Tom dereotu turşusu yemedi.Tom didn't eat dill pickles.
Pancar çorbası genellikle dereotu ve ekşi krema ile süslenir.Borscht is often garnished with dill and sour cream.
Ben dereotu turşusu yemiyorum.I don't eat dill pickles.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Remove from heat and put it into refrigerator.
Dereotu Değirmeni Gayye ( çev transl.Dill Mill Gayye (transl.
Yemek ateşten indirildikten sonra ince kıyılmış maydanoz ve dereotu ilave edilir.Lorsqu'il brait, l'âne présente des naseaux dilatés et une queue tendue.
Bütün halk dereotu yiyerek kendini uyuşturmaktadır.Toute la famille va venir goûter les plats.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Filtra il liquido e mettilo in frigorifero.
Bütün halk dereotu yiyerek kendini uyuşturmaktadır.Даже крупную добычу они стараются проглотить целиком.
Bütün halk dereotu yiyerek kendini uyuşturmaktadır.وكانوا جميعهم يتبعون النظام الغذائي نفسه.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Lebku opět natřel našedo a uložil v ledničce.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Adjuk hozzá a kihűlt szirupot, majd hűtsük le a hűtőszekrényben.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.הם לא משתמשים במזגן ואפילו מכבים את המקרר.
Kültürü yapılan dereotunun çiçek salkımı oldukça büyüktür.Salduvės piliakalnio kultūrinis sluoksnis gerokai apgadintas.
Üzerine ince doğranmış dereotu serpiyoruz ve buzdolabına koyuyoruz.Esmalt paneerida kotlette munasegus ja riivsaias ja siis panna külmkappi.