Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Met Uw kracht hebt U de bergen stevig geplant; vastgezet door Uw sterkte.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.que aplacas o ruído dos mares, o ruído das suas ondas, e o tumulto dos povos.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Tú eres el que sosiegas el estruendo de los mares, el estruendo de las olas y el tumulto de los pueblos
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Tu rendi saldi i monti con la tua forza, cinto di potenza
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.ty, ktorý staviaš vrchy vo svojej sile, tak aby pevne stály súc opásaný hrdinskou silou;
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.ο κατασιγαζων τον ηχον της θαλασσης, τον ηχον των κυματων αυτης και τον θορυβον των λαων.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.Който правиш да утихва шума на морето, Бученето на вълните му и размирието на племената.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.משביח שאון ימים שאון גליהם והמון לאמים׃
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.المهدئ عجيج البحار عجيج امواجها وضجيج الامم.
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.使 諸 海 的 響 聲 、 和 其 中 波 浪 的 響 聲 、 並 萬 民 的 喧 嘩 、 都 平 靜 了
Denizlerin kükremesini, Dalgaların gümbürtüsünü, Halkların kargaşasını yatıştıran sensin.使 諸海 的 響聲 、 和 其中 波浪 的 響聲 、 並萬民 的 喧嘩 、 都 平靜了
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.ar fi mai grele decît nisipul mării: de aceea îmi merg cuvintele pînă la nebunie!
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Bizony súlyosabb ez a tenger fövenyénél; azért balgatagok az én szavaim.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.certo sarebbe più pesante della sabbia del mare! Per questo temerarie sono state le mie parole
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Ciertamente ahora pesarían más que la arena de los mares. Por eso mis palabras han sido apresuradas
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Denn nun ist es schwerer als Sand am Meer; darum gehen meine Worte irre.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Elles seraient plus pesantes que le sable de la mer; Voilà pourquoi mes paroles vont jusqu`à la folie!
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.For nu er den tyngre enn havets sand; derfor var mine ord tankeløse.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Jistě že by se nad písek mořský těžší ukázala, pročež mi se i slov nedostává.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Kajti sedaj je težja nego morski pesek. Zato so bile nepremišljene besede moje.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.바다 모래보다도 무거울 것이라 그럼으로 하여 나의 말이 경솔 하였구나
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Lebo by to bolo teraz ťažšie nad piesok morí, a preto sú aj moje slová nerozmyslené.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Se, tyngre är den nu än havets sand, därför kan jag icke styra mina ord.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Sillä se on nyt raskaampi kuin meren hiekka; sentähden menevät sanani harhaan.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Tedyby była cięższą nad piasek morski; przetoż mi słów niestaje.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Thi tungere er den end Havets Sand, derfor talte jeg over mig!
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Vì hiện giờ nó nặng hơn cát biển; Nên tại cớ ấy các lời nói đại ra.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Vì hiện_giờ nó nặng hơn cát biển ; Nên tại cớ ấy các lời_nói đại ra .
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Want zij zijn zwaarder dan het zand van duizend stranden. Daarom sprak ik zo overhaast!
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Επειδη τωρα ηθελεν εισθαι βαρυτερα υπερ την αμμον της θαλασσης δια τουτο οι λογοι μου καταπινονται.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Оно верно перетянуло бы песок морей! От того слова мои неистовы.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.Понеже сега би била по-тежка от морския пясък; Затова думите ми са били необмислени.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.כי עתה מחול ימים יכבד על כן דברי לעו׃
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.لانها الآن اثقل من رمل البحر. من اجل ذلك لغا كلامي.
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.現 今 都 比 海 沙 更 重 、 所 以 我 的 言 語 急 躁
Denizlerin kumundan ağır gelirdi, Bu yüzden abuk sabuk konuştum.現今 都 比 海沙 更重 、 所以 我 的 言語 急躁
Hayatımı yedi denizlerin üzerinde yaşıyorum!A viver a minha vida em alta nos sete mares!
Hayatımızı yedi denizlerin üzerinde yaşıyoruz!A viver a nossa vida em alta nos sete mares!
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resimEcco un'immagine delle acque internazionali viste dall'alto,
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Alors voici une photo de la haute mer vue d'en-dessous -- cette zone dans le bleu plus sombre.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Deci iată o imagine a mării libere văzută de sus - zona aceea de un albastru mai închis.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Esta es una foto del alta mar como se ve desde arriba; ese área en azul más oscuro.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Esta é uma foto das águas internacionais, em vista aérea — aquela área em azul mais escuro.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Hier ist ein Bild der Hohen See von oben gesehen -- gemeint ist der blaue Bereich.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Hier ziet u een afbeelding van de volle zee, van bovenaf gezien -- het donkerblauwe gebied.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Jadi inilah gambar laut lepas dilihat dari atas -- daerah berwarna biru gelap.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Oto zdjęcie wód międzynarodowych widzianych z góry - ten obszar zaznaczony ciemniejszym niebieskim.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Ιδού λοιπόν μια εικόνα της ανοιχτής θάλασσας από ψηλά -- αυτή η περιοχή σε σκούρο μπλε.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.Ето снимка от открито море, видяно отгоре -- областта в тъмно синьо.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim - koyu mavi ile gösterilen alan.На карте, которая сейчас перед вами, открытые моря помечены более темным оттенком синего цвета.
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resimשל זהירות וכבוד. אז הנה תמונה של הימים הבינלאומיים כפי שהם נראים מלמעלה --
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resimلذلك هذه صورة لأعالي البحار كما ظهر من مكان مرتفع --
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resimこの地図でいうと 濃い青で示された領域が公海です
İşte burada açık denizlerin yukarıdan görünümünü gösteren bir resim앞서 살펴본 바와 같이, 여기 공해(公海)의 그림이 있습니다.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.기쁜 소식은 현재 전세계적으로 4000 여 곳이 넘는 보호 구역이 존재한다는 것입니다.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Dobra novica je, da je danes več kot 4.000 morskih območij po svetu, ki uživajo neko vrsto zaščite.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Dobra wiadomość: na świecie istnieje obecnie ponad 4 tysiące obszarów morskich znajdujących się pod ochroną.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Hyvä uutinen on se, että nyt maailman merissä on yli 4 000 jollain tavoin suojeltua paikkaa.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.La notizia buona è che ora vi sono intorno al globo più di 4.000 aree marine variamente protette.
İyi haber şu ki, artık dünyanın çeşitli denizlerinde 4,000'den fazla yer bir şekilde koruma altında.Và tin tốt là hiện giờ có hơn 4000 địa điểm trên biển, xung quanh thế giới, có được những sự bảo vệ nhất định.