deride ile cümle

deride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.붉은 물 들인 수양의 가죽으로 막의 덮개를 만들고 해달의 가죽으로 그 웃덮개를 만들었더라
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Nadto udělal přikrytí stánku z koží skopcových na červeno barvených, a přikrytí z koží jezevčích svrchu.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Over dekket gjorde de et varetak av rødfarvede værskinn og ovenpå det et varetak av takasskinn.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Und machte eine Decke über die Hütte von rötlichen Widderfellen und über die noch eine Decke von Dachsfellen.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.Vielä tehtiin teltalle peite punaisista oinaannahoista ja sen päälle vielä toinen peite sireeninnahoista.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.И направи покрив на скинията от червено боядисани овнешки кожи, и отгоре му едно покривало от язовски кожи.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.И сделал для скинии покров из красных бараньих кож и покрышку сверху из кож синих.
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.ויעש מכסה לאהל ערת אלים מאדמים ומכסה ערת תחשים מלמעלה׃
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.وصنع غطاء للخيمة من جلود كباش محمّرة. وغطاء من جلود تخس من فوق
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.並 用 染 紅 的 公 羊 皮 作 罩 棚 的 蓋 、 再 用 海 狗 皮 作 一 層 罩 棚 上 的 頂 蓋
Çadır için kırmızı boyalı koç derisinden bir örtü, onun üstüne de deriden başka bir örtü yaptı.並用 染紅 的 公羊 皮 作 罩棚 的 蓋 、 再 用 海狗 皮 作 一 層 罩棚 上 的 頂蓋
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,Apabila seseorang kena luka bakar, lalu kulit pada luka itu menjadi putih atau putih kemerah-merahan
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,Khi người nào bị phỏng lửa trên da , và dấu phỏng là một đém trắng hồng hay_là trắng ,
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,Khi người nào bị phỏng lửa trên da, và dấu phỏng là một đém trắng hồng hay là trắng,
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,피부를 불에 데었는데 그 덴 곳에 불그스름하고 희거나 순전히 흰 색점이 생기면
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,Vagy ha valaki testének bõrén égési seb lesz, és a seb helyén vörhenyesfehér folt támad vagy fehér;
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,Wenn sich jemand an der Haut am Feuer brennt und das Brandmal weißrötlich oder weiß ist
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,Или если у кого на коже тела будет ожог, и на зажившем ожоге окажется красноватое илибелое пятно,
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,או בשר כי יהיה בערו מכות אש והיתה מחית המכוה בהרת לבנה אדמדמת או לבנה׃
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,او اذا كان الجسم في جلده كيّ نار وكان حيّ الكيّ لمعة بيضاء ضاربة الى الحمرة او بيضاء
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,人 的 皮 肉 上 若 起 了 火 毒 、 火 毒 的 瘀 肉 成 了 火 斑 、 或 是 白 中 帶 紅 的 、 或 是 全 白 的
‹‹Deride ateş yanığı varsa ve et kırmızımsı-beyaz ya da beyaz, parlak bir leke haline gelmişse,人 的 皮肉 上 若 起 了 火毒 、 火毒 的 瘀肉 成 了 火斑 、 或是 白中帶紅 的 、 或是 全 白的
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,A zase, keby bol niekde na tele, na jeho koži, nejaký vred a zahojil by sa,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Cînd un om va avea pe pielea trupului său o bubă care a fost tămăduită,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,"Cuando en la piel de su cuerpo haya habido una úlcera y ésta se haya sanado
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ha pedig valakinek a teste bõrén kelevény volt, de begyógyult,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,In če se naredi ulje na mesu, na njegovi koži, pa se zaceli,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ja jos jonkun ihoon tulee paise, joka paranee jälleen,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Kalau seseorang punya bisul yang sudah sembuh
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Když by pak byl na kůži těla vřed, a byl by zhojen,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Khi một người nào trên da thân mình có mụt chốc đã chữa lành ,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Khi một người nào trên da thân mình có mụt chốc đã chữa lành,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,피부에 종기가 생겼다가 나았고
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Lorsqu`un homme aura eu sur la peau de son corps un ulcère qui a été guéri,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,När någon på sin kropps hud har haft en bulnad som har blivit läkt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Når nogen har en byld på sin hud, og den læges,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Når nogen på sin Hud har haft en Betændelse, som er lægt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Quando também a carne tiver na sua pele alguma úlcera, se esta sarar,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Quando uno ha avuto sulla pelle della carne un'ulcera che sia guarit
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Wenn jemandes Fleisch an der Haut eine Drüse wird und wieder heilt,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Η δε σαρξ επι του δερματος της οποιας ητο ελκος, και ιατρευθη,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Ако на кожата на някого по месата му има цирей, който е оздравял,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,Если у кого на коже тела был нарыв и зажил,
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,ובשר כי יהיה בו בערו שחין ונרפא׃
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,واذا كان الجسم في جلده دمّلة قد برئت
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,人 若 在 皮 肉 上 長 瘡 、 卻 治 好 了
‹‹Derideki çıban iyileşmiş,人 若 在 皮肉 上 長瘡 、 卻治 好 了
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.A jestli sa zrejme rozšíri po koži, vyhlási ho kňaz za nečistého; je to rana malomoci.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.azonban tovább terjed a bõrön; akkor tisztátalannak ítélje azt a pap, [poklos] fakadék az.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Brer det sig da videre ut på huden, skal presten si ham uren; det er spedalskhet.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Dacă s'a întins pata pe piele, preotul să -l declare necurat: este o rană de lepră.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Frißt es weiter in der Haut, so soll er unrein urteilen; denn es ist gewiß ein Aussatzmal.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.in ako se razširi po koži, naj ga duhovnik proglasi za nečistega; bolezen je.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Ja jos se leviää leviämistään hänen ihossaan, julistakoon pappi hänet saastaiseksi; se on pitalia.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.그 병이 크게 피부에 퍼졌으면 제사장은 그를 부정하다 진단할지니 이는 그 환처임이니라
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Nều đém ăn lan trên da thì thầy tế lễ phải định người là ô uế; ấy là một vít phung vậy.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Nều đém ăn lan trên da thì thầy tế_lễ phải định người là ô_uế ; ấy_là một vít phung vậy .
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.og når det da breder sig på Huden, skal Præsten erklære ham for uren; det er Spedalskhed.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Om då det onda utbreder sig på huden, så skall prästen förklara honom oren, ty då är han angripen.
Eğer derideki yara yayılıyorsa, kâhin kişiyi kirli ilan edecektir; çünkü kişi hastalığa yakalanmış demektir.Pakliť by šíře se rozmáhala po kůži, za nečistého vyhlásí jej kněz; rána malomocenství jest.

İlgili Sayfalar