Ana içeriğe geç
Sözlük

denizciler ile cümle

denizciler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Denizciler hep böyledir.Marines zijn allemaal zo.
Denizciler hep böyledir.Marinir semuanya seperti itu.
Denizciler hep böyledir.Marinir semuanya seperti itu.
Denizciler hep böyledir.- To ne bo dolgo trajalo.
Denizciler hep böyledir.- Морските са така.
Denizciler hep böyledir.У морских пехотинцев так принято.
Denizciler hep böyledir.جنود البحرية كلّهم مثل ذلك
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüGalapagos erau " Las encantadas " (Fermecate).
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüLas Encantadas - "Začarované".
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüΣτο μυαλό των ναυτικών, τα νησιά Γκαλαπάγκος ήταν " Τα μαγεμένα " .
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüМоряки называли Галапагосы на свой манер "Энкантадас" или "Зачарованный мир".
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüבמחשבותיהם של הספנים "הגאלאפאגוס היו: "לאס אנקנטאדאס .מכושפים
Denizcilerin gözünde bu adalar büyülüydüفي عقول الملاحين غالاباغوس كانت لاس أينكانتاداس، مسحورة
- Denizciler!Invincible...
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.그러나 그 사람들이 힘써 노를 저어 배를 육지에 돌리고자 하다가 바다가 그들을 향하여 점점 더 흉용하므로 능히 못한지라
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Mændene søgte nu at ro tilbage til Land, men kunde ikke, da Havet rejste sig mere og mere imod dem.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Mennene prøvde nu å ro tilbake til land, men de maktet det ikke; for sjøen slo sterkere og sterkere mot dem.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Những người ấy bắt tay chèo vào bờ; song không được, vì biển càng nổi lên nghịch cùng họ mãi.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.Những người ấy bắt_tay chèo vào bờ ; song không được , vì biển càng nổi lên nghịch cùng họ mãi .
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.ויחתרו האנשים להשיב אל היבשה ולא יכלו כי הים הולך וסער עליהם׃
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.ولكن الرجال جذفوا ليرجّعوا السفينة الى البر فلم يستطيعوا لان البحر كان يزداد اضطرابا عليهم.
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.然 而 那 些 人 竭 力 盪 槳 、 要 把 船 攏 岸 、 卻 是 不 能 . 因 為 海 浪 越 發 向 他 們 翻 騰
Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.然而 那些 人 竭力 盪槳 、 要 把 船 攏岸 、 卻 是 不 能 . 因 為 海浪 越 發向 他 們翻騰
- Denizciler!- Lính thủy đánh bộ!
- Denizciler!- Mariňáci!
- Denizciler!- Marines!
- Denizciler!- Marines!
- Denizciler!- Marines!
- Denizciler!- Marinir!
- Denizciler!- Marinir!
- Denizciler!Này, Boeun...
- Denizciler!Que ano!?
- Denizciler!Ποια χρονιά!
- Denizciler!- Морская пехота!
- Denizciler!Який рік?
Denizci olan, hep denizci kalır. Ne istiyorlar? Denizciler hep böyledir.Anh đang ra khơi.
Dev kaplumbağalar eski denizcileri o kadar etkiledi ki, bu adalara onların adını verdilerObří želvy tak okouzlily dávné mořeplavce, že ostrovy nazvali po nich.
Dev kaplumbağalar eski denizcileri o kadar etkiledi ki, bu adalara onların adını verdilerŢestoasele uriaşe i-au impresionat atât de tare pe vechii marinari, încât ei au numit aceste insule după ele.
Dev kaplumbağalar eski denizcileri o kadar etkiledi ki, bu adalara onların adını verdilerΟι γιγάντιες χελώνες εντυπωσίασαν τόσο τους ναυτικούς... που έδωσαν το όνομά τους σ'αυτά τα νησιά.
Dev kaplumbağalar eski denizcileri o kadar etkiledi ki, bu adalara onların adını verdilerГигантские черепахи произвели такое впечатление на моряков, что они назвали острова в их честь
Dev kaplumbağalar eski denizcileri o kadar etkiledi ki, bu adalara onların adını verdilerצבים ענקיים, כל-כך הרשימו את הספנים .הקדמונים שהם קראו לאיים על שמם
Dev kaplumbağalar eski denizcileri o kadar etkiledi ki, bu adalara onların adını verdilerأثارت سلاحف عملاقة إعجاب الملاحين القدماء لذا بأنّهم سمّوا هذه الجزر بعدهم
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Ammutolite, abitanti della costa, mercanti di Sidòne, i cui agenti attraversavan
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Bli stille, I som bor på kysten som Sidons sjøfarende kjøbmenn opfylte!
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Calai-vos, moradores do litoral, vós a quem encheram os mercadores de Sidom, navegando pelo mar.
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Callad, oh moradores de la costa, mercaderes de Sidón, que cruzando el mar te han llenado
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Det er ude med Kystlandets Folk, med Zidons Købmænd, hvis Sendebud for over Havet,
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Die Einwohner der Insel sind still geworden. Die Kaufleute zu Sidon, die durchs Meer zogen, füllten dich,
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Hỡi dân cư bờ biển, là nơi những lái buôn Si-đôn, là những kẻ vượt biển chở đồ hàng đến, hãy nín lặng!
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Hỡi dân_cư bờ biển , là nơi những lái_buôn Si-đôn , là những kẻ vượt biển chở đồ_hàng đến , hãy nín_lặng !
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!바다에 왕래하는 시돈 상고로 말미암아 부요하게 된 너희 해변 거민들아 잠잠하라
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Molčite, prebivalci otoka Tirskega! Kupci sidonski, ki se prepeljavajo po morju, so te napolnjevali;
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!muljatok meg lakosi e partvidéknek, a melyet Sidon kalmárai, a kik tengeren járnak, töltöttek be [egykor.]
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Mykistykää, te rantamaan asukkaat! Siidonin kauppamiehet, merenkulkijat, täyttivät sinut.
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Sitten stumma, I kustlandets invånare! Köpmän från Sidon, sjöfarande män, uppfyllde dig;
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Soyez muets d`effroi, habitants de la côte, Que remplissaient les marchands de Sidon, parcourant la mer!
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!To mi o nich objawiono. Umilknijcież, obywatele wyspy! którą kupcy Sydoóscy pływając przez morze napełniali.
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Umlknětež obyvatelé ostrovu, kterýž kupci Sidonští, plavíce se přes moře, naplňovali,
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Umĺknite, obyvatelia ostrova! Sidonskí kupci, ktorí sa plavili morom, plnili ťa bohatstvom.
Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği Sayda tüccarları, susun!Млъкнете, вие жители на крайморието, Да! ти, когото сидонските търговци, Минаващи през морето, са обогатили
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod