Ana içeriğe geç
Sözlük

deni ile cümle

deni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, Chelsea'de deniz kabuğu satıyor.She sells seashells in Chelsea.
Tom ve Mary akvaryuma, halk sanat müzesine ve deniz müzesi'ne gitti.Tom and Mary went to the aquarium, the folk art museum and the naval museum.
Asiler boş yere denizaltıyı batırmaya çalıştılar.The rebels tried in vain to sink the submarine.
Denize çıplak olarak daldı.He dived naked into the sea.
Denizin bu bölümü derin ve tehlikeli.This part of the sea is deep and dangerous.
Tom, deniz feneri bekçisi ve yalnız bir hayat sürüyor.Tom is a lighthouse keeper and leads a lonely life.
Mürettebat cesedi denize indirdi.The crew lowered the body into the sea.
Deniz çok yeşil.The sea is very green.
Deniz sakindi.The sea was calm.
Tom kendini denizanası araştırmasına adıyor.Tom is devoting himself to jellyfish research.
Erkek kardeşim deneyimli bir denizcidir.My brother is a seasoned sailor.
Denizaltı 300 metreye kadar dalabilir.The submarine can dive up to 300 meters.
Denizaltı 1000 fite kadar dalabilir.The submarine can dive up to a 1000 feet.
O iyi bir denizci değildir.She is not a good sailor.
Ne deniyorum?What do I try?
Ben hiç kırmızı bir deniz görmedim.I've never seen a red sea.
Gemi denizaşırı ülkelerden geldi.The ship came from overseas.
Ona Jones denilir.He's called Jones.
Sabrımı deniyorsun!You're testing my patience!
Deniz tarağı, midye ve istiridyelerin kabukları vardır.Clams, mussels and oysters have shells.
O, deniz ürünlerini seviyor.He likes seafood.
Tom deniz ürünlerini sever.Tom likes seafood.
Mary deniz ürünlerini seviyor.Mary likes seafood.
Biz deniz ürünlerini seviyoruz.We like seafood.
Onlar deniz ürünlerini seviyorlar.They like seafood.
Detroit'e Batının Paris'i denilirdi.Detroit was called the Paris of the West.
Erkek kardeşim ambient denilen bir müzik türünü dinler.My brother listens to a music genre called ambient.
Herkesin denize yürüyüşe çıkma arzusu var mı?Does anybody have a desire to take a walk to the sea?
Batan gemide kaç tane denizci vardı?How many sailors were aboard the ship that sunk?
Denizi ve nehri görebiliyorum.I can see the sea and the river.
Bazı balıklar nehirlerde yaşar, diğerleri denizde.Some fish live in rivers, others in the sea.
Mary diğer odada gelinliğini deniyor.Mary is in the other room trying on her wedding dress.
Tom bir denizci oldu.Tom became a sailor.
Tom denizde dışarıya baktı.Tom stared out at the sea.
Tom bir şey hakkında denizcilerden biriyle tartışıyordu.Tom was arguing with one of the sailors about something.
O bir deniz biyoloğu.He's a marine biologist.
Birkaç gemi Antarktika'daki deniz buzunda sıkışmış.Several ships are stuck in sea ice in Antarctica.
Hayat en iyi ihtimalle sorunlar denizidir.Life is, at best, a sea of problems.
Onlar son üç haftadır denizde bulunuyorlar.They've been at sea for the past three weeks.
Deniz bugün oldukça dalgalı.The sea is pretty rough today.
Biz denizden ne kadar uzaktayız?How far are we from the sea?
Bir tekneyle denize açılabilirmisin?Can you sail a boat?
Deniz çok düzdü.The sea was very smooth.
O Mallorca'da ve denizin kenarında güneşleniyor.She is in Mallorca, sunbathing by the sea.
Denizaltı sonunda yüzeye çıktı.The submarine finally came to the surface.
Yaşadığımız şehir deniz kenarındadır.The town we live in is beside the sea.
Nikaragua'ya "göller ve volkanlar arazisi" denilir.Nicaragua is called "the land of lakes and volcanos."
Birgün, Atlantis adası denizde kayboldu.One day, the island of Atlantis vanished into the sea.
Gemimiz uygun rüzgarla denize açıldı.Our ship sailed by favorable wind.
Ölüm koğuşunda Tom Jackson denilen bir adam var.There's a guy named Tom Jackson on death row.
Tom deneyimli bir denizci.Tom is an experienced sailor.
Çoğu denizanası sokmaları ölümcül değil ama çoğu yine de oldukça ağrılıdır.Most jellyfish stings aren't deadly, but many are pretty painful nonetheless.
Bir deniz aslanı burnunda bir topu dengeleyebilir.This sea lion can balance a ball on its nose.
Ben deniz kuvvetlerine katıldım.I joined the Navy.
Tom'un deniz ürünlerine alerjisi vardır.Tom is allergic to seafood.
Tom deniz ürünlerine karşı alerjiktir.Tom is allergic to seafood.
Tom'un kabuklu deniz ürünlerine karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to shellfish.
Denize yakın bir köy vardı.There was a village near the sea.
Bu kanal denize açılır.This channel communicates with the sea.
Denizdeki o kalış ona yeni enerji verdi.That stay at sea gave him new energy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod