Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Der Versuchsleiter sagt: "Sorgen Sie sich nicht, ich bin verantwortlich.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum. Devam et, öğretmen."Người thí nghiệm nói" Đừng lo, tôi sẽ chịu trách nhiệm" tiếp tục đi"
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.El experimentador dice, "No se preocupe, yo seré responsable.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Et l'expérimentateur répond "Ne vous inquiétez pas, c'est ma responsabilité.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Experimentátor povie, "Nebojte sa, ja budem zodpovedný.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Experimentatorul spune: "Nu te îngrijora. Eu sunt responsabil.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Forsøgslederen siger, "Bare rolig, jeg tager ansvaret.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.연구원이 말합니다. "걱정마요. 내가 책임질테니
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Kokeen johtaja sanoo: "Älä huoli. Minä olen vastuussa."
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Laborant mówi: 'Nie martw się, biorę to na siebie.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Lo sperimentatore dice "Non preoccuparti, io sarò responsabile.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Resposta: "Não se preocupe, eu sou o responsável.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Vedoucí experimentu řekne: "Nemějte obavy, já jsem za to zodpovědný.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Ο πειραματιστής λέει: "Μην ανησυχείτε, αναλαμβάνω την ευθύνη.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Експериментатора казва, "Не се притеснявай, аз ще съм отговорен.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.На це експериментатор відповідає: "Не хвилюйтеся, я нестиму відповідальність.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.Экспериментатор отвечает: "Не переживай, я беру на себя всю ответственность.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.עונה הבוחן: "אל תדאג. אני אהיה אחראי
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.يقول صاحب التجربة، "لا عليك، أنا سأتحمل المسؤولية.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.続けてくれ 先生」
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.Eksperymentator brał kartkę i bez przyglądania się czy sprawdzania odkładał na stosik innych kartek.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.Examinatorul se uita, lua foaia, nu se uita la ea, nu o scana, ci doar o punea în grămada de foi.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.실험자는 그걸 쳐다보고, 한 장이 끝나면 종이를 가져다가 쳐다보지도 않고 단순하게 종이 더미 위에 올려놓는 겁니다.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.Vedoucí se podíval, vzal jejich listy, nijak je nekontroloval a odložil je na hromadu ostatních listů.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.Дослідник дивився на аркуш, брав його і, не аналізуючи, просто клав на купу з іншими паперами.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.Проверяващият поглеждаше листа, взимаше го, без да го провери, и просто го оставяше върху купчината листа.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.Экспериментатор смотрел, брал лист бумаги, не вглядывался и не сканировал и просто складывал его в кучу бумаг.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.הנסיין הסתכל עליו, לקח את גליון הנייר, לא הביט בו, לא עבר עליו, ופשוט הניח אותו על ערימת דפים.
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.المختــبِر نظر إليها ، أخذ الورقة ، لم ينظر لها ، لم يفحصها بكل بساطة وضعها على كومة الأوراق .
Deneyci şöyle bir baktı, kağıdı aldi ve hiç bakıp incelemeden basitçe kağıt öbeğinin üstüne koydu.紙を受け取って 見もせず 確認もせず ただ紙束の上に載せる つまり受け取って横に置くだけです
Diğerleri deneycinin suç ortağıydı ve onlara bazı cevapları yanlış vermeleri söylenmiştiResten er skuespillere, som er blevet instrueret i at give det forkerte svar i nogle af øvelserne
Şimdi isterlerse sadece bir lokum alabilirler. Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.De får en marshmallow nu - men om de kan vänta tills kontrollanten kommer tillbaka, får de två bitar.
Şimdi isterlerse sadece bir lokum alabilirler. Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Dostanú jeden marshmallow hneď, a ak vydržia kým sa experimentátor vráti, dostanú dva.
Şimdi isterlerse sadece bir lokum alabilirler. Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Mogą mieć jedną słodką piankę teraz, ale jeśli zaczekają do powrotu eksperymentatora, mogą mieć dwie.
Şimdi ne yapacağım?" diye sordu. Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.Bây giờ tôi phải làm gì nữa?" và người điều hành nói,"Nếu bạn làm xong mọi việc thì về nhà được rồi."
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.A harmadik helyzetben a kísérlet végzője elvette a lapot és egyenesen egy iratmegsemmisítőbe tette.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Dans le troisième cas, le laborantin récupérait la feuille et la plaçait directement dans la déchiqueteuse.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Iar în a treia situație, examinatorul lua foaia și o punea direct în tocătorul de hârtie.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.In de derde situatie stak de onderzoeker het papier onmiddellijk in de papierversnipperaar.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.In der dritten Situation bekam der Experimentierende das Blatt Papier und tat es gleich in den Shredder.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.세번째 조건에서는, 실험자가 완성된 종이를 바로 분쇄기에 넣어버립니다.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Nella terza situazione, l'esaminatore prende il foglio e lo mette direttamente nel tritadocumenti.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Och i den tredje varianten fick försöksledaren papperet och lade det direkt i en dokumentförstörare.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Og i det tredje forhold, fik undersøgeren papirarket og puttede det direkte i en makulatur.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Và trong điều kiện thứ ba, người thử nghiệm lấy tờ giấy và trực tiếp cho nó vào máy hủy giấy.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Ve třetí situaci vzal vedoucí list papíru a rovnou ho strčil do skartovačky. (smích)
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.W trzeciej sytuacji eksperymentator brał kartkę papieru i wkładał ją do niszczarki.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.Και στη τρίτη περίπτωση, αυτός που έκανε το πείραμα έπαιρνε το χαρτί και το έβαζε αμέσως στον καταστροφέα.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.В третьем условии, экспериментатор забирал листы и сразу же пропускал их через шреддер.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.За третьою умовою дослідник отримував аркуш і відразу клав його у знищувач паперу.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.И в третия случай, проверяващият взимаше листа и направо го слагаше в шредера.
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.במצב השלישי, הנסיין קיבל את גליון הנייר והכניס אותו ישירות לתוך מגרסה .
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.وفي الحالة الثالثة ، المختــبِر يحصل على الورقة و مباشرة يضعها للتقطيع .
Üçüncü şartlandırmada deneyci sayfayı alıp doğrudan kağıt imha makinesine koydu.実験者は紙を受け取り それをすぐさまシュレッダーにかける これら3つの状況下で何が起こったでしょう?
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.Acum ce fac?" Iar experimentatorul i-a spus: "Dacă ai terminat totul poţi pleca acasă."
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.A experimentátor povedal, "Nuž, ak ste všetko vyriešili, môžete ísť domov."
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.A experimentátor řekl: "Pokud jsi vše dokončil, můžeš jít domů."
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.A kísérletvezető azt mondta, ha kész van, menjen haza.
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.Badający odpowiadał, że może iść do domu.
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi. Bu kadar.L'expérimentateur a dit : " Si vous avez tout fini, rentrez chez vous.