Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Vi kalder den partikel, men det er ikke en partikel på den måde vi plejer at bruge ordet i daglig tale
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Він називається частинкою, але це не частинка в сенсі, до якого ми звикли в нашому повсякденному житті.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Он называется частицей, но он не частица в том смысле, который мы используем в повседневной жизни.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.זה נקרא חלקיק, אך זה לא חלקיק במובן שאנו רגילים בחיי היום יום.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.إنها تسمى جسيم ولكنها في الحقيقة ليست جسيم بالشكل الذي اعتدنا عليه في حياتنا اليومية.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.日常で言うような粒子とはまったく違っています. それは,どこにそれがあるかを厳密に言うこともできないものです.
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.우리 미국은 1850년대에 알라스카를 샀습니다. 이른바 '수워드 어리석음' 이라고 불리죠.
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.E așa-numita "nebunia lui Seward".
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.Jej zakup nazywano "szaleństwem Sewarda".
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.Мы, американцы, купили Аляску в 1850-х и называли это "глупостью Сьюарда".
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.אנחנו, האמרקאים, קנינו את אלסקה באמצע המאה ה-19, היא נקראה "השטות של סיוארד" (שר החוץ האמרקאי שדחף לעיסקה)
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.نحن اشترينا آلاسكا عام 1850 .. وكانت تدعى " سيوارد فولي "
Biz Amerikalılar Alaska'yı 1850'lerde satın aldık. Buna Alaska'nın Satışı deniyor.アラスカの価値は どれだけアザラシの 毛皮が手に入るかで計算されました
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzChúng tôi cũng đang cố gắng thu thập thông tin của chúng tôi và trở nên hiểu biết hơn về công nghệ.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzÎncercăm și să colectăm informații, folosind noile tehnologii.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzMy również staramy się zbierać informacje stosować lepsze technologie.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzNous essayons également de collecter des informations en d'améliorer nos connaissances technologiques.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzStiamo anche provando a raccogliere informazioni e a diventare tecnologicamente istruiti.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzSzintén próbálunk információt gyűjteni és technológiailag műveltebbé válni.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzTambién estamos intentando recabar información y aprender en el campo tecnológico.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzWe proberen ook onze informatie te verzamelen om meer technologisch geletterd te worden.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzWir versuchen außerdem, unsere Informationen zu sammeln und technisch versierter zu werden.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzМы также стараемся собрать все полученные данные в единое целое и стать более технически грамотными.
Biz ayrıca bilgi toplamayı Ve Teknolojiden faydalanmayi da deniyoruzОпитваме се и да събираме информацията си, и да ставаме по-грамотни технологично.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.C'est une mousson du sud-ouest.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Das ist der Südwestmonsun.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Det er en sydvestlig monsun.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Đó là gió mùa Tây Nam
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Este un muson sud-vestic.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Es un monzón del SO.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Ez a délnyugati monszun.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Het is de zuidwestmoesson.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Je to juhozápadný monzún.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Se on kesämonsuuni.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Είναι ένας νοτιοδυτικός μουσώνας.
Böylece buna güney-batı musonu deniyor.Това е югозападен мусон.
Böyle çiziliyor, buna hidrojen bağı deniyor.Du ziehst es wie das, nennt man eine Anleihe von Wasserstoff.
Böyle çiziliyor, buna hidrojen bağı deniyor.수소결합은 이렇게 표시합니다
Böyle çiziliyor, buna hidrojen bağı deniyor.Lo dibujamos así, se llama puente de hidrógeno.
Böyle çiziliyor, buna hidrojen bağı deniyor.Nakreslíme to takto a říká se tomu vodíkový můstek.
Bu aleti o fotolarda görebilirsiniz. Ağız yayı deniyor buna.이 악기는 아까 사진에도 나왔는데요, '입의 활'이라 불리죠.
Bu aleti o fotolarda görebilirsiniz. Ağız yayı deniyor buna.הכלי הזה צץ בתמונות האלו. זה נקרא קשת-פה.
Bu aleti o fotolarda görebilirsiniz. Ağız yayı deniyor buna.هذه الآلة الموجودة في الصورة تدعى "الفم القوس " - ماوس بو -
Bu aleti o fotolarda görebilirsiniz. Ağız yayı deniyor buna.世界初の弦楽器だと思う
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Jest nim utlenianie pirogronianu.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Kami menyebutnya oksidasi piruvat.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.이 피루브산이 크렙스 회로로 가는 준비를 하는 과정을 우리는 피루브산 산화라고 합니다. 여기서 피루브산의 탄소 중 하나가 떨어져 나갑니다.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Nazýváme ho oxidace pyruvátu.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Nós a chamamos de oxidação de piruvato.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Nous appelons cela l'oxydation du pyruvate.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Това се нарича пируватно окисление. Това се нарича окисление на пирувата.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.אנו קוראים לו חימצון הפּירוּבָט. בעיקרון, זה חיתוך של
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.ونحن ندعو أن أكسدة بيروفات.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.Acest privilegiu este numit seigniorage.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.Ce privilège s'appelle : seigneuriage.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.Dette privilegie kaldes møntningsgevinst.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.Dieses Privileg nennt man Seigniorage.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.Dit voorrecht heet sleischat.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.Este privilegio se conoce como señoreaje.
Bu ayrıcalığa "senyoraj" deniyor.이 특권을 시니어레지 (역주:화폐의 액면 가격과 인쇄 비용의 차이에서 발생하는 이익)라고 합니다.