Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.Het is een stiekeme drang, diep in je.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.당신이라는 창조물 속에 말이죠..그것은 비밀스런 욕구죠. 당신 안에 깊숙이 숨어있는...
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.Titkos kényszer a bensődben.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.To jest sekretny impuls, kryjący się głęboko w was.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.Είναι μια κρυφή ορμή, που κρύβεται βαθιά μέσα σας.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.Това е таен подтик, скрит дълбоко в теб.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.Це таємний імпульс, захований глибоко всередині вас.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.Это большой секрет, который хранится в глубине вашего естества.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.בבריאה שלך. זהו רצון חבוי, שמסתתר עמוק בתוכך.
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.منذ خلقك .. هناك جدل في داخلك
Bu içinizde derinde saklanan gizli bir dürtüdür.あなたの中にあれば、私の中にもあります
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Ik bedoelde het niet zo.
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Vea, esta solicitud resuena profundamente en nuestra conciencia colectiva como sirios.
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Vede, questa richiesta riecheggia profondamente nelle nostre coscienze colletive di siriani.
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Veja, esse pedido ecoa profundamente na nossa consciência coletiva enquanto sírios.
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Vous voyez, cette requête résonne profondément dans notre conscience collective de Syriens.
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Βλέπετε, το αίτημα αυτό απηχεί βαθιά στη συλλογική μας συνείδηση ως Σύριοι.
Bu isteğiniz Suriyeli olarak ortak vicdanımızın derinden yankılanıyor.Видите, эта просьба глубоко резонирует с общественным сознанием сирийцев.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızDalej w toku kursu przyjrzymy się uważniej, czym są te wzorce i jak powstają.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızKasneje v tem tečaju si bomo podrobneje ogledali, kaj ti vzorci so in kako se oblikujejo.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağız진도를 좀 더 나가면 그 양식이 무엇인지 살펴보고 어떻게 생겨나는지도 알아 볼 거에요
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızMás adelante en este curso, veremos a profundidad estos patrones y cómo se forman.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızỞ phần sau của khóa học, chúng ta sẽ xem xét kĩ hơn các tính chất này và cách thức hình thành chúng.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızPiù avanti nel corso vedremo meglio cosa sono questi pattern, e come si formano.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızΑργότερα, θα εξετάσουμε σε βάθος τι είναι αυτά τα μοτίβα και πώς σχηματίζονται.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızПо-късно в този курс ние ще разгледаме задълбочено какви са тези структури и как те са се образуват.
Bu kursun ilerisinde, bu desenlerin ne olduğuna ve nasıl oluştuğuna daha derinden bakacağızسننظر لاحقا في هذا الكورس بعمق على ما هية هذه النماذج وكيف تتشكل.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Ci sono tanti uomini che hanno a cuore questo tema ma averlo a cuore non basta.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.De annyi férfi van, akit mélyen megérint a dolog, de ez nem elég.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.În fine, pentru mulți bărbați problemele astea sunt dureroase, dar numai durerea nu ajunge.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Maar al maken veel mannen zich grote zorgen, dat alleen is niet genoeg.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Mnoha mužům tyto věci leží na srdci, ale to samo o sobě nestačí.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Nhưng có rất nhiều đàn ông quan tâm sâu sắc đến những vấn đề này, nhưng quan tâm sâu sắc chưa đủ.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Wielu mężczyznom zależy na tych kwestiach, ale to nie wystarczy.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki... Ama derinden önemsemek yetmez.Но есть так много мужчин, которым эти проблемы глубоко небезразличны, но небезразличия мало.
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki...하지만 이 문제들에 대해 깊이 생각하는 남자들이 꽤 많지만
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki...אבל יש כל כך הרבה גברים שמאוד איכפת להם מהנושאים האלה,
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki...ولكن هناك الكثير من الرجال الذين يهتمون بعمق لهذه القضايا،
Bu meseleleri derinden önemseyen o kadar çok erkek var ki...ですが「懸念」では足りない
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Acest gest de profundă generozitate m-a urmărit și m-a făcut să-mi schimb scopul vieții.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Cet immense acte de générosité a remis en question et a changé le but même de ma vie.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Denna genuint generösa gåva utmanade och förändrade mitt liv.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Deze buitengewone vrijgevigheid bepaalde mijn doelstellingen voor de rest van mijn leven.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Durch dieses wirklich großzügige Geschenk stellte ich den Sinn meines Lebens in Frage und änderte ihn.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Este profundo don de generosidad desafió y cambió el propósito de mi vida.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Kemurahan hati yang luar biasa ini menantang dan mengubah tujuan dasar hidup saya.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.그 깊은 너그러움에서 우러난 선물로 인해 저는 인생의 모든 목표를 고민하게 되었고 송두리째 바꿔 버렸습니다.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Món quà sâu sắc của sự hào phóng ấy đã thách thức và thay đổi mục đích sống của tôi.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Questa profonda generosità mi ha messo alla prova e ha cambiato lo scopo della mia vita.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Ten hojny dar podważył i zmienił sens mojego życia.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Αυτή η ουσιώδης ένδειξη γενναιοδωρίας αποτέλεσε πρόκληση και αιτία αλλαγής του σκοπού της ζωής μου.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Такий щирий вияв щедрості викликав неабияке захоплення в мене і змінив сутність мого життя.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Този щедър подарък ме предизвика и промени целта на живота ми.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.Это удивительное проявление щедрости заставило меня изменить мои приоритеты и саму цель моей жизни.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.מחווה זו של נדיבות קיצונית קראה תיגר על ראיית הייעוד שלי בחיים ושינתה אותה.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.هذا الكرم المتأصّل تحدى و غيّر هدفي في الحياة.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.私の心を揺さぶり 生きる目的そのものを変えたのです 私はこの慈悲に報いようと決めました
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Azért mondom el ezt magának mert a szegénység ügye nagyon mélyen érint minket.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.Ich sage Ihnen das, weil uns die Armut tief berührt.
Bunu size söylüyorum çünkü yoksulluk konusu hepimizi derinden etkiliyor.I'm telling you this because the issue of poverty affects us deeply.