang industri musik.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Wstrząsnął przemysłem muzycznym.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Έχει ταράξει τη βιομηχανία της μουσικής.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Він змінив музикальну індустрію.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Он изменил музыкальную индустрию.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.Той разтърси музикалната индустрия.
Müzik endüstrisini derinden sarstı.הוא טלטל את תעשיית המוזיקה.