Kilisenin etkisi ve derebeylik rejimi bunun en büyük nedenlerindendir.As a result prayer and church unity are at the heart of their values.
Mahallede hiçbir zaman ağalık ve derebeylik olmamıştır.Elle n'a jamais existé en chair et en os.
Okudukları tarih kitapları derebeylik rejimini eleştiren bir tutumdaydı.وكان يعلق على هامش الكتب التي يقرأها عالم متمسك بدينه.
Avrupa'da derebeylik (feodalite) rejimi ortaya çıkmıştır.Thuis werd Tarifit (Riffijns) gesproken.
Mahallede hiçbir zaman ağalık ve derebeylik olmamıştır.У селі не було жодної сівалки й жатки.
Bu tip despotizm medeniyetin kurulmasında ilk aşamalarda görülen derebeylik ve benzeri yönetimlerde yaygındı.Forma de despotism era comună în primele forme statale și de civilizație.
Bölgeye geldiklerinden yaklaşık elli yıl sonra bu derebeylikler birleşerek bir krallığa dönüşecektir.Po roku 1951, kedy tu žilo asi 70 obyvateľov, sa obec stala súčasťou hraničného pásma.