der ile cümle
der kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yerliler bu nehre "insan yiyen" derler ve ondan korkarlar.The locals call this river the "man-eater" and fear it.
Dan ve Linda'nın başı dertte.Dan and Linda are in trouble.
Uçurum ne kadar derin?How deep is the abyss?
Dan ikinci derece cinayetten suçlu bulundu.Dan pleaded guilty to second degree murder.
Dan, Lind Smith hakkında birinci derecede cinayetten yargılandı.Dan stood trial for the first degree murder of Linda Smith.
Tom dün derste değildi.Tom wasn't in class yesterday.
İşe geri dönmemize ne dersin?What do you say we get back to work?
Bir kadeh şaraba ne dersin?How about a glass of wine?
Bugün hiçbir ders yok.There are no classes today.
Hangi derslere giriyorsun?What classes do you teach?
Hangi dersleri alıyorsun?What classes are you taking?
Son derece iyi bir hikaye.It's an awfully good story.
Tom şimdi odasında ders çalışıyor.Tom is now studying in his room.
Bu son derece karmaşık bir süreç.It's an extremely complicated process.
Gitar dersleri için ne kadar ücret istiyorsun?What do you charge for guitar lessons?
Dersler için ne kadar ücret istiyorsun?What do you charge for lessons?
Bu çevre geceleyin son derece gürültülüdür.It's awfully noisy at night around here.
Bunun son derece yararlı olacağını düşünüyorum.I think that would be extremely helpful.
Bu son derece yararlı olacak.That would be extremely helpful.
Tom genellikle akşam yemeğinden sonra mı ders çalışır?Does Tom usually study after dinner?
Paydos etmemize ne dersiniz?What do you say we call it a day?
Bir dart oyununa ne dersin?How about a game of darts?
Bu dersten sonra ne yapacaksınız?What'll you do after this class?
Lütfen dersten muaf tutulabilir miyim?May I please be excused from class?
Fransız dersinde daha çok dikkat etmeliydim.I should've paid more attention in French class.
Tom sık sık derse geç kalır.Tom is often late for class.
Herkesin derhal buradan çıkması gerekiyor.Everyone needs to get out of here right away.
Bu derhal yapılmak zorunda değil.It doesn't have to be done right away.
Tom bir kaza geçirdiği için dün derse geç kaldı.Tom was late for class yesterday because he had an accident.
Dan karısı Linda'nın ölümcül derecede hasta olduğu konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that his wife, Linda, was terminally ill.
Tom karısına derinden aşık.Tom is deeply in love with his wife.
Amerika Birleşik Devletlerinde, hapşırdıklarında birine "çok yaşa" deriz.In the U.S., we say "bless you" to someone when they sneeze.
Bu son derece çirkin.It's extremely ugly.
Bu aşırı derecede çirkin.It's extremely ugly.
Derginin sayfalarını çevirdi.She paged through the magazine.
Tom Fransızca dersinde Mary'nin arkasında oturur.Tom sits behind Mary in French class.
Bizim enerji faturaları son derece yüksek.Our energy bills are extremely high.
Bugün hangi derslere girdin?What classes did you have today?
Ders çalışmaktan keyif alıyor musun?Do you enjoy studying?
Ders çalışmaktan hoşlanır mısın?Do you enjoy studying?
Maria dersi anlamadı. Konuşmacı daha yavaş konuşmalıydı.Mary did not understand the lecture. The speaker should have spoken more slowly.
Derhal odamı terk et.Leave my room immediately.
Derhal terk etmeni bekliyorum.I want you to leave right away.
Tom derste dikkatini vermiyordu.Tom wasn't paying attention in class.
O on derin nefes aldı.He took ten deep breaths.
Onu Almancada nasıl dersiniz?How do you say that in German?
Bu dersin konusu ne?What's this lecture about?
Herkes benim derslerime katılabilir ama herkes onları anlayamaz.Anyone can attend my lectures, but not everyone can understand them.
Onun gözlerine son derece içten baktı.He looked deeply into her eyes.
Tom May'nin gözlerine derinden baktı ve gülümsedi.Tom looked deeply into Mary's eyes and smiled.
O son derece romantik.He's extremely romantic.
Tom son derece romantik.Tom is extremely romantic.
Bukalemun deri rengini değiştirebilir.The chameleon can change its skin color.
Ders, çimenlerin büyümesini izlemek kadar sıkıcıydı.The lecture was as boring as watching grass grow.
Ders kuru boya izlemek kadar sıkıcıydı.The lecture was as boring as watching paint dry.
Bana bir içki ısmarlamaya ne dersin?How about you buy me a drink?
Bu son derece hassas olacaktı.That would be extremely delicate.
İlk ders kolay.The first lesson is easy.
İlk ders kolaydı.The first lesson is easy.
O son derce sabırlı.She is extremely patient.