Cok iyi bir dengeye sahipler ve oldukca keskinler,切る行為を本当にコントロールしていると感じられる
Çok kaotik, dengesiz.Annyira kaotikus. Erratikus, szinte. De...
Çok kaotik, dengesiz.Disjonctée un petit peu, même.
Çok kaotik, dengesiz.E foarte haotic. Excentric, aproape. Dar...
Çok kaotik, dengesiz.Es muy caótica y... casi errática. Pero...
Çok kaotik, dengesiz.Het is erg chaotisch. Bijna onbeschaafd.
Çok kaotik, dengesiz.- Isso explica... ... é muito caótica e ... errática... quase.
Çok kaotik, dengesiz.هذا يفسر الأمر إنها فوضوية و شهوانية تقريباً
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.그 이유는 입자를 원하는 곳으로 이동시키려면 전기장이 가하는 힘을 정확하게 상쇄해야하기 때문입니다
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.Porque tenemos que compensar completamente la fuerza del campo.
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.כי עלינו לאזן לגמרי את הכוח של השדה.
Çünkü alan kuvvetini tamamen dengelememiz gerekiyor.لأنه يتوجب علينا تعويض قوة المجال بشكل تام
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.BMI demonstrerade att konkurrens här - kan ge en sorts balans.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.왜냐하면 BMI가 보여준 바와 같이, 경쟁은
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.BMI pokazało, że konkurencja może prowadzić do równowagi.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Car comme BMI l'a démontré, la concurrence peut arriver à un équilibre.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Pentru că, așa cum a demonstrat BMI, competiția poate atinge o formă de echilibru.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Perché, come la BMI ha dimostrato, la concorrenza qui può ottenere qualche forma di bilanciamento.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Porque como demostró BMI, la competencia aquí puede lograr algún tipo de equilibrio.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Porque como o BMI demonstrou, a competição aqui pode conseguir uma forma de equilíbrio.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Protože, jak BMI ukázalo, konkurence může vytvořit určitou formu rovnováhy.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Weil BMI gezeigt hat, dass Wettbewerb eine Art der Ausgleich erreichen kann.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Γιατί όπως απέδειξε η ΒΜΙ, ο ανταγωνισμός εν προκειμένω μπορεί να οδηγήσει σε μια ισορροπία.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Защото както Би Ем Ай показа, конкуренцията може да постигне определен баланс.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.Потому что, как BMI продемонстрировали, конкуренция здесь может создать некоторый баланс.
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.מפני שכפי בי-אם-איי המחישה, התחרות כאן
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.لان " بي إم آي " صنعت نوعا من المنافسة
Çünkü BMI'ın gösterdiği gibi, buradaki rekabet bir çeşit denge kurabilir.ある種のバランスをもたらします 今、同じことが起こっても不思議ではありません
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Bởi vì những thứ có ở đây, hôm nay, nhu cầu sử dụng điện phải luôn cân bằng với việc cung cấp điện.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Což je způsob, jak se to dnes dělá, Spotřeba elektřiny musí být ve stálé rovnováze s vyrobenou elektřinou.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Data la situazione attuale, la domanda di elettricità deve essere in costante equilibrio con l'offerta.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Denn nach heutigen Bedingungen müssen beim Strom Nachfrage und Erzeugung stets ausgewogen sein.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.För det är så det fungerar i dag, förbrukningen av el måste vara i ständig balans med tillförseln av el.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Karena cara yang ada saat ini kebutuhan listrik harus tetap seimbang dengan pasokan listrik
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.현재 상황에서는 전기의 수요와 공급이 일정한 균형을 이루어야만 하기 때문이죠.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Kvôli tomu, ako sa veci dnes majú, dopyt po elektrine musí byť v neustálej rovnováhe s dodávkou elektriny.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Obecna sytuacja wymaga, by zapotrzebowanie na elektryczność było w równowadze z dostępnymi zasobami.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.Адже сучасні умови вимагають постійного балансу попиту і постачання електроенергії.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.מפני שבמצב העניינים היום, הביקוש לחשמל צריך להימצא בשיווי משקל קבוע מול אספקת החשמל.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.بسبب ما تبدو عليه الأمور اليوم، الطلب على الكهرباء لابد أن يكون في توازن مستمر مع عرض الكهرباء.
Çünkü, günümüzün standartlarına göre, elektrik talebi ile elektrik arzı dengede olmak zorunda.電気の需要に対して供給を合わせるということが 絶え間なく続いているのです 私がこのステージに上がる間にも
Çünkü sizin genelde neye ilk tıkladığınıza bakıyorlar, Dengenin dışına çıkabilir.la ce ai apăsat prima dată și pot dezechilibra acea balanță.
Çünkü, vergi gelirindeki azalmayı, vergi indirimlerini azaltarak dengeleyeceğim.Candy, lo que el gobernador Romney dijo no es verdad.
Çünkü, vergi gelirindeki azalmayı, vergi indirimlerini azaltarak dengeleyeceğim.Da I\ 92 m Aufrechnung einige der Reduktionen mit gedrückter einige Abzüge. \
Çünkü yük yığınları kendilerini dengelemeye,... ...eşitlemeye eğilimlidirler.Адже заряд намагається розподілитися, зрівнятися.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Att vara mer balanserad innebär inte något omstörtande i ditt liv.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Ausgeglichener zu sein bedeutet keinen dramatischen Umbruch in Ihrem Leben.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Beter in balans zijn betekent niet dat er een grote omwenteling in je leven moet komen.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Być bardziej zrównoważonym to nie wywracać swoje życie do góry nogami.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Byť vyrovnanejší neznamená dramatické zmeny vo vašom živote.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Être plus équilibré ne rime pas avec un renversement colossal de votre vie.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Imeti bolj uravnoteženo življenje ne pomeni dramatičnih preobratov v vašem življenju.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Kiegyensúlyozottabbnak lenni nem jelenti az életünk felforgatását fenekestül.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.보다 균형을 이루는 것은 여러분 인생에서 극적인 대변동을 의미하지 않습니다.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Menjadi lebih seimbang tidak berarti perubahan dramatis dalam hidup Anda.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Per essere più bilanciati non occorre sconvolgere la propria vita.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Să fi mai echilibrat nu înseamnă să-ţi schimbi viața radical.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Ser mais equilibrado não significa uma reviravolta drástica na nossa vida.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Tener más equilibrio no significa cambios dramáticos en la vida.
Daha dengeli olmak hayatında devasa değişiklikler yapmanı gerektirmez.Získat větší rovnováhu neznamená dramaticky převrátit život.