Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Tapi apa yang sangat menarik: tidak seperti keramik yang dibakar di tungku, mutiara dibentuk di laut.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Разликата е, че нашата керамика се изважда от пеща, а това става във морската вода.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.Только в отличие от керамики, полученной обжигом, раковина создана в морской воде.
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.אבל מה שמאוד מעניין הוא שבשונה מהקרמיקות שלנו שנוצרות במשרפות,
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.لكن ما هو ممتع فعلاً: إنه ليس مثل السيراميك الموجود في الأفران،
Ama gerçekten ilginç olan fırında olan bizim seramiklerimizin tersine bu deniz suyunda oluyor.真珠は海水生物の体の中と近くで作られます
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.Allí, una cucharadita de agua de mar puede contener más de un millón de seres vivos.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.한 찻숟가락에 담긴 바닷물에는 살아있는 생물들이 백만도 넘어
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.Łyżeczka wody morskiej może kryć ponad milion stworzeń.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.O linguriță de apă de mare poate conține peste un milion de organisme vii.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.Uma colher de chá de água do mar pode conter mais de um milhão de criaturas vivas.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.Un cucchiaino di acqua di mare può contenere più di un milione di creature viventi.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.Une cuillère à café d'eau de mer peut contenir plus d'un million de créatures vivantes.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.В чайной ложке морской воды может содержаться более миллиона живых существ.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.כפית של מי ים יכולה להכיל יותר ממליון יצורים חיים.
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.إن نحو ملعقة صغيرة من ماء البحر يمكن أن تحوي أكثر من مليون كائن حي
Bir çay kaşığı deniz suyu, bir milyondan daha fazla yaşayan varlık içerebilir.けれど、そこで生き残ることは、簡単なことではない。
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluyduAu săpat o fântână dar au găsit apă mai sărată decât oceanul.
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluyduHọ đào một cái giếng, nhưng phát hiện ra là nước còn mặn hơn cả nước biển.
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluyduVykopali studnu, ale nalezli jen vodu slanější než samo moře.
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluydu'Εσκαψαν πηγάδι και βρήκαν νερό αλμυρότερο κι απ'της θάλασσας.
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluyduВыкопав колодец, моряки нашли воду ещё более соленую, чем в океане.
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluydu,הם חפרו באר .אך מצאו מים מלוחים יותר מהים
Bir kuyu kazdılar ama buldukları su deniz suyundan daha tuzluyduحفروا بئر , لكن وجد ماء أملح من البحر
Büyük kanalın, turistler bakımından, yaşayanlar hattında, deniz suyunu arındırma ve tarım bakımından?Chodziło o stworzenie odpowiednika, w zależności od punktu widzenia,
Büyük kanalın, turistler bakımından, yaşayanlar hattında, deniz suyunu arındırma ve tarım bakımından?생명줄이라면 어떨까 라고 말이지요. 만약에 우리가 대운하의
Büyük kanalın, turistler bakımından, yaşayanlar hattında, deniz suyunu arındırma ve tarım bakımından?Что, если бы это был эквивалент, зависящий от того, где мы,
Büyük kanalın, turistler bakımından, yaşayanlar hattında, deniz suyunu arındırma ve tarım bakımından?מה אם הוא עורק חיים? מה אם היא שווה-הערך, תלוי במקום שאתה נמצא,
Büyük kanalın, turistler bakımından, yaşayanlar hattında, deniz suyunu arındırma ve tarım bakımından?ماذا إذا كان هو شريان الحياة؟ ماذا إذا إنه يعادل، اعتمادا على مكان تواجدكم،
Büyük kanalın, turistler bakımından, yaşayanlar hattında, deniz suyunu arındırma ve tarım bakımından?それが 大運河のように 観光や居住 脱塩や農業など
Denizden suyu alırız ve basınç uygularız. Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Vezmeme vodu z moře ta je natlakována a tento tlak nutí vodu projít membránou.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.따라서 바닷물에는 약 3000만년 분량의 핵융합 연료가 존재한다고 할 수 있습니다.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.A tengervízben van 30 millió évre elegendő fúziós üzemanyag.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Chúng ta có 30 triệu năm nhiên liệu hợp hạch có trong nước biển.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Combustibilul pentru fuziune din apa marină ne va ajunge 30 de milioane de ani.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.E abbiamo nel mare combustibile per 30 milioni di anni di fusione.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.En we hebben 30 miljoen jaar aan fusiebrandstof in zeewater.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Im Meer befindet sich Fusionstreibstoff für 30 Millionen Jahre.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Kita memiliki bahan bakar fusi di air laut yang cukup untuk 30 miliar tahun.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.L'eau de mer nous offre du carburant pour 30 millions d'années de fusion.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Meillä on 30 miljoonan vuoden edestä fuusiopolttoainetta merivedessä.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Temos o equivalente a 30 milhões de anos de combustível para fusão na água do mar. Todos o podem obter.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.V mořské vodě se skrývá 30 miliónů let fúzní reakce.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.W oceanach jest tyle paliwa że starczy nam na 30 milionów lat jako paliwo do fuzji.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.Y tenemos 30 millones de años en combustible de fusión del agua de mar.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.В океане имеется топлива для синтеза на 30 миллионов лет.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.И ние имаме гориво за синтез за 30 милиона години в морската вода.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.ויש לנו די דלק היתוך במי-הים ל-30 מליון שנים.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.ولدينا ما يساوي ثلاثين مليون سنة من وقود الإنصهار في ماء البحر.
Deniz suyunda 30 milyon yıllık füzyon yakıtımız var.皆が手に入れる事ができます だから核融合を行いたいのです
Deniz suyunu ve kumu alıp, bir çeşit ürün yetiştiren bir şirket gördüm.어떤 회사를 보았는데, 그 회사는 바닷물과 모래를 가지고, 정제하지 않은
Deniz suyunu ve kumu alıp, bir çeşit ürün yetiştiren bir şirket gördüm.Tôi thấy có 1 công ty, họ lấy nước biển và cát, và họ trồng nhưng
Deniz suyunu ve kumu alıp, bir çeşit ürün yetiştiren bir şirket gördüm.אך ראיתי גם את זה. ראיתי חברה שלקחה מי ים,
Deniz suyunu ve kumu alıp, bir çeşit ürün yetiştiren bir şirket gördüm.رأيت شركة تؤخذ مياه البحر ، والرمل ، وكانت تنتج
Deniz suyunu ve kumu alıp, bir çeşit ürün yetiştiren bir şirket gördüm.海水と 砂を利用して、まったく無処理で 純粋な海水で育つ植物を育てているのを見ました
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.A tengervízben van lítium. Ez a sárga vonal.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.E il litio è nell'acqua di mare. Questa è la barra gialla.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.리튬은 바닷물에도 존재하고 있습니다. 그것이 노란선입니다.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.Le lithium se trouve dans l'eau de mer. C'est la ligne jaune.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.Lithium ist im Meerwasser - die gelbe Linie.