Ana içeriğe geç
Sözlük

deneysel ile cümle

deneysel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
XM1 Deneysel modeli.XM1: експериментальна модель.
Deneysel fizikçi olan Leonard meslektaşı Sheldon Cooper (Jim Parsons) ile aynı daireyi paylaşmaktadır.Леонард — фізик-експериментатор, він ділить квартиру з колегою і другом Шелдоном Купером (Джим Парсонс).
2011'den bu yana da Microsoft API'leri için OAuth 2.0'ı deneysel olarak desteklemeye başladı.З 2011 року Google додав експериментальну підтримку OAuth 2.0 в своє API.
1942 yılında, bir Deneysel Sanat Tiyatrosu ve drama okulu açtı.1942 року заснував експериментальний Художній театр та драматичну школу при ньому.
Santa Barbara'da çalıştığı zamanlar, teorik çalışmaların yanı sıra, deneysel çalışmalara da yöneldi.Під час перебування в Санта Барбарі він змістив свої інтереси в експериментальну область.
2 yıl boyunca belsoğukluğu patojeni ile ilgili çalıştı ve deneysel kanıt topladı.Він протягом двох десятиліть збирав дані про історичні землетруси і проводив натурні експерименти.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Основні роботи присвячені фізиці низьких температур.
Eleştirmenler görünen deneysel başarıların aslında yöntemsel kusurlardan oluşabileceğini kanıtlamışlardır.Критики стверджують, що методологічні недоліки можна пояснити очевидністю експериментальних успіхів.
Deneysel rock grubu The Velvet Underground'ın kurucu üyelerindendir.Обидві композиції є кавер-версіями оригінальних треків The Velvet Underground.
Ümid Kukebi, deneysel lazer fizikçisi.Оптика та лазерна фізика.
Bu sonuçlar deneysel olarak onaylanmıştır.Цей висновок пізніше був підтверджений експериментально.
Servo bir deneysel web tarayıcı motorudur.Кольчуга — автоматизована станція пасивної радіотехнічної розвідки.
Deneysel romanlar yazdı.Napsal i několik experimentálních románů.
Öğrenciler hangi bölümün deneysel olduğunu bilmezler.Experimentátor nevěděl, ke které skupině každý proband patřil.
McDormand halen The Wooster Group adındaki deneysel tiyatro topluluğunun üyesidir.Zakládající člen experimentální divadelní společnosti The Wooster Group.
Ve bunun üzerine birlikte yapılan deneysel testler de yerel gerçekçiliği de kısıtlamaktadır.CH nerovnosti se redukují na CHSH nerovnosti, načež experimentální testy rovněž omezují lokální realismus.
1906’da aktör August Falck ile birlikte Stockholm'de deneysel bir tiyatro kurmak için uğraşmaya başladı.V roce 1907 založil spolu s hercem Augustem Falckem Intimní divadlo ve Stockholmu, které vedl tři roky.
Bilim, deneysel dünyayla ilgilidir.Vědecký zákon se týká skutečného světa.
TV on the Radio (Genelde TVOTR olarak kısaltılır), 2001'de kurulmuş New York'lu deneysel rock grubu.TV on the Radio je americká art rocková kapela založená v roce 2001 v Brooklynu v New Yorku v roce 2001.
Bunun anlamı bu teoriyi oluşturan unsurlar hipoteze bağlı değildir ama deneysel keşfe bağlıdır.Přičemž nemá jít o pouhou hypotézu, ale o experimenty doloženou teorii.
Gerlach is aynı üniversitenin Deneysel Fizik Enstitüsü'nde asıstandı.Gerlach byl asistentem na téže univerzitě, ale na ústavu pro experimentální fyziku.
Önemli deneysel teknikler, spektroskopinin çeşitli türleridir.Za nejdůležitější experimentální techniky jsou považovány různé typy spektroskopie.
Bu sonuçlar deneysel olarak onaylanmıştır.Obecné závěry třeba ověřovat pokusem.
XM1 Deneysel modeli.XSF-1 Prototyp průzkumné varianty.
Deneysel rock grubu The Velvet Underground'ın kurucu üyelerindendir.Gold je kompilační dvojalbum skupiny The Velvet Underground.
Önceleri deneysel kısa filmler çekti.Nejprve natočil několik krátkometrážních filmů.
Herboloji yoluyla tıp aynı zamanda bitkiler üzerine edinilen bilgilere yeni bir deneysel kaynak oluşturdu.Rozvoj medicíny v antice přinesl spoustu nových poznatků, které se uplatňovaly i ve zvěrolékařství.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Jeho výzkum je zaměřen na jevy nastávající za extrémně nízkých teplot.
Douglas X-3 Stiletto, uzun burunlu ve geniş gövdeli deneysel jet uçak.Douglas X-3 Stiletto byl experimentální americký letoun.
Mysql 3.1 veya üstü ile çalışır, PostgreSql için deneysel destek.Funcționează cu Mysql 3.1 sau mai nou, suport experimental pentru PostgreSQL.
Moseley’in buluşu atom numaralarının aslında deneysel ölçümlerle elde edilebileceğini göstermiş oldu.Descoperirea lui Moseley a arătat că numerele atomice au un fundament măsurabil experimental.
Bilimdeki ilerlemeler genellikle deneysel çalışmalar ve teori arasındaki etkileşime bağlıdır.Progresul științei depinde în general de interacțiunea dintre studiile experimentale și teorie.
Bu sonuçlar deneysel olarak onaylanmıştır.Aceste previziuni au fost confirmate experimental.
Thomson ve Davisson ise 1937 yılında deneysel çalışmaları sonucunda Nobel Fizik Ödülünü paylaşmışlardır.Thomson și Davisson au primit Premiul Nobel pentru Fizică în 1937 pentru aceste experimente.
Teori tarafından öngörülen mezonlar deneysel olarak 1947’de keşfedildi.Mezonii, particule la început pur teoretice, au fost confirmați experimental în 1947.
Bu eserlerinde laboratuvar tekniklerini ve deneysel kimya metodlarını tanımladı.Aici el a pus bazele unui laborator pentru experimentele sale electrotehnice.
Ara sıra deneysel çalışmalar yaptığı oluyordu.Acesta i-a dat probabil din când în când lecții de compoziție.
Pek çok sonlu seçenek tarafından karakterize edilebilmeli ve deneysel olarak kurgulanabilmelidir.Desigur, această problemă poate fi rezolvată printr-un număr finit de încercări.
1957 yılında yazdığı Değişme adlı romanında, deneysel roman tekniğinin doruklarına ulaştığı kabul edilir.În anul 1957 s-a găsit restul unei case care s-ar părea a aparține perioadei romane.
Aynı zamanda Galileo'nun takipçileri tarafından deneysel gelenek devam ettirildi.Ezzel egy időben a Galileo és követői által megalapított kísérleti hagyomány kitartott.
Deneysel araçlar, JDK'nın ileriki versiyonlarında olmayabilir.A kísérleti eszközök elképzelhető, hogy nem lesznek elérhetők a JDK jövőbeli verzióiban.
Thomson ve Davisson ise 1937 yılında deneysel çalışmaları sonucunda Nobel Fizik Ödülünü paylaşmışlardır.Thomson és Davisson 1937-ben kaptak megosztott Nobel-díjat kísérleti munkájukért.
Kütleli nötrinoların fiziği halen aktif bir teorik ve deneysel araştırma konusu.A tömeggel rendelkező neutrínók problémája jelenleg aktív elméleti és kísérleti kutatások tárgya.
Stern deneysel fizikçiydi.Leonard kísérleti fizikus.
McDormand halen The Wooster Group adındaki deneysel tiyatro topluluğunun üyesidir.A kísérleti színházi vállalatnak, a The Wooster Groupnak egyik alapító tagja.
Frisch bunu deneysel olarak 13 Ocak 1939'da kanıtladı.Yrjö Väisälä fedezte fel 1939. január 19-én.
Böylelikle deneysel bir pop kaydı yapmak istedim.Erre a célra egy kísérleti tananyagot is szerkesztett.
Ancak, sicim esaslı güçlü kuvvetin tanımı deneysel bulgulara ters düşen çok fazla öngörüde bulunmuştur.A központi hatalom gyengülése szinte azonnal elszakadási kísérletekhez vezetett.
Deneysel romanlar yazdı.Tapasztalatairól életrajzi regényt írt.
Her ikisi de gözlemlerle ve/ya da deneysel kanıtlarla iyi desteklenmiştir.Kummatkin ovat yleensä hyvin tuettuja havainnoilla ja/tai kokeellisilla todisteilla.
McDormand halen The Wooster Group adındaki deneysel tiyatro topluluğunun üyesidir.Buscemi on kokeellisen teatteriryhmän The Wooster Groupin jäsen.
Bu yasa John Dalton tarafından 1801 yılında deneysel olarak gözlemlenmiştir.Lain havaitsi John Dalton vuonna 1801 tekemissään kokeissa.
Bu kitabında, terella adı verilen dünya modeli üzerine yaptığı deneysel çalışmalarını tanıttı.Siinä hän kuvasi monia koetuloksiaan terrellaksi nimittämällään Maan mallilla.
Geçen Yıl Marienbad'da 1961 Fransa-İtalya ortak yapımı gerçeküstü deneysel filmdir.L’année dernière à Marienbad) on vuonna 1961 ensi-iltansa saanut ranskalainen elokuva.
Bugüne kadar yapılan araçların tamamı deneyseldir.Kaikki rakennetut laitteet ovat olleet vasta koelaitteita.
Douglas X-3 Stiletto, uzun burunlu ve geniş gövdeli deneysel jet uçak.Douglas X-3 Stiletto, hitaaksi ja lento-ominaisuuksiltaan hankalaksi todettu nopeuskoekone.
Derslerin içeriğinde teorik bilgiler kadar deneysel uygulamalar da vardır.Teoreettisten sisältöjen ohessa on myös kokeellisia kursseja.
Deneysel Psikoloji: Farklı Bir Yaklaşım.Liikunnan filosofia: Eri tarkastelukulmia.
Deneysel rock grubu The Velvet Underground'ın kurucu üyelerindendir.Asenteeseen vaikutti puolestaan The Velvet Underground.
Ancak, daha sonraki deneysel çalışmalar eterin varlığını tespit edemedi.Myöhemmät tutkimukset eivät ole kyenneet vahvistamaan planeetan olemassaoloa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod