Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.In computers heten die transistors.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.컴퓨터가 사용하는 이 장치를 트랜지스터라고 합니다.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.Les éléments de base utilisés par les ordinateurs sont appelés les transistors.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.Los dispositivos que usan los ordenadores son llamados transistores.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.Urządzenia wykorzystywane w komputerach to tranzystory.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.В компьютерах используется то, что называется транзистором.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.Пристрої, які використовуються в комп'ютерах, називаються транзисторами.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.Устройствата, които използват компютрите се наричат транзистори.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.הכלי שהמחשבים משתמשים בו נקרא טרנזיסטור.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.الأجهزة التي تستخدمها أجهزة الكمبيوتر هي ما يسمى جهاز الترانزستور.
Bilgisayarların kullandığı araçlara "transistör" deniyor.この電極は、ゲート電極といいます。
Bilinmesi iyi olacak başka bir kelime. Tüm bu süreceyse oksidatif fosforilasyon deniyor. .Así que el proceso entero se llama fosforilación oxidativa.
Bilinmesi iyi olacak başka bir kelime. Tüm bu süreceyse oksidatif fosforilasyon deniyor. .Assim todo o processo é chamado fosforilação oxidativa.
Bilinmesi iyi olacak başka bir kelime. Tüm bu süreceyse oksidatif fosforilasyon deniyor. .Takže celý ten proces se nazývá oxidativní fosforylace.
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor,세포체라 불리는 이것들을 들어보셨을거에요.
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Jullie weten wel dat cellen, ook neuronen, een celkern bevatten.
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Nestas coisas chamadas corpos celulares, de que têm ouvido falar, onde fica o núcleo do neurónio?
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Sie haben sicher schon mal von den Zellkörpern gehört, worin sich der Kern der Nervenzelle befindet?
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor, Nöron Çekirdeği'nin bulunduğu yer.Słyszeliście na pewno o ciele komórki, w którym znajduje się jądro komórkowe neuronu.
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor,אתם מכירים דברים אלה שנקראים גופי תא שמעתם עליהם
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor,وتسمى هذا الأشياء خلايا الجسم والتي قد سمعتم عنها
Bilirsiniz, bunlara Hücre Gövdesi deniyor,神経細胞の核は細胞体に入っているんだ。
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Chama-se a tangente de um ângulo," e deixamo-lo sozinho.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Es heißt Tangente eines Winkels." Und dann lassen sie ihn alleine.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Itu disebut tangen dari sudut," dan meninggalkannya sendiri.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Je to tangens uhla." A necháte ho.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Kulman tangentti", ja jätät hänet rauhaan.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Nó được gọi là "Tang của một góc," và để cậu ta một mình ở đó.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Říká se jí tangens úhlu."
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Se llama la tangente de un ángulo" y lo dejan en paz.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.To tangens kąta". I pozostawicie go samego.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Ονομάζεται η εφαπτόμενη μιας γωνίας" και τον αφήσεις μόνο του.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Воно зветься тангенс кута". І залиште дитину на самоті.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Нарича се тангенс на ъгъл." и след това го оставете.
Bir açının tanjantı deniyor," deyip onu yalnız bırakırsınız.Это тангенс угла". И оставите его одного.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Ce fac ei e să se mute într-o zonă şi să încerce să creeze o nouă tradiţie într-o zonă geografică mică.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Dělají to, že se někam nastěhují a pokusí se v té oblasti založit novou tradici.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.그래서 그들은 한 지역으로 이사를 가서 그 곳에서 새로운 문화를 만들고자 노력했어요
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Và họ đã tìm đến một khu vực nào đó và cố gắng tạo ra một truyền thống trong một khu vực địa lý nhỏ đó.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.Ze verhuizen naar een gebied en proberen een nieuwe traditie in een klein geografisch gebied te introduceren.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.אז הם עוברים לאזור ומנסים לבסס מסורת חדשה בשטח גאוגרפי קטן.
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.فينتقلا إلى منطقة ويحاولا ابتداع تقليد جديد في مساحة جغرافية صغيرة
Bir alanda hareket ediyorlar... ...ve küçük coğrafi bir bölgede yeni gelenekler tanıtmayı deniyorlar.小さい地域の中で新しい習慣を打ち立てようとしています これはテネシー東部で
Bir çember, bir halka. Buna Einstein halkası deniyor - çünkü bunu Einstein öngördü.원형, 링과 같은 형태죠. 그것을 아인슈타인이 예언했다고 하여 아인슈타인 링이라고 부릅니다.
Bir çember, bir halka. Buna Einstein halkası deniyor - çünkü bunu Einstein öngördü.Widoczny będzie okrąg, tzw. pierścień Einsteina.
Bir çember, bir halka. Buna Einstein halkası deniyor - çünkü bunu Einstein öngördü.מעגל, טבעת. זה נקרא "טבעת אינשטיין" -- אינשטיין חזה את התופעה.
Bir çember, bir halka. Buna Einstein halkası deniyor - çünkü bunu Einstein öngördü.دائرة ، حلقة. تدعى حلقة أينشتاين -- أينشتاين توقع ذلك ، حسنا.
Bir çember, bir halka. Buna Einstein halkası deniyor - çünkü bunu Einstein öngördü.このアインシュタインリングが完璧なリングの形として現れるのは
Bir kıvılcım ki aydınlatan, ancak işin özü yaşamak için olan. İletişim kurmayı deniyorlar.Een vonk die snel doet verlichten, hoe het is om te leven
Bir moleküle fosfat grubu eklemeye fosforilasyon deniyor. . .Basicamente todo o processo de criação de ATP através da cadeia transportadora de electrões.
Bir moleküle fosfat grubu eklemeye fosforilasyon deniyor. . .인산기를 다른 분자에 더하는 것은 인산화라고 부릅니다
Bir moleküle fosfat grubu eklemeye fosforilasyon deniyor. . .Przyłączanie grupy fosforanowej do dowolnej cząsteczki nazywamy fosforylacją. Fosforylacja.
Bir moleküle fosfat grubu eklemeye fosforilasyon deniyor. . .Додавання фосфатної групи до іншої молекули називається фосфорилюванням. [Напис: Фосфорилювання]
Bir moleküle fosfat grubu eklemeye fosforilasyon deniyor. . .Следователно, целият процес на АТФ синтез чрез електронтранспортната верига,
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Es ist ein Teilchen, aber es ist nicht ein Teilchen im engeren Sinn, wie wir es im täglichen Leben verwanden.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Het heet een deeltje, maar het is geen deeltje in de betekenis die we gewend zijn in ons dagelijks leven.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Îi numit o particulă, dar nu o particulă în sensul cu care ne-am obişnuit noi în viaţa de zi cu zi.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.입자라고 불리기는 하지만, 보통 쓰이곤하는 "입자"의 느낌은 아니지요.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Říká se mu částice, ale není částicí ve smyslu částice, se kterou se setkáváme v běžném životě.
Bir parçacık deniyor, fakat aslında günlük hayatta alıştığımız anlamda bir parçacık algısı değil.Si chiama particella, ma non è una particella nel senso acui siamo abituati nella vita quotidiana.