"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.Y él decía, "Oh, me lo dijo un pajarito."
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.А він відповідав: "О, мені сорока на хвості принесла".
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.А он говорил, "Да сорока на хвосте принесла".
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.Той казваше: "О, чух го от едно птиченце."
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.והוא אמר "או, שמעתי בערוץ השמועות".
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.ويقول، "لقد سمعتهم يتحدثون عن ذلك."
"Fısıtlı gazetelerinden" derdi.彼は殺されました
Galler'e iyi şanslar derdim.¡Buena suerte, Gales!
Galler'e iyi şanslar derdim.- 웨일즈에겐 행운을 빕니다 -
Galler'e iyi şanslar derdim.הלך על וויילס, הייתי אומר.
Galler'e iyi şanslar derdim.فسأقول، حظًا طيبًا لويلز.
Galler'e iyi şanslar derdim.危機に対する準備のための法律を 反射的に求めてしまうことは
Geldik benim derdime.A nyní přicházíme k mému problému.
Geldik benim derdime.E agora chegamos ao meu problema.
Geldik benim derdime.Ed ora veniamo al mio problema.
Geldik benim derdime.En nu komen we bij mijn probleem.
Geldik benim derdime.És most érkeztünk el a problémámhoz.
Geldik benim derdime.Et maintenant, venons en à mon problème.
Geldik benim derdime.이제 제 문제의식에 도달했습니다.
Geldik benim derdime.Nyt tulemme minun ongelmaani.
Geldik benim derdime.Sekarang kita sampai di permasalahan saya.
Geldik benim derdime.Și acum ajungem la problema pe care o am eu cu această carte.
Geldik benim derdime.Teraz dochodzimy do mojego problemu.
Geldik benim derdime.Und nun kommen wir zu meinem Problem.
Geldik benim derdime.Y ahora vamos a otro problema.
Geldik benim derdime.Και τώρα ερχόμαστε στο δικό μου πρόβλημα.
Geldik benim derdime.А сега стигаме до моя проблем.
Geldik benim derdime.И вот теперь мы подходит к моей проблеме.
Geldik benim derdime.וכעת אנו מגיעים אל הבעיה שלי.
Geldik benim derdime.والآن سأحدثكم عن تحفظاتي.
Geldik benim derdime.なぜなら 私は全くもって誠実に この本に対する
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiAmikor fiatal kutató voltam, doktorandusz, első évben volt egy professzorunk, aki azt mondta nekünk,
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiCând eram o tânără cercetătoare la doctorat, am avut în primul an un profesor la cercetare care ne-a spus:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiDa jeg var en ung forsker, ph.d.-studerende, havde jeg i mit første år en professor der sagde til os,
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiKeď som bola doktorandka, mala som profesora, ktorý nám hovoril,
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiKiedy byłam młodym naukowcem, doktorantem, na pierwszym roku miałam profesora, który powiedział nam:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi ki제가 박사 과정을 밟는 중인 젊은 연구원이었던 첫 해에 제 지도교수님은 저희들에게 이런 말을 하셨죠.
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiNär jag var en ung forskare, en doktorand hade jag en professor som sa:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiOllessani nuori tutkija ja jatko-opiskelija ensimmäisenä vuonna professori sanoi:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiQuando eu era uma jovem investigadora, a fazer o doutoramento, no primeiro ano, tive um professor que dizia:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiКогато бях млад изследовател, докторант, през първата година един професор ни каза:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiКоли я була молодим дослідником, докторантом, у перший рік у нас був професор-дослідник, який сказав нам:
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiכאשר הייתי חוקרת צעירה, דוקטורנטית, בשנתי הראשונה היה לי פרופסור שנהג לומר לנו,
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi kiعندما كنت باحثة مبتدئة ، طالبة دكتوراة، في أول عام كان لدى أستاذ باحث قال لنا،
Genç bir araştırmacıyken, doktora öğrencisiyken, ilk yıl bir araştırma hocam vardı derdi ki指導教官の教授が みんなにこう言いました 「つまりだね-
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.Ha hercegnő vagy, akkor az "engedj" előtt azt kellene mondanod, hogy "menj az útból".
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.Vous devriez dire "laissez-moi" plutôt que "lâchez-moi", si vous êtes une princesse.
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.Αν ήσουν πραγματική Πριγκίπισσα, τότε "μετακινήσου" θα έπρεπε να πήγαινε πριν το "άφησε με".
Gerçek bir prenses olsaydın, "bırak"tan önce "çekil" derdin.عندما تتحدث الاميرة تقول من فضلك دعني, وليس دعني
Geronimo derdi ki,Geronimo azt szokta mondani,
Geronimo derdi ki,Gerónimo costumava dizer
Geronimo derdi ki,Geronimo đã từng nói
Geronimo derdi ki,Geronimo hovorieval že:
Geronimo derdi ki,Geronimo (leider van Apache-Indianen) zei:
Geronimo derdi ki,Geronimo mawiał:
Geronimo derdi ki,Geronimo obişnuia să spună că
Geronimo derdi ki,Geronimo pernah berkata
Geronimo derdi ki,Geronimo říkával, že:
Geronimo derdi ki,Geronimo sagte einmal:
Geronimo derdi ki,Gerónimo solía decir: