Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.1550 BCE) also contains evidence of traditional empiricism.
Feynman'a göre, deneycilerin teorisyenler tarafından hiç araştırılmamış yerlere de yönelebilir.Feynman has noted that experimentalists may seek areas which are not well-explored by theorists.
Özellikle pozitivist anlamda deneyciliği değerlendirmişlerdir.Analysis in Positive Characteristic.
Ayrıca Beta bozunumu ve zayıf etkileşim fiziğinde uzman deneyciydi.She was an expert experimentalist in beta decay and weak interaction physics.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.Some experimentation may be required.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.But if they wait until the experimenter comes back, they can have two.
"Deneyci Bey, ben X tane soru çözdüm."Mr. Experimenter, I solved X problems.
Ve deneyci, "Herşeyi bitirdiysen, gidebilirsin" dedi.And the experimenter said, "If you've finished everything, go home.
Deneyci diyor ki "Merak etme, ben sorumluyum.The experimenter says, "Don't worry, I will be responsible.
Son testte deneyciler hem dokunsal hem de görsel testi birleştirdiler.In the last test the experimenters combined both the tactile and visual test.
Sonra, deneyci çocuklardan filmde gördüklerini göstermelerini istedi.Next, the experimenter asked the children to demonstrate what they had seen in the movie.
Sonuçlar ayrıca deneycinin kesin metodolojisine duyarlıdır.Results are also sensitive to the exact methodology of the experimenter.
John Locke (1632-1704), Modern felsefe döneminin başlangıcında bir deneyciydi.John Locke (1632–1704) was an empiricist at the beginning of the Modern period of philosophy.
Yeni Kantcılık Deneycilik GörecilikBaden School Empiricism Is–ought problem Non-overlapping magisteria Relativism
Bitkilerin nasıl kütle kazandığını belirlemeye çalışan ilk deneycilerden biriydi.He was an early experimenter in seeking to determine how plants gain mass.
Deneyci, bebeğin görüş alanındaki oyuncak bebeklerden birini kaldırdı.The experimenter removes one of the objects within the sight of the infant.
Özellikle pozitivist anlamda deneyciliği değerlendirmişlerdir.Insbesondere bei schwierigen Experimenten zeichnete er sich durch eine besondere Geschicklichkeit aus.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.Das zeigte sich bei experimentellen Versuchen.
Örneğin "Rosenthal ya da Pygmalion etkisi"nde deneycinin kanısından kaynaklanan bir hata sözkonusu olmuştur.On parle alors d'effet Rosenthal ou effet Pygmalion.
Deneycilik yaklaşımının önemli filozofları John Locke ve David Hume'dur.Il rejoint là des idées émises en philosophie par John Locke et David Hume.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.Puede probarse por experimentación.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.К этому он шел трудным путем экспериментов.
Bundan dolayı, deneyci John Stuart Mill'in dediği gibi, para sadece daha esnek olan bir değişim aracıdır.ومن ثم فإن المال بحسب جون ستيوارت ميل، هو مجرد وسيلة لجعل لتبادل أكثر مرونة.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.كما اشتملت بردية إبيرس (حوالي سنة 1550 ق.م) أيضًا على دلائل حول التجريبية التقليدية.
Bundan dolayı, deneyci John Stuart Mill'in dediği gibi, para sadece daha esnek olan bir değişim aracıdır.Daí o dinheiro, como o empirista John Stuart Mill diz, é apenas o meio de troca para ser mais flexível.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.O papiro Ebers (cerca de 1550 a.C.) também contém evidências do tradicional empirismo.
Deneycilik yaklaşımının önemli filozofları John Locke ve David Hume'dur.Klassieke filosofen die zich hiermee hebben beziggehouden, zijn John Locke en David Hume.
Deneyci ise yeni modellemeleri gözlem yaparak test eder.Teoretycy modyfikują swoje modele w miarę napływania nowych obserwacji.
Deneycilik akılcılığın karşıtıdır.Motsatsen är koncentrisk träning.
Gelişen felsefi yön, mantıksal pozitivizm veya mantıksal deneycilik olarak adlandırıldı.Den filosofiska riktning som utvecklades kom att kallas logisk positivism eller logisk empirism.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.Воно дозволило досягти згоди з експериментальними даними.
Deneycilik akılcılığın karşıtıdır.Usko on järjen vastakohta.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.Ο Πάπυρος Έμπερς (περ. 1550 π.Χ.) περιέχει επίσης στοιχεία του παραδοσιακού εμπειρισμού.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.Optagelserne blev vist for forsøgspersoner.
İbn el-Heysem aynı zamanda hem düşünür, hem matematikçi hem de deneyci idi.Nordfriseren Momsen opnåede stor anseelse både som matematiker og konstruktør.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.Papirus Ebers (sekitar 1550 SM) juga mengandung bukti empirisme tradisional.
Deneyciler için biraz uygulanabilir gözüktü.Họ được tích cực đào tạo để thí nghiệm.
Sadece iki deneycinin de arkası dönükken bu işi rastgele yapmak yerine kendisine kafasını çevireni seçerler.そのため、2匹は仲違いし、以後、盲(めくら)とかげはうぐいすを恨むようになる。
Özellikle pozitivist anlamda deneyciliği değerlendirmişlerdir.特に優秀だと状況判断で機動する。
Deneyciler bu deneylerin sonucunda Higgs bozunumu ve süpersimetrik parçacıkları bulmayı umuyor.実験物理学者はそこでヒッグス粒子や超対称性粒子の証拠を見つけられるのではないかと期待している。
Bu nedenle kendi felsefesini "gerçek deneycilik" olarak tanımlar.他把自己的哲学称为“批判哲学”。
Deneyci ise yeni modellemeleri gözlem yaparak test eder.לאחר מכן בוחנים באמצעות המודל את הנראות של תצפיות חדשה.
Deneycilik yaklaşımının önemli filozofları John Locke ve David Hume'dur.Силно заинтересован е от западните мислители Джон Лок и Дейвид Хюм.
Deneycilik akılcılığın karşıtıdır.Hlúposť je opak múdrosti.
Teorisyenlik ve deneycilik arasında gidip gelen fizikçiler fenomenolog olarak isimlendirilir.Fyzici pracujúci na zosúlaďovaní teórie a experimentu sa často nazývajú fenomenológovia.
Deneyci ise yeni modellemeleri gözlem yaparak test eder.Nende skisoanalüüs ongi iha uute vormidega katsetamine.
Aynı dönemde, deneycilik de düz yazıyı etkilemeye devam etti.Samuti hakkas ta ka pikkamööda päris kirjanduse poole kalduma.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Aber wenn sie warten bis der Erzieher zurück kommt, dann bekommen sie zwei.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Ale pokud počkají, až se experimentátor vrátí, můžou mít dva.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Dar dacă așteaptă până la întoarcerea cercetătorului, ei pot mânca două.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.실험자가 돌아올 때까지 기다리면, 두 개를 먹을 수 있습니다.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Maar als ze wachten tot de onderzoeker terug komt, kunnen ze er twee krijgen.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Mais s'ils attendent jusqu'au retour de l'expérimentateur, ils peuvent en avoir deux.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Ma se non lo mangiano prima che ritorni lo sperimentatore, ne ottengono un altro.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Men hvis de venter til forsøgslederen kommer tilbage, får de to.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Nhưng bé nào chờ tới khi người thực hiện thí nghiệm quay lại, sẽ được hai chiếc kẹo dẻo.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Tetapi jika mereka menunggu sampai eksperimenter (peneliti) datang kembali, mereka bisa mendapatkan dua.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Viszont, ha várnak, amíg a kísérletvezető visszajön, kapnak mégegyet.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.А якщо дочекаються, коли повернеться дослідник, отримають два.
Ama deneyci gelene kadar beklerlerse, iki tane alabilecekler.Но ако изчакат, докато експериментаторът се върне, могат да получат две.