En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Najmanjše krvne žile so kapilare. V telesu jih je 19 milijard.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Najmniejsze naczynia krwionośne nazywa się kapilarami. Mamy ich 19 miliardów w naszych ciałach.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Nejmenší cévy se nazývají vlásečnice. Máme jich v těle 19 miliard.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Những mạch máu nhỏ nhất được gọi là mao mạch. Chúng ta có 19 tỉ mao mạch trong cơ thể.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Os vazos sanguíneos mais pequenos são chamados capilares; o nosso corpo tem cerca de 19 mil miliões deles
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Pembuluh darah terkecil disebut pembuluh kapiler. Kita punya 19 milyar pembuluh kapiler dalam tubuh kita.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Pienimmät verisuonet ovat hiussuonia; meillä on niitä 19 miljardia kehossamme.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Τα μικρότερα αιμοφόρα αγγεία ονομάζονται τριχοειδή. Έχουμε 19 δισεκατομμύρια από αυτά μέσα στο σώμα μας.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Мельчайшие кровеносные сосуды называются капиллярами. В нашем организме их 19 миллиардов.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Най-малките кръвоносни съдове се наричат капилярни. Имаме 19 милиарда капилярни съдове в телата си.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.Найменші кров'яні судини називаються капілярами. В наших тілах їх близько 19 мільярдів.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.כידוע, כלי הדם הקטנים ביותר נקראים נימים. יש לנו 19 מיליארד מהם בגופנו.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.و أصغر الوعية الدموية ندعى الشعيرات الدموية. لدينا حوالي 19 بليون شعيرة في الجسم.
En küçük damarlara "kılcal damar" deniyor; vücudumuzda bunlardan 19 milyar tane var.体内には190億もの毛細血管があります 毛細血管は生きる上で欠かせないもので
- Evet, deniyordum.Da, am încercat.
- Evet, deniyordum.Igen, próbálkoztam.
- Evet, deniyordum.- Ik heb het geprobeerd.
- Evet, deniyordum.- Oui. Enfin, j'essayais.
- Evet, deniyordum.Sí, lo estaba intentando.
- Evet, deniyordum.Sim, estava a tentar.
- Evet, deniyordum.نعم كنت أحاول
Fakat bunu günümüz dünyasında yapmanın şahane bir yolu var. Adına programlama deniyor.Aber es gibt einen fantastischen Weg, genau das in der heutigen Zeit zu tun: er heißt Programmierung.
Finansal terminolojide bu gruplara sırasıyla equity, mezzanine ve senior deniyor.Tranža je iba nádoba na aktíva.
Füzyonun yapılması çok zor. 50 yıldır deniyoruz.La fusion est très difficile à réaliser. ça fait 50 ans qu'on essaie.
Genel bir düzlük kavramı olduğunu anladılar. Buna jeodezik deniyor.Comprendieron que hay un concepto generalizado de rectitud llamado geodésica.
Genel bir düzlük kavramı olduğunu anladılar. Buna jeodezik deniyor.Hanno capito che esiste un concetto generalizzato di linea retta ed è detta geodetica.
Genel bir düzlük kavramı olduğunu anladılar. Buna jeodezik deniyor.Megértették, hogy itt általános elvről van szó az egyenességet illetően, amit geodetikus vonalnak neveznek.
Genel bir düzlük kavramı olduğunu anladılar. Buna jeodezik deniyor.Perceberam que há um conceito generalizado de retilinidade que se chama geodésica.
Genel bir düzlük kavramı olduğunu anladılar. Buna jeodezik deniyor.Spoznali so, da obstaja posplošen koncept ravnosti, in sicer geodetski.
Genel bir düzlük kavramı olduğunu anladılar. Buna jeodezik deniyor.Они поняли, что есть обобщённая концепция прямоты, она называется геодезическая прямая.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.마지막으로 말하고 싶은 기계 터크 프로젝트는 2000을 위해 만들어진 자전거입니다.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor."2000人乗りの自転車" です 友人のダニエル・マシーと共同で行いました
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Das letzte Mechanical Turk Projekt, von dem ich euch erzählen werde heisst Bicycle Built for 2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.En het laatste Mechanische Turk-project waar ik met jullie over ga praten, heet Bicycle Built for 2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Ostatni projekt na Mechanical Turk, o którym wam opowiem zwie się Rower zbudowany na rok 2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.O último projecto Mechanical Turk de que vos vou falar é chamado Bicycle Built for 2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Poslední projekt typu Mechanický Turek, o kterém vám povím, se nazývá Kolo za dva tisíce.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Proyek Mechanical Turk terakhir yang ingin saya sampaikan disebut Bicycle Built for 2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Vậy là dự án Người Thổ Nhĩ Kỳ Máy Móc vừa rồi mà tôi chuẩn bị nói với bạn được gọi là Xây Xe Đạp cho 2000
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Végül az utolsó Mechanikus Török projekt, amiről beszélni akarok, a Bicikli 2000-re nevű.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Y el último proyecto del Turco Mecánico del que les voy a hablar se llama Bicicleta Construida para 2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.И последний проект по типу "Механического турка", про который я хочу рассказать, называется Велосипед-2000.
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.И така, последният проект "Механичен турчин", за който ще ви разкажа се нарича "Велосипед за 2000".
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.Останній проект у стилі "Механічного турка", про який я вам розповім, називається "Велосипед для двох тисяч".
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.ופרוייקט "הטורקי המכני" האחרון שאני אדבר עליו נקרא "אופניים שנבנו ל 2000"
Hakkında konuşacağım son Mekanik Türk projesine ise, 2000 Kişi İçin Üretilmiş Bisiklet deniyor.وهكذا المشروع الأخير التابع ل "ترك الآلي" الذي سأتحدث عنه يدعى دراجة صنعت من أجل 2000.
Hatta bu durum on binlerce insanın katıldığı bir İnternet etkinliğine neden oldu, buna CAPTCHA sanatı deniyor.To dalo vzniknout velkému internetovému memu, kterému přispěli desetitisíce lidí, říká se mu CAPTCHA umění.
Hatta bu durum on binlerce insanın katıldığı bir İnternet etkinliğine neden oldu, buna CAPTCHA sanatı deniyor.Это породило очень большой интернет-мем, в котором приняли участие тысячи людей, называемый искусство капчей.
Henüz. Ama insanlar deniyor.Ancora... ma qualcuno ci sta provando.
Henüz. Ama insanlar deniyor.Nhưng mọi người đang thử nghiệm.
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Ihr probiert sie alle der Reihenfolge nach aus, was?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Încercaţi-le toate pe rând: Mmm...?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?단어 순서대로 시도해 보세요. 예?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Podajecie wszystkie po kolei. Mmm...?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Próbáljátok mindet sorrendben. Mmm... ?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Probeer ze maar allemaal in volgorde: Mmm...?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Provatele tutte in ordine: Mmm?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Vous les essayez tous dans l'ordre ?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?¿Ya intentaron todas en orden, eh?
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?Zkuste to po pořádku: Mmm...?