Kozmoloji'nin (gökbilim) bu son görüşüne ilişkisel görüş deniyor.This last view of cosmology is called the relational view.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.It uses something called the dwarf sunflower, which grows to about 12 inches in height.
Bunu yapmak için, beş duyu grafiği denilen şeyi oluşturdum.To do this, I devised something called the five senses graph.
Bu eğriye 'getiri eğrisi' deniyor.And it's usually called "the" yield curve.
- "ortak şempanze" adı verilir. Familyasına Pan, cinsine ise troglodit denir.It is a primate, but it is not a great ape.
Ve çiçeğe konuyorlar. Proboscis denilen dillerini içeri daldırıyorlar, ve şekerli su içiyorlar.They land on the flower, stick their tongue in there, called a proboscis, and drink sugar water.
Ya da gerçek fiyatın %70'i de denilebilir. .Or you could say this is seventy percent of the full price. seventy percent of the full price.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.I spent a week at sea on a research vessel.
Denizci rotadan çıkıyor.And he ends up off track.
-Yani LEGO'yu bir sisteme sokmayı mı deniyorsun?Enteresan.Ole: "So, you are trying to put LEGO into a system? Interesting".
"ooo! bunlar erişilmez hedefler" deniyor. "bana kredi kartıyla yapabileceğim bir iş ver""BBut it's not scalable, you know. Give me something I can do with Paypal."
Ve odanda kýzarmýţ lüks deniz ürünleri ne arýyor?And what are the luxury seafood goujons doing in your room?
Ţey, deniyorum, adým Gwendolen Hartley.Well, I try. My name is Gwendolen Hartley.
Evet, ona senin penisin deniyor.Yes, its called your penis.
Hepsini sırayla deniyorsunuz... hadi ama?You try them all in order: Mmm...?
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Vision was refined in horseshoe crabs, among the first to leave the sea.
Akrepler avlarını deniz dışında avlamaya başladı, sülükler solucan haline geldi.Scorpions follow prey out of the sea. Slugs became snails.
Denizaslanları kalınlaştılar.Sea lions got sleek.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.And our brains -- our celebrated brains -- reflect a drainage of a tidal marsh.
Ve bunlara koroner damar denir.And these are called coronary arteries.
Bu sağdakine sol koroner damar (ing. LCA) deniyor.This right over here is called the left coronary artery or LCA.
Bu koroner damar hastalığına neden olur, ki bazen kalp rahatsızlığı da denir.So this causes coronary artery disease, which is sometimes called heart disease.
Buna bazen kalp hastalığı denir.This is also sometimes called heart disease.
Ve bu olunca ona kalp yetmezliği denir.And when that happens that's called heart failure.
Buna anjina pektoris veya bazen anjina denir.That's called angina pectoris or sometimes angina.
Buna enfarktüs denir. Enfarktüs ölü kalp dokusudur.This right over here, is called an infarction. an infarct is actually a dead heart tissue.
Bazen myokordial enfarktüs denir.Sometimes it is called myocardial infarction.
Buna Church-Turing tezi denir.This is called the Church-Turing thesis.
Bu da denizyıldızı ve siyamatik bir denizyıldızı.And here is a starfish and a cymatic starfish.
Bu bir sevgi denizi.It's like a sea of love.
Sanki karşınızda bir sevgi denizi var.It's just like you're dealing in a sea of love.
Bu madde diş taşı denilen... ...fosilleşmiş bir çeşit diş plağıdır.It's a type of fossilized dental plaque that is called officially dental calculus.
Bir sayı denildiğinde x değişkenini kullanırım. -What is the number? So whenever someone says a number, I'll just use the variable x.
Ve sadece çift vezin diyerek bile inekliğin oltasını denizin dibine daldırdım.And just by saying double dactyl, I've sent the geek needle all the way into the red.
Bunlar da bazen denilen hibritler, ancak kelimenin melez tür aşırı.These are also sometimes called hybrids, but the word hybrid is kind of overloaded.
"Buna liderlik denir." dedi.He said, "That's leadership." (Laughter)
Şimdi, eğer açık denize bakarsanız, güzel, ayna gibi dingin bir okyanus olabilir.Now, if you look at the high sea, there might be beautiful, calm ocean, like a mirror.
Dünyaya çarpmadan önce 18 günümüz var. GÜNEY ÇİN DENİZİWe have 18 days before it hits Earth.
Delinemez denilen yerleri, hep bu adam delmiş.Whenever they said it couldn't be drilled, this guy drilled it.
Bu aslında sadece denizde bir damla.It's actually just a drop in the sea.
Ve aramızda, deniz kabuklarını para birimi olarak kullanıyoruz. Gayet kendimizden eminiz.And maybe I'm the builder, and this guy's the fisherman, and she's the farmer.
Diyelim ki bir yılda, ben balık almak için deniz kabuğu kullanıyorum.And then he uses that seashell to buy some crops.
Ve o deniz kabuklarını biraz yiyecek almak için kullanıyor.Then she uses that seashell to buy a house. And I use that seashell again to buy more fish.
Deniz-altı kablo sanayisi İngilizler tarafından yönetiliyor ve hepsi 42 yaşlarında gibiler.The undersea cable industry is dominated by Englishmen, and they all seem to be 42.
Buna retro(geriye doğru)-aşılama deniliyor ve aslında sadece HIV'den çok daha fazlasını içeriyor.It's called retro-vaccinology, and its implications extend way beyond that of just HlV.
Akılcı aşı dizaynı denilen alanın içinde retro-aşılama kullanılan tekniklerden sadece birisi.Now, retro-vaccinology is just one technique within the ambit of so-called rational vaccine design.
"küme" denilen yapılara yerleştireceğiz.And it only uses, conversely, evidence from four when reporting to two.
likidite oranı ne denir.When there was a reserve ratio in the UK, it was what's called a liquidity ratio.
Merkez Bankası rezervleri arasında ticari bankaların kredi bankalar arası denir kredi piyasası.This lending of central bank reserves between commercial banks is called the inter-bank
Yunusları ve balinaları tutsak eden deniz parklarını desteklemeyin.Não apoiem parques marinhos que mantém Baleias e Golfinhos Prisioneiros.
Kar etmezlerse deniz hayvanlarını tutsak da edemezler.Zero lucro = zero cetáceos captivos.
Noam Chomsky ve Ed Herman, 'Rıza üretim' denilen bir kitap var.There's a book by Noam Chomsky and Ed Herman, which is called, 'Manufacturing Consent'.
Adam Dan Gillmor denir.The fellow is called Dan Gillmor.
Ve buna London dispersion force(LDF) denir.It's called the London dispersion force.
Bu yüzden onlara asal gaz denilmiştir.That's why they're called noble gases, first of all.
Buna gelişme deniyor.That's called growth.
Galapagos deniz aslanları buraya kuzeyden gelen California deniz aslanlarıyla akrabadırGalapagos sea lions are related to Californian sea lions, they came here from the North
Deniz ve hava canlıları için Galapagos harika bir sığınaktırFor creatures of the sea and air Galapagos is a welcome sanctuary
Deniz iguanaları güçlü yüzücülerdirMarine iguanas are strong swimmers
Deniz iguanası dünyanın tek su kertenkelesidirMarine iguanas are the world's only sea lizards