Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim için New York'a taşınmıştım.Είχα μετακομίσει στην Νέα Υόρκη για την πρώτη μου δουλειά ως συγγραφέας και συντάκτης στο περιοδικό Seventeen.
Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim için New York'a taşınmıştım.Преместих се в Ню Йорк за първата си работа, като писател и редактор в списание "Севънтийн".
Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim için New York'a taşınmıştım.Я переехала в Нью-Йорк на свою первую работу в качестве писателя и редактора в журнале "Seventeen".
Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim için New York'a taşınmıştım.Я переїхала до Нью-Йорка, бо знайшла там першу роботу - дописувачки і редакторки журналу "Сімнадцять".
Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim içinעברתי לעיר ניו יורק כדי להתחיל את עבודתי הראשונה
Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim içinو كنت قد انتقلت إلى مدينة نيويورك لأبدأ عملي الأول.
Seventeen dergisinde yazar ve editör olarak ilk işim için雑誌セブンティーンの 記者と編集者として働きました
Time dergisindekinden daha iyi ve doğru bir şekilde..더 자세하게 그 아이들의 이야기를 전해 보려고 노력했습니다.
Time dergisindekinden daha iyi ve doğru bir şekilde..Tinha 28 anos.
Time dergisindekinden daha iyi ve doğru bir şekilde..ממה שחשבתי שעשיתי עבור המגזין "טיים".
Time dergisindekinden daha iyi ve doğru bir şekilde..مما أعتقد أنني قد رويته مع مجلة التايم.
Time dergisindekinden daha iyi ve doğru bir şekilde..その取材の過程で
Time dergisinden geliyordu ve Kore'de ölen birinin bana bir çocuk miras bıraktığını söylüyordu.한국에서 어떤 사람이 죽었고, 제게 유언장과 아이를 남겼다는 전보를 받았습니다.
Time dergisinden geliyordu ve Kore'de ölen birinin bana bir çocuk miras bıraktığını söylüyordu.W Korei zmarł ktoś, kto zostawił mi dziecko.
Time dergisinden geliyordu ve Kore'de ölen birinin bana bir çocuk miras bıraktığını söylüyordu.מהמגזין "טיים" לפיו מישהו בקוריאה מת והשאיר לי את הילד שלהם בצוואה.
Time dergisinden geliyordu ve Kore'de ölen birinin bana bir çocuk miras bıraktığını söylüyordu.من مجلة التايم يقول أن أحدهم قد توفي في كوريا، و أوصى بطفله لي.
Time dergisinden geliyordu ve Kore'de ölen birinin bana bir çocuk miras bıraktığını söylüyordu.その子供を私に遺言として任せるということでした 思いがけない知らせでした
Time dergisinde resmi olan bu çocuktu.딱 한 명의 유아는 '타임지'의 사진 촬영을 하느라 들어간 이 아이뿐이었죠.
Time dergisinde resmi olan bu çocuktu.là để chụp ảnh cho tạp chí Time.
Time dergisinde resmi olan bu çocuktu.היה הילד הזה - כשצילמו תמונה למגזין "טיים".
Time dergisinde resmi olan bu çocuktu.كان ذاك الطفل خلال جلسة تصوير مجلة التايم.
Time dergisinde resmi olan bu çocuktu.反響は素晴らしいものでした
Time dergisinde yayınlanan bir ankette--E un sondaj care dovedește... era un sondaj făcut de revista Time în care numai bărbații au fost întrebați:
Time dergisinde yayınlanan bir ankette--남자들에게
Time dergisinde yayınlanan bir ankette--היה סקר שנערך על ידי המגזין טיים,
Time dergisinde yayınlanan bir ankette--كان هناك استطلاع للرأي من مجلة تايم,
Time dergisinde yer alan bir başka makale.또 하나는 타임 기사입니다.
Time dergisinde yer alan bir başka makale.ואחד אחר ב- Time.
Time dergisinde yer alan bir başka makale.و مقال آخر في مجلة (تايم).
Time dergisinde yer alan bir başka makale.そのため、私たちは確信しました
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.1945-ben pedig az Atlantic Monthly nevű magazinban közölték egy cikkét.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.1945 veröffentlichte er in einer Zeitschrift namens Atlantic Monthly einen Artikel.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.A v roku 1945 publikoval článok v časopise Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Dan pada tahun 1945, dia menerbitkan artikel di majalah yang bernama Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Em 1945, publicou um artigo numa revista chamada Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.E nel 1945, pubblicò un articolo nella rivista Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Et en 1945, il publia un article dans un magazine qui s'appelle Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.In 1945 publiceerde hij een artikel in een tijdschrift, de "Atlantic Monthly".
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Şi în 1945 a publicat un articol într-o revistă intitulată Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Và vào năm 1945, ông đã xuất bản một bài báo trong tờ tạp chí tên là Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.W 1945 roku opublikował on artykuł w magazynie Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Y, en 1945, publicó un artículo en una revista llamada Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.Και το 1945, εξέδωσε ένα άρθρο στο περιοδικό Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.А у 1945 році, він опублікував статтю у журналі "Atlantic Monthly".
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.В 1945 году он опубликовал статью в журнале Atlantic Monthly.
Ve 1945 yılında, "Atlantik Monthly" dergisinde bir makale yayınladı.И през 1945 г., той публикува статия в списание Atlantic Monthly.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.A zjistili jsme, že Cesarova práce je až moc dobrá na to, abychom ji vysvětlovali v příloze New York Times.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.De arra jöttünk rá, hogy Cesar munkája túl jó ahhoz, hogy a New York Timesban számoljunk be róla.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.E o que ficámos a saber foi que o trabalho do Cesar é bom demais para explicar na revista do New York Times.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.I dowiedzieliśmy się, że praca Cesara jest o wiele za dobra, by tłumaczyć ją w New York Times Magazine.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Lo que aprendimos fue que el trabajo de César era demasiado bueno para explicarlo en esa revista.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Och vi insåg att Cesars arbete är alldeles för bra för att förklaras i New York Times.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Und wir fanden heraus, dass Cesars Arbeit zu gut ist, um sie in der New York Times erklären zu können.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Wat we geleerd hebben, is dat Cesar's werk veel te goed is om uit te leggen in het New York Times magazine.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Zistili sme, že Cesarova práca je príliš dobrá na to, aby bola vysvetlená v The New York Times.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Й що ми збагнули, то це що робота Сезара надто гарна, щоб пояснити її в журналі New York Times.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Но това което разбрахме бе, че неговата работа е твърде добра, за да бъде обяснена в сп.
Ve öğrendiğimiz Cesar'ın çalışmasının New York Time dergisinde açıklanamayacak kadar iyi olduğuydu.Но что мы поняли, это что работа Цезарио слишком хороша, чтобы объяснить её в New York Times.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.과학 모임에서 발표하는 방식도, 과학 논문에 기고하는 방식도 아닙니다.
Yani, bilimsel bir toplantıda sunacağım şekilde veya bir bilim dergisinde okuyacağınız haliyle anlatmayacağım.Non come la presento alle conferenze scientifiche, o come la leggereste in una rivista scientifica.