Ve gerçekten de böyle denizlere doğru adım adım ilerliyor olabiliriz.And this might be the kind of seas we're headed for.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.And I've dived in deep-sea submersibles around the world.
"Niye denizlere gitmediler?""Why didn't they go into the waters?"
Denizlere geçtiler.I just told you that dinosaurs weren't in. We now know them today from the ice caps.
"İngilizler denizlere hakim.Great Britain has a dominant navy.
İngilizler denizlere hakimdi.Great Britain had this dominant navy.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.They flooded, becoming seas.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rivers washed sediment into the seas, until the organic remains of the algae were buried.
Yıllar sonra, Katreus oğlunu ve tahtının varisini aramak için denizlere açıldı.Years later, Catreus sailed the seas searching for his son, and heir to his throne.
12 yaşında denizlere açıldı.Bereits mit zwölf Jahren fuhr er zur See.
Bu yelkenli ile Guam halkının özgürlüğü, cesareti ve korkusuzca denizlere açılmaları simgelenmektedir.Dies symbolisiert die Freiheit und den Mut der damaligen Bewohner, furchtlos über das Meer zu fahren.
12 yaşında denizlere açıldı.Il prit la mer à l'âge de 12 ans.
12 yaşında denizlere açıldı.Se hizo a la mar a la edad de 12 años.
Her 10.000 yılda bir, bir insana denizlere hükmetme ve gözlemleme yetkisini verdiği söylenir.Se dice que solo aparece una persona capaz de dominarlo cada 10.000 años.
Birçok tatlı su türü larvası nehir ağızlarından aşağıdaki tuzlu sulara hatta denizlere doğru taşınırlar.Numerosos ríos bajan de sus cerros que llevan sus aguas al río Salí o Dulce.
12 yaşında denizlere açıldı.S'imbarcò per mare all'età di 12 anni.
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.Большие мелководные пруды (которые называются выпарными прудами) заливают морской водой.
Bütün okyanuslarda yaygınlardır, sadece küçük denizlere girmemeye özen gösterirler.Распространён в открытых водах всех океанов, но повсюду встречается весьма редко.
Denizlere yayılmış sillilerdendir.Среди них будут: Ship Deck (На палубе).
Denizlere yayılmış sillilerdendir.Van zeedennen wordt hars afgetapt.
12 yaşında denizlere açıldı.W wieku 12 lat został marynarzem.
Pön savaşları ile birlikte açık denizlere de çıkılmaya başlandı.Po dostatečném odpočinku se vydávají na otevřené moře.
12 yaşında denizlere açıldı.Som 16-årig stak han til søs.
12 yaşında denizlere açıldı.Han reiste til sjøs tolv år gammel.
Denizlere kıyısı olmadığından deniz kuvvetleri de yoktur.海や川を越えられないというのも嘘。
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.ちなみに海水を引いた「親水池」などもある。
Uçan Hollandalı ile denizlere açılır.利用荷蘭贈送的觀光丸進行船員培訓。
12 yaşında denizlere açıldı.바다에 대한 동경으로 12살부터 해군에 입대했다.
Karalarda başlayan bu memeli evrimi zaman içinde denizlere de sıçramıştır.החל בשנה זו החל תהליך היפוך שנתי בשיכוב מי הים.
Ama sonra Denizlere olan tutkusu yeniden başladı ve babasıyla da arası açıldı.След това отново е моряк и пак се връща при баща си.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.500년 전만 해도 큰 범선이면 모든게 충분했습니다 우리는 신대륙을 발견했습니다
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.500 lat temu poprawiła się jakość statków, odkryliśmy nowy kontynent.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.500 лет назад, когда парусники стали достаточно надёжными, мы открыли новый континент.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.Acum 500 de ani, ne bazam pe transportul naval, ceea ce ne-a ajutat să descoperim un nou continent.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.Hace 500 años, los barcos empezaron a lograr una relativa fiabilidad y encontramos un continente nuevo.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.Vor 500 Jahren begannen Segelschiffe zuverlässig zu werden; und wir fanden einen neuen Kontinent.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.Πριν 500 χρόνια, τα ιστιοφόρα πλοία ξεκίνησαν να είναι αρκετά αποτελεσματικά, βρήκαμε μια νέα ήπειρο.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.Преди 500 години платноходите започнали да стават достатъчно надеждни; открили сме нов континент.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.לפני 500 שנה, ספינות מפרש התחילו להיות אמינות מספיק, מצאנו יבשת חדשה.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.قبل 500 عام، أصبحت السفن معتمدة بما فيه الكفاية؛ وجدنا قارة جديدة.
500 yıl önce , güvenli bir şekilde denizlere açıldık;... ... ve yeni bir kıta bulduk.我々は新しい大陸を発見しました 150年前 蒸気機関車が十分効率的になり
"biz açık denizlere gideceğiz" dediler.바깥 바다로 나서자.
"biz açık denizlere gideceğiz" dediler.אנחנו הולכים לים העמוק."
"biz açık denizlere gideceğiz" dediler.نحن ذاهبون الى التوجه الى أعالي البحار.
"biz açık denizlere gideceğiz" dediler.何世代にも渡って あれこれあった後に
"Bolide" çarpışmasının beş, on milyon yıl sonrasında bir çok hayvan denizlere girmişti.5-10 miljoonan vuoden kuluttua meteoroidin törmäyksestä on valtavasti veteen meneviä eläimiä.
"Bolide" çarpışmasının beş, on milyon yıl sonrasında bir çok hayvan denizlere girmişti.5백만에서 천만년 내에 폭발유성 충돌현상이 일어났고
"Bolide" çarpışmasının beş, on milyon yıl sonrasında bir çok hayvan denizlere girmişti.În 5-10 milioane de ani de la impactul meteoritului, o întreagă varietate de animale a intrat în apă.
"Bolide" çarpışmasının beş, on milyon yıl sonrasında bir çok hayvan denizlere girmişti.За 5, 10 миллионов лет до удара астероида множество животных ушло в воду.
"Bolide" çarpışmasının beş, on milyon yıl sonrasında bir çok hayvan denizlere girmişti.خلال 5 إلى 10 ملايين سنة بعد اصطدام النيزك
"Bolide" çarpışmasının beş, on milyon yıl sonrasında bir çok hayvan denizlere girmişti.あらゆる生物種が水中で進化しました なぜ恐竜は陸地に留まったのか?
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Au fost inundate, devenind mări.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Che si sono allagate, diventando mari.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.De svämmade över och blev hav.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Diese wurden, vom Wasser geflutet, zu Meeren.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Ezek megteltek vízzel, s tengerekké váltak.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.거기에 물이 차서 바다가 되었다.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Ne tulvivat ja niistä tuli meriä.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Poplavilo jih je in nastala so morja.
Bunlar sellerle dolup denizlere dönüştü.Rozpadliny te zalewała woda, zamieniając je w morza.