Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Hän oli toimittaja lehdessä nimeltä ID, ja teki minusta lehteen kansijutun.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Hun var dengang redaktør af tidsskriftet ID, og hun gav mig en forsidehistorie.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.그녀는 ID 매거진의 편집자였었어요. 그녀 덕에 제가 커버스토리를 장식했지요.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Ona je bila takrat urednica časopisa, ki se imenuje ID in je o meni naredila naslovno zgodbo.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Pada saat itu ia adalah editor majalah ID, dan ia menjadikan saya sampul utama.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Sie war damals Herausgeberin einer Zeitschrift namens ID, und sie machte eine Titelgeschichte über mich.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Ze was de hoofdredacteur van het tijdschrift 'ID' en ze gaf me de voorpagina van het blad.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Ήταν τότε η εκδότρια ενός περιοδικού που ονομάζεται ID και μου αφιέρωσε ένα κύριο άρθρο.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Вона була редактором журналу ID і помістила статтю зі мною на обкладинку.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Она была редактором журнала ID и вот она сделала меня темой номера.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.Тогава тя беше редактор на списание ID, и тя ми отдели място на заглавната страница.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.היא היתה העורכת של מגזין שנקרא ID. והיא נתנה לי כתבת שער.
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.كانت انذاك محررة مجلة اسمها : أي دي وأعطتني سبق صحفي في غلاف مجلتها
Kendisi o sıralar ID denen bir dergide editördü ve beni dergiye kapak yaptı.トップ記事で私を紹介してくれた これが大きなきっかけとなり
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."A pénz nem tesz boldoggá." Ezek először kétoldalas nyomtatásban jelentek meg egy magazinban.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Banii nu ma fac fericit" au aparut la inceput intinse pe doua pagini intr-o revista.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Denar me ne osrečuje" se je prvič pojavil kot dvostranski oglas v reviji.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."El dinero no me hace feliz" aparecieron primero como anuncios de doble pagina en una revista
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Geld maakt me niet gelukkig" verscheen eerst als een spread van 2 pagina's in een magazine.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Geld macht mich nicht glücklich" ist zu erst als doppelseitige Anzeige in einem Magazin erschienen.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."돈은 나를 행복하게 해주지 않는다." 처음에는 양면 페이지 광고로 잡지에 나갔습니다.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."L'argent ne me rend pas heureux" est d'abord apparu sur une double-page dans un magasine.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."O dinheiro não me faz feliz" apareceu primeiro como páginas duplas numa revista.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Peniaze ma nerobia šťastným." Toto sa najskôr objavilo ako dvojstrana v časopise.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Peníze mě nečiní šťastným" jsme zprvu publikovali na dvoustraně v časopisu.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Pieniądze nie czynią mnie szczęśliwym." ukazał się najpierw jako 2-stronna rozkładówka.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Tiền bạc không làm tôi hạnh phúc" được xuất hiện lần đầu trên trên hai trang đúp của một tạp chí.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Uang tidak membuat saya gembira" muncul pertama kali sebagai iklan dua halaman di sebuah majalah.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Τα χρήματα δεν με κανουν ευτυχισμένο" εμφανίστηκε πρώτα ως δισέλιδη καταχώρηση σε περιοδικό.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Гроші не роблять мене щасливим" - це вперше з'явилось на декількох журнальних розгортках.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Деньги не делают меня счастливым" - это впервые появилось на нескольких журнальных разворотах.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."Парите не ме правят щастлив" отначало се появиха като разгъната двойна страница в списание.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."כסף לא עושה אותי מאושר" הופיע לראשונה כמודעה כפולת-עמוד במגזין.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı."المال لا يجعلني سعيدا" ظهرت اولا على مساحة صفحتين كاملتين في مجلة.
"Para beni mutlu etmiyor" ilk olarak bir dergide iki tam sayfa olarak basıldı.というのは最初ある雑誌の見開き2ページに出るはずでした ところが、印刷業者がファイルを紛失し、そのことを私たちに言いませんでした
Ve bu dergide çözülebilmeli.Dan itu harus dapat diselesaikan pada majalah.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Ed è anche risolvibile su una rivista.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Et on peut le résoudre dans le magazine.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Het moet oplosbaar zijn in een magazine.
Ve bu dergide çözülebilmeli.매거진에서 풀 수 있는 문제가 되었죠.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Și trebuie să poată fi rezolvat în revistă.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Tem de poder ser resolvido numa revista.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Và nó phải giải-được trong 1 cuốn tạp chí.
Ve bu dergide çözülebilmeli. Yani parçaları kesip onların yerini değiştiremezsiniz.Można to rozwiązać na papierze, bez wycinania części i przenoszenia.
Ve bu dergide çözülebilmeli. Yani parçaları kesip onların yerini değiştiremezsiniz.Головоломка должна быть сделана для журнала, а в нём не вырежешь куски для передвижения.
Ve bu dergide çözülebilmeli.Y fue hecho para poder ser resuelto en una revista.
Ve bu dergide çözülebilmeli.То случайно е решимо в списание.
Ve bu dergide çözülebilmeli.וזה חייב להיות פתיר במגזין.
Ve bu dergide çözülebilmeli.وهي يجب ان كون قابلة للحل في المجلة.
Ve bu dergide çözülebilmeli.部品を切ったり 周りに動かしたりできません
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Celem tego magazynu było czytanie artykułów, słuchanie muzyki i próba interpretacji.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Et l'idée de ce magazine était de lire les articles, écouter la musique, et essayer de l'interpréter.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Il punto della rivista era di leggere gli articoli, ascoltare la musica e cercare di interpretarla.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.이 잡지 작업을 할 때는 기사를 읽고, 음악을 듣고, 해석하는 데 초점을 맞췄죠.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Scopul acestei reviste era să citească articole, să asculte muzica şi să încerce s-o interpreteze.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Y el objetivo de esta revista fue el de leer los artículos, escuchar la música, e intentar interpretarlo.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Ý nghĩa của tạp chí này là đọc bài viết, lắng nghe âm nhạc, và cố gắng giải thích nó.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Смисълът на това списание беше да четеш статиите, да слушаш музиката и да се опитваш да го интерпретираш.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.Смысл его был в том, чтобы читать статьи, слушать музыку и пытаться интерпретировать.
Ve bu dergide ki amaç makaleleri okumaktı, müzik dinlemek ve yorumlamak.והכוונה של מגזין זה היתה לקרוא את המאמרים, לשמוע את המוסיקה, ולנסות לפרש אותה.