dergi ile cümle
dergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben dergiye geçici bir bakış attım.I took a casual look at the magazine.
Ben de dergideki şarkıcı hakkında okudum.I read about the singer in a magazine, too.
Ben bir dergi okuyorum.I am reading a magazine.
Ben üç gün önce onu dergide okudum.I read it in the magazine three days ago.
Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.I read books and magazines to keep up with the times.
Haftalık bir dergi satın aldım.I bought a weekly magazine.
Ona bir dergi ödünç verdim.I lent him a magazine.
Ona bir dergi satın aldım.I bought him a magazine.
Her ay beş çeşit dergi okurum.I take five kinds of magazines every month.
Ben zaman öldürmek için bir dergi okudum.I read a magazine to kill time.
Yeni dergi ne zaman çıkacak?When will the new magazine come out?
Valinin konuşması dergide yayınlandı.The governor's speech was published in the magazine.
Herhangi bir Japon dergin var mı?Do you have any Japanese magazines?
O bir dergiye baktı.He looked through a magazine.
O hep bir dergi okur.He always reads a magazine.
O her zaman mizah dergileri okuyor.He's always reading comics.
Dergiye göz attı.He took a quick look at the magazine.
Time dergisinde bir muhabirdir.He is a reporter for Time magazine.
O, Time dergisine abone oldu.He subscribed to Time magazine.
O yayınlama için bir dergi hazırlanmasında sorumlu oldu.He was in charge of preparing a magazine for publication.
Bir dergi açtığında, genellikle ilk olarak burcunu okur.When he opens a magazine, he will usually read his horoscope first.
Bana bazı Amerikan dergileri gönderdi.He sent me some American magazines.
Newsweek dergisine gönderdiği bir mektupta görüşünü dile getirdi.He voiced his opinion in a letter to the Newsweek magazine.
Dergiyi okumaya dalmıştı.She was absorbed in reading the magazine.
O, kanepede oturdu, bir dergi okuyordu.She sat on the sofa, reading a magazine.
O bir dergi okurken bir sandalyeye oturdu.She sat in a chair reading a magazine.
O, dergiye göz attı.She glanced through the magazine.
Dergiyi okumak onun üç aydan daha fazla zamanını aldı.It took her more than three months to read through the magazine.
Beklerken, dergi okuyarak vakit geçirdi.She killed time reading a magazine while she waited.
Annem bir dergi okuyor.My mother is reading a magazine.
Kitapları ve dergileri oldukları gibi bırakın.Leave the books and magazines as they are.
Masada kaç tane dergi var?How many magazines are on the desk?
Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri kaldırmanı istiyorum.I want you to put the magazines, pamphlets and whatnot away.
Bu mağaza her türlü yabancı dil dergilerine sahiptir.This shop has all kinds of foreign-language magazines.
Bunlar benim kız kardeşimin dergileri.These are my sister's magazines.
O, randevusunun çıkmasını beklerken bir dergi okumuştu.She perused a magazine while waiting for her date to show up.
Tom otobüsü beklerken bir dergi okudu.Tom read a magazine while he waited for the bus.
Japonca derginiz var mı?Do you have a Japanese magazine?
Bu bir gazete mi yoksa bir dergi mi?Is this a newspaper or a magazine?
Ben her ay beş farklı dergi okurum.I read five different magazines each month.
Dergiyi niçin okumadın?Why didn't you read the magazine?
Kocası yeni bir aylık dergi yayınlamayı planlıyor.Her husband plans to publish a new monthly magazine.
Senin gözde dergin nedir?What's your favorite magazine?
Bir Japon dergin var mı?Do you have a Japanese journal?
Bütün eski dergiler satıldı.All the old magazines have been sold.
Bütün eski dergiler tükendi.All the old magazines are sold out.
Tom sehpadaki derginin sayfalarına göz attı.Tom leafed through the magazine that was on the coffee table.
Tom dergiden Mary'nin resmini kesti.Tom cut Mary's picture out of the magazine.
Tom günün çoğunu yerel bir dergi için bir makale yazarak geçirdi.Tom spent the better part of the day writing an article for a local magazine.
Tom balinalarla ilgili çok sayıda dergi makalesi yazdı.Tom has written many magazine articles on whales.
Tom baştan sona kadar derginin sayfalarını çevirdi.Tom flipped through the pages of the magazine.
Dergilerin sayfaları kıvrılmıştı.The magazines were dog-eared.
Ben bir mağazadan bir dergi satın aldım.I bought a magazine in a store.
Tom nadiren dergi okur.Tom rarely reads magazines.
Marina hafta sonları dergi okur.Marina read magazines on weekends.
Yeni bir e-posta dergisine abone oldum.I subscribed to a new email magazine.
Haftalık bir dergi için aboneyim.I'm a subscriber for a weekly journal.
Senin için zararlı olan dergileri okumamalısın.You shouldn't read magazines that are harmful to you.
Dergi senatöre karşı birçok ciddi suçlama yaydı.The magazine spread many important charges against the Senator.
O, bu ayın dergisi.It's this month's magazine.