10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.1만 제곱 킬로미터의, 남쪽 바다 위에 보석처럼 던져진 수만 개의 섬들.
10,000 kilometrekare, onlarca binlerce ada güney denizi üzerine mücevherler gibi fırlatılmışlar.南洋の何万もの宝石のような島々 私は最近ホクレアという
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Helsingfors grundas för att konkurrera med Tallinn om handeln på Östersjön
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Helsinki est fondée pour faire concurrence avec Tallinn pour le commerce de la mer Baltique
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Helsinki perustetaan kilpailemaan Tallinnan kanssa Itämeren kaupasta
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 Основан город Хельсинки, призванный конкурировать с Таллинном за торговое владычество на Балтийском море
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550 تم تأسيس هلسنكي لتنافس تالّين على تجارة بحر البلطيق
1550 Baltık Denizi ticaretinde Talin ile rekabet edebilmek için Helsinki kuruldu.1550年,设立赫尔辛基,旨在和塔林争夺波罗的海贸易。
1960'lardan bu yana Aral denizinin neredeyse %75'i çekildi.A partire dagli anni '60 il Lago d'Aral si è ridotto del 75% circa.
1960'lardan bu yana Aral denizinin neredeyse %75'i çekildi.Desde 1960, o Mar de Aral encolhe por volta de 75%.
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriBacalhau no Báltico (1.000 toneladas de bacalhau)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriCabillaud dans la Baltique (1 000 tonnes de cabillaud)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriDorsz w Morzu Bałtyckim (1 000 ton dorsza)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriItämeren turska (1 000 tonnia turskaa)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriKabeljau in der Ostsee (1 000 Tonnen Kabeljau)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriKabeljauw in de Oostzee (1.000 tonnen kabeljauw)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriMerluzzo nel Baltico (1 000 tonnellate di merluzzo)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriPolenovka v Baltskem morju (1000 ton polenovke)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriProč byl počátek 80. let tak úspěšný pro lovce tresek?
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriRezerva de cod din Marea Baltică (mii de tone de cod)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriSiden midt i 1980'erne har der været langt færre større saltindtrængninger havbunden til vandet.
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriTőkehalmennyiség a Baltitengerben (1000 tonna tőkehal)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriTreska v Baltskom mori (1 000 ton tresky)
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriVarför gick torskfisket så bra i början av 1980-talet?
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriΤα ψάρια αναπνέουν οξυγόνο διαλυμένο στο νερό
1980’lerin ortalarından beri, Kuzey Denizi’nden gelen büyük içeriТреска в Балтийско море (1 000 тона треска)
-40 derecede sondaj yapılıyor. Ross Denizi'nde sondaj yaptık.Kami menggali pada suhu minus 40 menggali di laut Ross.
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."Es heißt Regina Maris... ...die "Königin der Meere".
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."Hal ini disebut Maris Regina... ... "Ratu Laut."
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."Il s'appelle le Regina Maris. "La Reine des Mers".
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."로지나 마리스는 이것을 "Queen of the Sea(바다의 여왕)"라고 부릅니다.
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."Se llama la Regina Maris... .. .la "Reina del mar".
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."Si chiama Regina Maris... ...la "regina del mare".
Adı Regina Maris... ..."Denizin Kraliçesi."Нарича се Реждина Марис, "Кралицата на Морето".
Ama şu an Hazar Denizi ötesine Avrupa'ya ve hatta potansiyel bir Türkmen-Maar nu levert het gas over de Kaspische Zee naar Europa, en er is zelfs een Turkmeens-
Ama şu an Hazar Denizi ötesine Avrupa'ya ve hatta potansiyel bir Türkmen-Ora, attraverso il Mar Caspio, porta gas in Europa e potenzialmente anche con un oleodotto verso
Ama şu an Hazar Denizi ötesine Avrupa'ya ve hatta potansiyel bir Türkmen-Но сега той доставя газ през Каспийско море за да осигури Европа, и дори потенциално тръбопровод през
Ama şu an Hazar Denizi ötesine지금은 카스피해를 통해 가스를
Ama şu an Hazar Denizi ötesineВ данное время через его территорию проходит газопровод под Каспийским морем, который снабжает Европу.
Ama şu an Hazar Denizi ötesineאבל היום היא מספקת גז דרך הים-הכספי
Ama şu an Hazar Denizi ötesineلكنها الآن تشارك بتوزيع غاز عبر بحر الكاسبان ( قزوين ) .
Ama şu an Hazar Denizi ötesineヨーロッパに供給するのに貢献しています
Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzde 50'si denizin altında yatmakta.50퍼센트의 미국은 바다 아래에 있습니다.
Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzde 50'si denizin altında yatmakta.50 אחוזים מארצות הברית נמצאים מתחת לים.
Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzde 50'si denizin altında yatmakta.50% من الولايات المتحدة تقع تحت البحار.
Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzde 50'si denizin altında yatmakta.-ligger 50 procent av USA under havsytan.
Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzde 50'si denizin altında yatmakta.ligt 50% van de VS onder water.
Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzde 50'si denizin altında yatmakta.我々が所有し、法的支配権があり、
Ancak denizin çok tuzlu hale gelmesinden ötürü bir grup, Afrika'yı terk ettiEl lenguaje también, así como el arte y la joyería. [ 50/45.000 años atrás ]
Ancak denizin çok tuzlu hale gelmesinden ötürü bir grup, Afrika'yı terk ettiMas o mar ficou muito salgado, e um grupo decidiu fugir de África, através do Mar Vermelho, até à
Ancak denizin çok tuzlu hale gelmesinden ötürü bir grup, Afrika'yı terk etti紅海を越え、アラビア半島に到達した。 [ 5〜4.5万年前 ]
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.그 당시에는
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler. Ve bu dönemde -- bir takım şeyler oldu.Ils étaient pleins d'une passion pionnière, ils s'enflammaient pour les problèmes de la mer Aral.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler. Ve bu dönemde -- bir takım şeyler oldu.Ze waren vervuld van een soort pioniers-passie, fanatiek over de problemen van het Aralmeer.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.Y es interesante, cuando hago memoria, ellos fueron los primeros ambientalistas de verdad.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.נסערים מהבעיות של ימת אראל.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.تحدثت عن مشاكل بحر الآرال.
Aral denizi ile ilgili sorunlar gündeme getirdiler.その時代には ある意味--
Aral Denizindeki balık filolarını gösteriyor. onların kazdığı kanalı görüyorsunuz?Es zeigt die Fischerflotten des Aralsees. Sehen Sie den Kanal, den sie gegraben haben?
Aral Denizindeki balık filolarını gösteriyor. onların kazdığı kanalı görüyorsunuz?아랄해의 어선단이 보입니다. 사람들이 파고 있는 운하가 보이십니까?