Buna ayırma deniyor.Nun teilt man diesen auf.
Kentin doğu kesimine Sarıgşin (Sarı Şehir) deniyordu.Er erhebt sich östlich der Ortschaft Höch.
Şehir merkezine forum deniyordu.Im Zentrum der Stadt stand das Forum.
Onu onurlandırmak amacıyla, bu bitkilerin cins adına Fortunella deniyor.C’est en l’honneur de cette découverte qu’ils le nomment lac Fortune.
Buna ayırma deniyor.On décide de l'isoler.
Çünkü kendimi sadece geriye çekmiştim, bir sanatçı olmayı değil bir pop şarkı yazarı olmayı deniyordum."C'est ce jour-là que je me suis dit que je voulais être peintre, et non architecte.
Almanca'da ''Teşekkürler'' nasıl deniyordu hatırlamıyorum.No recuerdo cómo se decía "Gracias" en alemán.
Ona "yürüyen sözlük" deniyor.Es un diccionario ambulante.
Deniyorum, yine de seni unutamıyorum.Lo intento, pero no hay manera de olvidarte.
Ben Tom'u kurtarmayı deniyordum.Estaba intentando salvar a Tom.
Bu korumaya provocatio deniyordu (aşağıya bakınız).Ca furtárvoslo querrán, ¡eya velar!
Aynı zamanda bunlara Dolar Üçlemesi de deniyordu.También traían con ellos una suma de 3 millones de dólares.
Marvin'e fırıncılık sektöründeki yenilikleri için üretim yapan Edison deniyordu.Marvin fue llamado el Edison de la fabricación por sus innovaciones en el negocio de la panadería.
Bütün yöntemleri deniyorlar ama ayıltamıyor.Intenta luchar, pero se desvanece.
"Kız havası" deniyordu sanırım.Se le llamó el "Bad Boy" del aire.
Ona Zülüflü Saduki Kral deniyordu.El sería asesinado por Rey Reloj.
Biz tamamen yeni bir yöntem deniyoruz.Stiamo provando un metodo completamente nuovo.
Almanca'da ''Teşekkürler'' nasıl deniyordu hatırlamıyorum.Non mi ricordo come si dice "grazie" in tedesco.
Taretsiz bu modele Armored Utility Vehicle M39 deniyordu.Da questo mezzo venne tratto un veicolo da trasporto: l'Armoured Utility Vehicle M39.
Böyle aptalca hareketleri ancak bir Türk yapabilir.'' deniyordu.Solo un idiota si circonderebbe di idioti».
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.Тот головной убор, который надет на голову играющего мужчины, называется кулах.
‘Alın yaralıları, getirin güvenli bölgeye ve biz buradan hemen onları hastaneye götürelim’ deniyor.Мы понимаем, ты болен, мы отвезём тебя в больницу».
Son yeteneğe ultimate (ulti) deniyor ve genelde 6, 11 ve 16. seviyelerde açılıyor.Ультимейт), может быть изучено и улучшено на уровнях 6, 11 и 16.
Çünkü kendimi sadece geriye çekmiştim, bir sanatçı olmayı değil bir pop şarkı yazarı olmayı deniyordum."А потом вдруг преисполнился снобизмом и решил, что стану не певцом, а поэтом.
6 Haziran 1981'de 16. sayının kapağında şöyle deniyordu: "Bülent Ecevit veda ediyor.В последнем письме от 20 февраля 1906 года Шмидт писал: «Прощай, Зинаида.
Yılmaz Özdil (Sabah): “Hâlâ deniyor ki, bundan sonraki adım ne olur?قال: ثمَّ أيٌّ؟ قال: "ثُمَّ بِرُّ الْوَالِدَيْنِ".
Çünkü kendimi sadece geriye çekmiştim, bir sanatçı olmayı değil bir pop şarkı yazarı olmayı deniyordum."Por ter acabado de me aposentar, eu estava tentando ser uma compositora pop, não um artista.”
Yapılan yorumlarda “müzisyenler için çok ileri, matematik ve matematikçiler için çok müzikal” deniyordu.Para ele, "vale destacar que os músicos eram muito versáteis e habilidosos naquilo que era proposto.
Din adamlarına "kam" deniyordu.Elas eram donas de seus próprios “eus”.
Bütün yöntemleri deniyorlar ama ayıltamıyor.Todos tentam acalmá-la, mas ela salta.
ADHP, sosyalist fikirlerle ülkeyi yenileştirmeyi deniyordu; fakat ülkede büyük rahatsızlık vardı.O PDPA tentou modernizar o país, de acordo com uma agenda socialista, mas houve grande resistência.
Bunlara altmışlı deniyordu.Foi recriada como 60.
Bu yüzdendir ki onlara paradoks deniyor.Isso foi chamado de paradoxo da popularidade.
Buna ayırma deniyor.Aangeraden wordt om dit buiten te doen.
Bu yüzdendir ki onlara paradoks deniyor.Vandaar het gebruik van paradoxen.
Şeytana tapanlara satanist deniyor.Mensen die satan aanbidden worden satanisten genoemd.
Onlara 'sevda kuşu' deniyor; çünkü sürekli öpüşüyorlar.Ze heten 'lovebirds' omdat ze elkaar altijd kussen.
Ona Zülüflü Saduki Kral deniyordu.Włada nimi tak zwany Bezkresny Król.
Bunlara altmışlı deniyordu.Docelowo miało ich być 60.
Orta ve Doğu Avrupa'da, yani Almanya ve Polonya'daki Yahudilere Aşkenaz deniyordu.W jakich warunkach żyli Żydzi w Niemczech i w Polsce po wyzwoleniu?
Bu iki kurama birlikte "standart model” deniyor.Dessa två linjer kallas för standardparalleller.
Mektupta, deniyordu.Brevet du skickade.
Biri, bugünkü Pakistan olup buna Batı Pakistan deniyordu.Indien låg mellan de övriga delarna av Pakistan, som även kallades "Västpakistan", och Östpakistan.
Din adamlarına "kam" deniyordu.Товариші з команди називали його «Timo».
Gümüşten mamul Osmanlı parasına "akça" deniyordu.За «електричний» концерт заплатили «живі» гроші.
Yeni Papaya Francis deniyor.Нового папу звати Франциск.
Son yeteneğe ultimate (ulti) deniyor ve genelde 6, 11 ve 16. seviyelerde açılıyor.Utimátku se může obvykle naučit až v levelu 6 a vylepší na levelu 11 a 16.
Bu yüzdendir ki onlara paradoks deniyor.De aceea se numește "paradox".
Kendisine kısaca Giulietta da deniyordu.Egy ideig jezsuita is akart lenni.
Biri, bugünkü Pakistan olup buna Batı Pakistan deniyordu.Felölelte Pakisztánt és természetesen a mai Indiát.
Ona Zülüflü Saduki Kral deniyordu.Kuningas määräsi hänet surmattavasti.
Biri, bugünkü Pakistan olup buna Batı Pakistan deniyordu.Dhaka ja nykyinen Bangladesh muodostivat Pakistanille kuuluneen Itä-Pakistanin.
Parti bildirisinde "Yolumuz Atatürk'ün gösterdiği yoldur" deniyordu.Hän kirjoitti muistelmateoksen ”A Life Along the Path of Atatürk”.
Uzun zamandır deniyorum.Olen yrittänyt pitkän aikaa.
Kente o zaman Ankara deniyordu.Στην πόλη λατρευόταν ο Ώρος.
Biri, bugünkü Pakistan olup buna Batı Pakistan deniyordu.Bangladesh var det daværende Østpakistan, mens det, der i dag kendes som Pakistan, kaldtes Vestpakistan.
Buna ayırma deniyor.Man er velkommen til at beholde den.
Biri, bugünkü Pakistan olup buna Batı Pakistan deniyordu.Dagens Pakistan utgjør det som en gang var «Vest-Pakistan».
ADHP, sosyalist fikirlerle ülkeyi yenileştirmeyi deniyordu; fakat ülkede büyük rahatsızlık vardı.Partiet forsøkte å modernisere landet i tråd med sosialistiske ideer, men betydelig uro ble resultatet.
Bu yüzdendir ki onlara paradoks deniyor.Sebuah pernyataan yang akan diprotes karena memiliki paradoks.