Hangi dergiye abonesin?What magazines do you subscribe to?
Aktris dergiye iftira davası açtı.The actress sued the magazine for libel.
Dergiye abone olmaya karar verdim.I decided to subscribe to the magazine.
Bu dergiye göre, Japonya'da ekonomik durum yıldan yıla gittikçe kötüleşiyor.According to this magazine, the economic situation in Japan is getting worse year by year.
Bu dergiye göre, en sevdiğim aktris önümüzdeki ilkbahar bir caz müzisyeniyle evlenecek.According to this magazine, my favorite actress will marry a jazz musician next spring.
Herhangi bir aylık dergiye abone misiniz?Do you subscribe to any monthly magazine?
Ben dergiye geçici bir bakış attım.I took a casual look at the magazine.
O bir dergiye baktı.He looked through a magazine.
Dergiye göz attı.He took a quick look at the magazine.
O, dergiye göz attı.She glanced through the magazine.
O dergiye bakabilir miyim?May I look at that magazine?
Tom dergiye göz attı.Tom flipped through the magazine.
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldun mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldunuz mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Çalışmanızı bu dergiye gönderdiğiniz için teşekkürler.Thank you for submitting your work to this journal.
Aylık, haftalık ve dönemsel olarak yayımlanan 81 dergiye sahiptir.There are 80,000 magazines printed monthly.
Kısa bir süreliğine Le petit journal'de çalışmış, resimlerinden bazıları dergiye kapak olmuştur.He also worked briefly at Le petit journal, where he produced a number of its covers.
Şimdi, dergiye biraz daha çok karikatür sıkıştırabiliriz Eğer yazıları kaldırırsak.Now, we could fit more cartoons in the magazine if we removed the articles.
Karikatüristler dergiye her hafta geliyorlar.Cartoonists come in through the magazine every week.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.But when I got into this magazine, there's something kind of disturbing, and this continued.
Bunu halka açık bir dergiye gönderdik ve bu cevabı aldık.So we submit it to a public access journal, and it says this.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.She was the editor then of a magazine called ID, and she gave me a cover story.
Aslen tek bir dergi olan bu yayun, 1905 'te iki ayrı dergiye bölündü:Originally a single journal, it was split into two separate journals in 1905:
Ocak 2000'de Acta Chemica Scandinavica dergiye dahil oldu.[1]In January 2000, Acta Chemica Scandinavica was absorbed.[4]
Ayrıca JSTOR "Quaternions" ilk sayfa . (Birkaç dergiye " The Analyst " adı verilmiştir.Also JSTOR "Quaternions" first page. (Several journals have been called "The Analyst".
O zamanın en ünlü yazarları ve filozofları da bu dergiye katılmaya başladılar.An der Zeitschrift wirkten die berühmtesten Schriftsteller und Philosophen der Zeit mit.
Bir dergiye abone misiniz?Êtes-vous abonné à un magazine ?
Bu dergiye abone olmaya karar verdim.J'ai décidé de m'abonner à ce magazine.
Bu olay sonrasında tüm kadrosu değişen Gırgır, aynı ismi taşısa da bambaşka bir dergiye dönüştü.Gracias a eso, cambió totalmente el rumbo del programa, convirtiéndose en un magazine.
Dergiye bağımsız LGBTİ aktivistleri de yazılarıyla destek vermişlerdir.Этому способствовали также отдельные российские СМИ, публиковавшие необъективную информацию.
Okul dışında kalan tüm zamanını dergiye veriyordu.وكان يعطي كل وقته الذي يتبقي خارج المدرسه إلي المجله.
1970 yılında ABD'ye dönünce, Rolling Stone adlı dergiye girdi.De volta aos Estados Unidos, em 1970, começou a trabalhar na revista Rolling Stone.
Bunun dışında amatör yazarlar da dergiye katkı yapmaktadır.Daarnaast werkten er ook amateurschrijvers mee aan de tijdschriften.
1970 yılında ABD'ye dönünce, Rolling Stone adlı dergiye girdi.In 1970 begon ze te werken voor het blad Rolling Stone.
22 Ekim 1899'da dergiye bir futbol kulübü kurmak amaçlı bir reklam bastırdı.22 oktober 1899 lade Gamper in en annons i tidningen där han skrev att han ville starta en fotbollsklubb.
1970 yılında ABD'ye dönünce, Rolling Stone adlı dergiye girdi.1970 року вперше опублікувала свої роботи у журналі «Rolling Stone».
Avril Lavigne, J-14 adlı bir dergiye ilk öpücüğünü 14 yaşındayken verdiğini söyledi.V jednom rozhovoru pro časopis J-14 řekla, že svou první pusu dostala ve 14 letech.
Kısa bir süreliğine Le petit journal'de çalışmış, resimlerinden bazıları dergiye kapak olmuştur.Krátce také pracoval v časopise Le petit journal, kde se několikrát autorsky podílel na tvorbě titulní strany.
Dergiye ulaşmak ve detaylı bir malumat almak isteyenler adresinden dergiye ulaşabilirler.Poštovní pracovník, kterému se dopis dostane do ruky, a který o případu ví z novin dostane nápad.
1994'te dergiye online erişilebiliyordu.Revista este prezentă online din anul 1995.
22 Ekim 1899'da dergiye bir futbol kulübü kurmak amaçlı bir reklam bastırdı.1899. október 22-én ebben az újságban jelent meg a hirdetése egy labdarúgóklub szervezéséről.
Güldiken, 14, Kış 1998, s. dergiye ek ayrı basım.In: Varsányi Hírlap, 2008. tél, 14. oldal Lepényfesztivál.
22 Kasım 2005'te Xbox 360'ın satışa sunulmasıyla dergiye de Xbox 360 ile ilgili içerikler konulmaya başlandı.Xbox 360:n ilmestyttyä 22. marraskuuta 2005 lehti alkoi julkaista siihen liittyviä artikkeleita.
1970 yılında ABD'ye dönünce, Rolling Stone adlı dergiye girdi.Η επαγγελματική της καριέρα ξεκίνησε τη δεκαετία του '70, όταν και συνεργάστηκε με το περιοδικό Rolling Stone.
Avril Lavigne, J-14 adlı bir dergiye ilk öpücüğünü 14 yaşındayken verdiğini söyledi.Janne Teller udgav sin første novelle i Berlingske Tidende, da hun var 14 år gammel.
Meslek örgütleri ve uluslararası kurumlar dergiye destek bildirileri yayınladılar.Surat-surat kabar dan jaringan internasional melaporkan perkembangan kasusnya.
Dergiye sürekli katkıda bulunan yazarlardan biri de Brian Glanville'dir.Trong số những cây bút kỳ cựu thường xuyên viết cho tạp chí phải kể đến nhà văn Brian Glanville.
Birçok gazete ve dergiye yazılar gönderdi.Ông viết cho nhiều báo và tạp chí.
Yalnız dergide yer almayı değil, dergiye kapak olmayı da başarmıştı.マス・ペーパーバックだけでなく、雑誌販売にも力を入れた。
Birçok gazete ve dergiye yazılar gönderdi.편집인으로 많은 신문과 잡지를 만들었다.
Dergiye verdiği demeçte, "Hem kadınları hem erkekleri beğeniyorum.בראיון אמר, "כן, אני אוהב גברים.
22 Ekim 1899'da dergiye bir futbol kulübü kurmak amaçlı bir reklam bastırdı.בעיתון זה הוא פרסם ב-22 באוקטובר 1899 מודעה המכריזה על רצונו להקים מועדון כדורגל.
O daha sonraları askerlik anılarını Melody Maker isimli dergiye 1967 ve 1969 yıllarında anlatmıştır.Druhý a tretí rozhovor bol pre magazín Melody Maker v roku 1967 a 1969, kde hovoril o odpore k armáde.
Kısa bir süreliğine Le petit journal'de çalışmış, resimlerinden bazıları dergiye kapak olmuştur.Prav tako je kratek čas delal v Le petit journal, kjer je izdelal številne platnice.
Dünyaca ünlü Playboy dergisi için Eylül 2006'da soyunmuş ve dergiye kapak olmuştur.Ajakirja Playboy 2006. aasta juulinumbri jaoks poseeris ta ka alasti.
1924 yılı içerisinde Şevket Süreyya Aydemir de dergiye katılır.1924 ühines Amerika Teekäija ajakirjaga Teekäija.
Bunun dışında amatör yazarlar da dergiye katkı yapmaktadır.Lisaks romaanide kirjutamisele teeb ta kaastööd ajakirjale Elle.
Dergiye Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası verilmiştir.Ajakirjal on rahvusvaheline toimetuskolleegium.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Aber als ich das Magazin aufblätterte, gab es da etwas Verstörendes, und das zog sich durch.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Dar când m-am uitat în revistă, avea ceva oarecum deranjant şi asta a continuat.