denge ile cümle

denge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çizgi romanda aynı zamanda görülen ile görülmeyen arasındaki denge var.יש גם שיווי משקל בין הנראה והבלתי נראה בקומיקס.
Çizgi romanda aynı zamanda görülen ile görülmeyen arasındaki denge var.وهناك أيضا توازن بين المرئي وغير المرئي في الرسوم الهزلية.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Algo tan complicado como una nube, tan inestable, tan variable, debería seguir una ley simple.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Algo tão complicado como uma nuvem, tão instável, tão variável, devia ter por detrás uma regra simples.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Ceva atât de complicat ca un nor, așa instabil, variabil, ar trebui să aibă o regulă foarte simplă în spate.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Coś tak skomplikowanego jak chmura, tak niestabilnego, tak zmiennego opisuje prosta reguła.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Có thứ cũng phức tạp như đám mây, cũng không chắc, dễ thay đổi, thì cần có một quy tắc đơn giản.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Iets dat zo ingewikkeld is als een wolk, zo onstabiel, zo wankel, moet in een simpele regel te vatten zijn.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Jokin niin monimutkainen kuin pilvi, niin epästabiili, muuttuva, sillä täytyy olla yksinkertainen sääntö.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.구름과 같이 아주 복잡하고, 불안정하며, 너무도 다양하지만 어떤 것도 간단한 규칙이 숨어 있습니다.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Niečo tak komplikované ako oblak, tak nestále, tak premenlivé, by malo mať v pozadí jednoduché pravidlo.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Quelque chose d'aussi complexe qu'un nuage, si instable, si variable, devrait suivre une règle simple.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Κάτι τόσο περίπλοκο όπως ένα σύννεφο, τόσο ασταθές, τόσο μεταβλητό, να έχει έναν τόσο απλό νόμο από πίσω του.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.Такая сложная вещь, как облако, такая неустойчивая, изменчивая, подчиняется простому правилу.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.משהו כל כך מסובך כמו ענן, כה בלתי יציב, כל כך משתנה, צריך חוק פשוט מאחוריו.
Çok dengesiz, çok değişken, çok karmaşık birşey olan bulutun arkasında basit bir kural olmalı.安定していなくて 変わりやすいですが その裏側には単純な規則を持っているのです この単純な規則は
Cok iyi bir dengeye sahipler ve oldukca keskinler,그 칼은 매우 균형잡혀 있고, 매우 날카롭지요.
Cok iyi bir dengeye sahipler ve oldukca keskinler,Sangat seimbang, sangat tajam,
Cok iyi bir dengeye sahipler ve oldukca keskinler,הם מאוזנים כל כך טוב, כל כך חדים,
Cok iyi bir dengeye sahipler ve oldukca keskinler,إنها متوازنة، حادة،
Cok iyi bir dengeye sahipler ve oldukca keskinler,切る行為を本当にコントロールしていると感じられる
Çok kaotik, dengesiz.Annyira kaotikus. Erratikus, szinte. De...
Çok kaotik, dengesiz.Disjonctée un petit peu, même.
Çok kaotik, dengesiz.E foarte haotic. Excentric, aproape. Dar...
Çok kaotik, dengesiz.Es muy caótica y... casi errática. Pero...
Çok kaotik, dengesiz.Het is erg chaotisch. Bijna onbeschaafd.
Çok kaotik, dengesiz.- Isso explica... ... é muito caótica e ... errática... quase.
Çok kaotik, dengesiz.هذا يفسر الأمر إنها فوضوية و شهوانية تقريباً
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.그 이유는 입자를 원하는 곳으로 이동시키려면 전기장이 가하는 힘을 정확하게 상쇄해야하기 때문입니다
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.Porque tenemos que compensar completamente la fuerza del campo.
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.כי עלינו לאזן לגמרי את הכוח של השדה.
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.لأنه يتوجب علينا تعويض قوة المجال بشكل تام
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.BMI demonstrerade att konkurrens här - kan ge en sorts balans.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.왜냐하면 BMI가 보여준 바와 같이, 경쟁은
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.BMI pokazało, że konkurencja może prowadzić do równowagi.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Car comme BMI l'a démontré, la concurrence peut arriver à un équilibre.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Pentru că, așa cum a demonstrat BMI, competiția poate atinge o formă de echilibru.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Perché, come la BMI ha dimostrato, la concorrenza qui può ottenere qualche forma di bilanciamento.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Porque como demostró BMI, la competencia aquí puede lograr algún tipo de equilibrio.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Porque como o BMI demonstrou, a competição aqui pode conseguir uma forma de equilíbrio.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Protože, jak BMI ukázalo, konkurence může vytvořit určitou formu rovnováhy.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Weil BMI gezeigt hat, dass Wettbewerb eine Art der Ausgleich erreichen kann.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Γιατί όπως απέδειξε η ΒΜΙ, ο ανταγωνισμός εν προκειμένω μπορεί να οδηγήσει σε μια ισορροπία.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Защото както Би Ем Ай показа, конкуренцията може да постигне определен баланс.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Потому что, как BMI продемонстрировали, конкуренция здесь может создать некоторый баланс.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.מפני שכפי בי-אם-איי המחישה, התחרות כאן
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.لان " بي إم آي " صنعت نوعا من المنافسة
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.ある種のバランスをもたらします 今、同じことが起こっても不思議ではありません
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Bởi vì những thứ có ở đây, hôm nay, nhu cầu sử dụng điện phải luôn cân bằng với việc cung cấp điện.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Což je způsob, jak se to dnes dělá, Spotřeba elektřiny musí být ve stálé rovnováze s vyrobenou elektřinou.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Data la situazione attuale, la domanda di elettricità deve essere in costante equilibrio con l'offerta.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Denn nach heutigen Bedingungen müssen beim Strom Nachfrage und Erzeugung stets ausgewogen sein.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.För det är så det fungerar i dag, förbrukningen av el måste vara i ständig balans med tillförseln av el.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Karena cara yang ada saat ini kebutuhan listrik harus tetap seimbang dengan pasokan listrik
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.현재 상황에서는 전기의 수요와 공급이 일정한 균형을 이루어야만 하기 때문이죠.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Kvôli tomu, ako sa veci dnes majú, dopyt po elektrine musí byť v neustálej rovnováhe s dodávkou elektriny.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Obecna sytuacja wymaga, by zapotrzebowanie na elektryczność było w równowadze z dostępnymi zasobami.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Адже сучасні умови вимагають постійного балансу попиту і постачання електроенергії.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.מפני שבמצב העניינים היום, הביקוש לחשמל צריך להימצא בשיווי משקל קבוע מול אספקת החשמל.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.بسبب ما تبدو عليه الأمور اليوم، الطلب على الكهرباء لابد أن يكون في توازن مستمر مع عرض الكهرباء.

İlgili Sayfalar