deneyim ile cümle

deneyim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Alüminyum folyoyla olan deneyimlerinizi düşünün. metallerin şeklini koruması olağandır.А сега, помислете за взаимодействията си с алуминиево фолио. Запазването на формата е обичайно при метала.
Alüminyum folyoyla olan deneyimlerinizi düşünün. metallerin şeklini koruması olağandır.תחשבו על האינטראקציה שלכם עם נייר אלומיניום. שמירת צורה נפוצה במתכות. אתם מכופפים חתיכת נייר אלומיניום,
Alüminyum folyoyla olan deneyimlerinizi düşünün. metallerin şeklini koruması olağandır.الآن، فكروا حول التفاعلات مع رقاقات الألومنيوم. الإحتفاظ بالشكل أمر معتاد في المعادن. تقوم بلي رقاقة ألمنيوم،
Alüminyum folyoyla olan deneyimlerinizi düşünün. metallerin şeklini koruması olağandır.保形は金属では一般的です アルミホイルを曲げると その状態を持続します
Ama aslında öyle olmamıştı. Berbat olan şey, bu deneyimin anıları idi.De fapt nu-i stricase experienţa, ci amintirea experienţei.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Aber auch das wird genauso vorbeigehen! Ist es nicht so?
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Alors peut-être, ce que nous recherchons est une expérience continue.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Aşa că poate ceea ce căutam e o experienţă continuă.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Así que quizás, lo que estamos buscando, es una experiencia contínua.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Być może, tym czego szukamy jest ciągłe doświadczenie.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Joten ehkäpä mitä etsimme, on jatkuva kokemus.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Takže možná to, co hledáme, je souvislý zážitek.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Vagyis talán arról van szó, hogy egy folyamatos élményt keresünk.
Ama belki de bizim aradığımız, her zaman süregiden bir deneyim (tecrübe).Поэтому, возможно, то, что мы ищем - это длительное переживание.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Aber ich möchte meine Erfahrung damit nicht missen.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Ale nezmenila by som môj zážitok.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Ale nie zmieniłabym swojego przeżycia.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Ale to nijak nezmění mé zážitky.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Dar nu aş schimba experienţa mea.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.De nem cserélném el az élményt.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.그러나 저는 제 경험을 바꾸지는 않을 것입니다.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Maar ik zou mijn ervaring niet veranderen.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Mais je ne changerais pas mon expérience.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Ma non cambierei la mia esperienza.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Mas eu não trocaria a minha experiência.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Men jag skulle inte byta bort upplevelsen.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Men jeg ville ikke ændre min erfaring.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Namun saya tidak akan mengubah pengalaman saya
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Nhưng tôi không thể thay đổi những gì đã xảy ra.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Pero yo no cambiaría mi experiencia.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Vendar ne bi spremenila svoje izkušnje.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Αλλά δεν θα άλλαζα την εμπειρία μου αυτή.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Але я б не за що не змінила те, що зі мною сталося.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Но не бих променила моето преживяване.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.Но я не променяю мой опыт ни на что другое.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.אבל לא הייתי משנה את ההתנסות שלי.
Ama ben deneyimimi değiştiremem.ولكن هذا لن يغير من تجربتي معها
Ama ben deneyimimi değiştiremem.この贈り物によって 私の人生は
Ama ben deneyimimi değiştiremem.但是我不能改变我自己的经历
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Aber sie wollen Erfahrung in Organisationsgründung sehen.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Ale oni oczekują doświadczenia w tworzeniu organizacji.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Dar ei vor experiența de întemeiere a unei organizații.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Maar ze willen ervaring in het creëren van een organisatie.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Ma vogliono esperienza nel creare un organizzazione.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Nhưng họ cần kinh nghiệm trong việc tạo lập một tổ chức.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Pero experiencia creando una organización.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.VC가 원하는 것은 조직을 만든 경험입니다.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Но те искат опит в създаването на организация.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.Нужен опыт создания организации. Следующее - знания.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.אבל הם רוצים נסיון בהקמת ארגון
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.لكن , إنهم يريدون الخبرة في خلق المنظمة.
Ama bir organizasyon yaratma deneyimi istiyorlar.次は 知識 です
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.Ale zbierałam też doświadczenie zawodowe!
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.Außerdem hatte ich auch Arbeitserfahrung gesammelt.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.Dar stiti ce? Am obtinut experienta de munca.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.De tudják mit? Közben munka tapasztalatot szereztem.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.Eu estava a ganhar experiência profissional.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.하지만 중요한 것은 제가 경험을 쌓고 있었다는 거죠.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.Maar ik kreeg ook werkervaring.
Ama birşey var, ben iş deneyimi elde ediyordum.Mais vous savez quoi? J'acquérais de l'expérience.

İlgili Sayfalar