RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Lorsqu`il disposa les cieux, j`étais là; Lorsqu`il traça un cercle à la surface de l`abîme,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Maar toen Hij de hemelen schiep, was ik erbij en ook toen Hij de diepe wateren maakte.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Mikor készíté az eget, ott valék; mikor felveté a mélységek színén a kerekséget;
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,När han beredde himmelen, var jag tillstädes, när han spände ett valv över djupet,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,quando egli fissava i cieli, io ero là; quando tracciava un cerchio sull'abisso
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Quando ele preparava os céus, aí estava eu; quando traçava um círculo sobre a face do abismo,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Οτε ητοιμαζε τους ουρανους, εγω ημην εκει οτε περιεγραφε καμαραν υπερανω του προσωπου της αβυσσου
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Когато приготовляваше небето, аз бях там, когато разпростираше свод над лицето на бездната.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,Когда Он уготовлял небеса, я была там. Когда Он проводил круговую черту по лицу бездны,
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,בהכינו שמים שם אני בחוקו חוג על פני תהום׃
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,لما ثبت السموات كنت هناك انا. لما رسم دائرة على وجه الغمر.
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,他 立 高 天 、 我 在 那 裡 . 他 在 淵 面 的 周 圍 、 劃 出 圓 圈
RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,他 立 高天 、 我 在 那 裡 . 他 在 淵面 的 周圍 、 劃出 圓圈
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.(134:6) Господь творит все, что хочет, на небесах и на земле, на морях и во всех безднах;
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Alles, was er will, das tut er, im Himmel und auf Erden, im Meer und in allen Tiefen;
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Cožkoli chce Hospodin, to činí na nebi i na zemi, v moři i ve všech propastech.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Domnul face tot ce vrea în ceruri şi pe pămînt, în mări şi în toate adîncurile.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Herren gjør alt det han vil, i himmelen og på jorden, i havene og alle dyp,
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.HERREN gør alt, hvad han vil, i Himlene og på Jorden, i Have og alle Verdensdyb.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.HERREN kan göra allt vad han vill, i himmelen och på jorden, i haven och i alla djup;
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Hospodin činí všetko, čo sa mu ľúbi, na nebi i na zemi, v mori a vo všetkých priepastiach,
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Ia melakukan apa yang dikehendaki-Nya, di langit dan di bumi, di laut dan di samudra yang dalam
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.In de hemel en op aarde, in de diepten van de zee, overal doet de HERE wat Hem goeddunkt.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Jehovah ha hecho todo lo que ha querido en los cielos y en la tierra, en los mares y en todos los océanos
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Kaiken, mitä Herra tahtoo, hän tekee, sekä taivaassa että maassa, merissä ja kaikissa syvyyksissä;
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Karkoli mu je po volji, dela GOSPOD v nebesih in na zemlji, v morjih in v vseh breznih.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.여호와께서 무릇 기뻐하시는 일을 천지와 바다와 모든 깊은데서 행하셨도다
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Mind megteszi az Úr, a mit akar: az egekben és a földön, a vizekben és minden mélységben.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Tout ce que l`Éternel veut, il le fait, Dans les cieux et sur la terre, Dans les mers et dans tous les abîmes.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Tudo o que o Senhor deseja ele o faz, no céu e na terra, nos mares e em todos os abismos.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Tutto ciò che vuole il Signore, egli lo compie in cielo e sulla terra, nei mari e in tutti gli abissi
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Wszystko co chce Pan, to czyni, na niebie i na ziemi, w morzu i we wszystkich przepaściach.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.Господ прави всичко що Му е угодно На небето и на земята, в моретата и във всичките бездни.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.כל אשר חפץ יהוה עשה בשמים ובארץ בימים וכל תהומות׃
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.كل ما شاء الرب صنع في السموات وفي الارض في البحار وفي كل اللجج.
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.耶 和 華 在 天 上 、 在 地 下 、 在 海 中 、 在 一 切 的 深 處 、 都 隨 自 己 的 意 旨 而 行
RAB ne isterse yapar, Göklerde, yeryüzünde, Denizlerde, bütün derinliklerde.耶和華 在 天上 、 在 地下 、 在 海中 、 在 一切 的 深處 、 都 隨 自己 的 意旨 而行
Sana söyledim. Güney Denizlerde erkekler kızları olduğu gibi kabul ediyorlar.Както съм ви казвал и преди, в южните части на Тихия океан мъжете никога не се взираха в телата на жените.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Bjergene ser dig og skælver. Skyerne nedsender Regnskyl, og Afgrunden løfter sin Røst.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Các núi thấy Ngài thì đều sợ hãi; Các dòng nước chảy mạnh, Vực sâu vang tiếng, Rún biển giơ tay lên cao.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Các núi thấy Ngài thì đều sợ_hãi ; Các dòng nước chảy mạnh , Vực sâu vang tiếng , Rún biển giơ tay lên cao .
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.산들이 주를 보고 흔들리며 창수가 넘치고 바다가 소리를 지르며 손을 높이 들었나이다
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.tnak téged [és] megrendülnek a hegyek, gátat tör a víz-ár, harsog a hullám, [és] magasra emeli karjait.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Videle so te gore in se tresle; usula se je ploha, brezno je grmelo, visoko je vzdigovalo roke svoje.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Viděly tě hory, třásly se, povodeň vod ustoupila; vydala propast hlas svůj, hlubina rukou svých pozdvihla.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Vuoret näkevät sinut ja järkkyvät, rankkasade purkaa vettä, syvyys antaa äänensä, kohottaa kätensä korkealle.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Видяха Те планините и се убояха; Водният потоп нападна; Бездната издаде гласа си, Вдигна ръцете си нависоко.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.Увидев Тебя, вострепетали горы, ринулись воды; бездна дала голос свой, высоко подняла руки свои;
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.ראוך יחילו הרים זרם מים עבר נתן תהום קולו רום ידיהו נשא׃
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.ابصرتك ففزعت الجبال. سيل المياه طما. اعطت اللجّة صوتها. رفعت يديها الى العلاء.
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.山 嶺 見 你 、 無 不 戰 懼 . 大 水 氾 濫 過 去 、 深 淵 發 聲 、 洶 湧 翻 騰 。 〔 原 文 作 向 上 舉 手
Sarsıldı dağlar seni görünce, Seller her yanı süpürüp geçti. Engin denizler gürledi, dalgalar yükseldi.山 嶺見 你 、 無不戰懼 . 大水 氾濫過 去 、 深淵發聲 、 洶湧 翻騰 。 〔 原文 作 向上 舉手
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.A Zöldségek: ők lehetnek az óceánok megmentői.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Gemüse: sie könnten noch die Meere retten.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Groenten: zij kunnen misschien de oceanen nog redden.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Grönsaker: de kan fortfarande rädda haven.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Las verduras podrían salvar los océanos.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Legume: ar putea încă să salveze oceanele.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Les légumes : ils pourraient sauver les océans.
Sebzeler! Bunlar denizlerimizi koruyabilir.Le verdure: possono ancora salvare gli oceani.