Ana içeriğe geç
Sözlük

deniyor ile cümle

deniyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Magnetler deniyordu.קראו מגנטים.
Magnetler deniyordu.يسمون مغناطيسيين.
Magnetler deniyordu.被叫做Magnetes
Merhaba. Deniyorum. Ama onun ışık hızından kaçmak biraz zor.Poskušam, ampak njegovi hitri udarci mi to otežujejo.
Merhaba. Deniyorum.Προσπαθώ.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Azért hívták golyóvonatnak, mert kerek homlokfelülete volt.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Chamaram-lhe o comboio-bala porque era redondo à frente.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Die heet de kogeltrein omdat hij rond is aan de voorkant.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Disebut kereta peluru sebab ujungnya membulat.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Er wurde "bullet train", Zug-Geschoss, genannt, weil er vorne abgerundet war.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.E' stato chiamato bullet train (treno a pallottola) perché era tondeggiante davanti.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Este numit trenul glonţ, deoarece este rotunjit în faţă.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.그 열차는 '총알 열차'이라고 불렸는데, 앞 부분이 둥글었기 때문에 그렇습니다.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Lo llamaron tren bala porque la parte frontal era redondeada.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Nazywają się "pociąg-pocisk", bo są zaokrąglone z przodu.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.On l'a appelé le "bullet train" [bullet = balle d'arme à feu] parce qu'il est arrondi à l'avant.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Ονομάστηκε τρένο - σφαίρα γιατί ήταν στρογγυλεμένο μπροστά.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Его назвали "поезд-пуля", потому что он скруглен спереди.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.Той бил наречен влакът-куршум, защото бил заоблен отпред.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.היא נקראה רכבת קליע כי היא משוננת מקדימה.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.وقد سمي بقطار الرصاص، لأنه دائري عند المقدمة.
Mermi tren deniyordu çünkü önü mermi gibi yuvarlaktı.先端が弾丸型からです しかし、これはトンネルに入るたびに
Mesela: "kadınlar -şeriat hükümlerine aykırı olmadıkça- her hususta erkeklere eşittir" !? deniyor;- Da. Ei spun ca femeile sunt egale cu barbatii in toate drepturile
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.Alasannya adalah karena alat pendinginnya rusak; yang disebut "rantai dingin" telah putus.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.우리가 흔히 "콜드 체인"이라고 부르는 냉장 시스템이 망가지기 때문이에요.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.La razón es que la refrigeración no es adecuada; se rompe la llamada "cadena de frío".
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.Mert a hűtés valahol elromlik; az úgynevezett "hűtési lánc" megszakad.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.Motivul este că refrigerarea cumva se strică; ceea ce e numit "lanţ rece" se strică.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.Porque a refrigeração, não se sabe como, é interrompida. A chamada "cadeia fria" é interrompida.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.Príčinou môže byť, že sa nejako pokazí chladenie; to, čo nazývame "chladiaca reťaz" sa naruší.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.Ο λόγος είναι ότι η ψύξη με κάποιον τρόπο χαλάει. Αυτό σημαίνει ότι η "κρύα αλυσίδα" σπάει.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.И одна из причин — внезапно сломавшийся холодильник; поломка цепи охлаждения.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.שהקירור מתקלקל לאורך הדרך; "השרשרת הקרה" נשברת, קוראים לזה.
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.توقف التبريد بطريقة ما. وهو ما يسمى بتعطل "سلسلة التبريد".
Nedeni, soğutmanın sekteye uğraması; buna "soğuk zincir"in kırılması deniyor.いわゆるコールド・チェーンが壊れます ブルス・ロスナー氏が調査した結果
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››De mit mond? Közel hozzád a beszéd, a szádban és a szívedben van: azaz a hit beszéde, a melyet mi hirdetünk.
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››그러면 무엇을 말하느뇨 말씀이 네게 가까와 네 입에 있으며 네 마음에 있다 하였으니 곧 우리가 전파하는 믿음의 말씀이라
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››Mas que diz? A palavra está perto de ti, na tua boca e no teu coração; isto é, a palavra da fé, que pregamos.
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››Men hvad sier den? Ordet er dig nær, i din munn og i ditt hjerte; det er troens ord, det som vi forkynner,
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››Men hvad,siger den? Ordet er dig nær, i din Mund og i dit Hjerte, det er det Troens Ord, som vi prædike.
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››אבל מה היא אמרת קרוב אליך הדבר בפיך ובלבבך הוא דבר האמונה אשר אנחנו מבשרים׃
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››لكن ماذا يقول. الكلمة قريبة منك في فمك وفي قلبك اي كلمة الايمان التي نكرز بها.
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››他 到 底 怎 麼 說 呢 . 他 說 、 『 這 道 離 你 不 遠 、 正 在 你 口 裡 、 在 你 心 裡 。 』 就 是 我 們 所 傳 信 主 的 道
Ne deniyor? ‹‹Tanrı sözü sana yakındır, Ağzında ve yüreğindedir.››他 到底 怎麼說 呢 . 他說 、 『 這道離 你 不 遠 、 正在 你 口裡 、 在 你 心裡 。 』 就是 我 們所傳信主 的 道
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.40冊の表紙のうち 30冊を 都会の不条理主義という概念で描いています
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.En esas portadas intento hacer que la vida en Nueva York parezca aún más extraña.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.Încerc să fac viaţa din New York să pară şi mai ciudată decât e cu aceste coperte.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.In queste copertine tento di far sembrare la vita a New York ancor più strana di quello che è.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.J'essaie avec ces couvertures-là de rendre la vie à New York encore plus bizarre qu'elle ne l'est.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.저는 뉴욕에서의 삶이 겉으로 보이는 것보다 더욱 이상하게 보이게 하려고 합니다.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.Staram się pokazywać życie w Nowym Yorku jeszcze dziwniej, niż na tych okładkach
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.Tentei fazer com que a vida em Nova Iorque parecesse ainda mais estranha do que é nestas capas.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.Tôi cố làm cuộc sống ở New York càng khác thường hơn trên các tấm ảnh bìa này.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.С тези корици се опитвам да направя живота в Ню Йорк дори по-странен, отколкото е в действителност.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.Этими обложками я стараюсь выставить жизнь в Нью-Йорке ещё более фантастической, чем она есть.
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.בשערים האלה אני מנסה להציג את החיים בנ"י כמוזרים בהרבה ממה שהם,
New York'ta şu kapaklardan daha garip görünen kapaklarla yaşam yapmayı deniyorum.وأنا أحاول أن تجعل الحياة في نيويورك تبدو أغرب مما هو عليه حتى مع تلك الأغلفة
O aletin adına ne deniyordu?Come si chiamava quello strumento?
O aletin adına ne deniyordu?Comment on appelle cet instrument?
O aletin adına ne deniyordu?Como se chama aquele instrumento?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
deniyor ile cümle - Sayfa 49 - deniyor kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App