Ancak yaptığı ilk denemeler başarısızlıkla sonuçlandı.Първите ѝ опити са неуспешни.
Çünkü bu yüzden Fransa nükleer araştırmalara ve denemelere başlamıştı.Поради това Франция обявява, че ще спре атмосферните ядрени тестове.
Ardından top ordu denemelerine gönderildi.Използван е за изпитания на артилерийски снаряди.
Gördüğüm Kadarıyla Dünya, Denemeler, 1934.Португал, зелена земља, пътеписи, 1931.
20. yüzyılda, nükleer silah geliştiren birçok ülke tarafından denemeler gerçekleştirilmiştir.Tijekom 20. stoljeća, većina država koja je razvila nuklearna oružja ih je i testirala.
Denemeler için 24 tane üretildi.Pripremljene su 24 epizode.
Yumurtaların çatlamasından 106 - 130 gün sonra yavrular uçma denemeleri yapmaya başlar.Nakon izleganja mladi provedu 106 do 130 dana u gnijezdu dok ne dobiju perje.
Bu kitaplar: "Sinema-TV Üzerine Denemeler", Türker İnanoğlu, Er-Ofset yay.Igrao u filmu Je li jasno, prijatelju? i Olujni jahači (francuski film).
20. yüzyılda, nükleer silah geliştiren birçok ülke tarafından denemeler gerçekleştirilmiştir.V 20. storočí už biologické zbrane vyrábalo množstvo štátov.
Afrika'da da benzer denemelerde bulunulmuştur.Podobný príklad sa dá nájť opäť v Afrike.
Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı.Žiadna z existujúcich súkromných lodí zatiaľ nedokáže dosiahnuť orbitu.
Gördüğüm Kadarıyla Dünya, Denemeler, 1934.Ljubljana: Dom in svet, 1934.
İlk yazarlık denemelerini burada gerçekleştirmiştir.Nastala so prva literarna dela.
1997 yılında yapılan 15 prototip tankta yapılan denemelerden geçemedi.Leta 1915 so narejeni prototip začeli testirati na poligonu.
Hamilelik oranı veya hamile kalma oranı, hamile kalma denemelerindeki başarı oranıdır.Uravnotežena prehrana pred nosečnostjo je pomembna za uspešno zanositev.
Ancak yaptığı ilk denemeler başarısızlıkla sonuçlandı.Tačiau, jos pirmieji bandymai buvo nesėkmingi.
1946 ve 1958 yılları arasında ABD tarafından adalar civarında tam 67 kez nükleer bomba denemeleri yapılmıştır.1946–1958 m. amerikiečiai įvairiuose atoluose atliko 67 branduolinius bandymus.
Temmuz 1945 tarihinde Trinity Nükleer denemelerinde “the Gadget” diye adlandırılan bombanın denetmeni oldu.1945 m. liepos mėnesį jis buvo pakviestas dalyvauti į atominės bombos „Trinity“ testavimą.
Daha sonrasında bu hasta insanlarda kliniksel denemelere öncü oldu.Netrukus sudaryta komanda jautėsi pasiruošusi klinikiniams bandymams.
Sahne oyunları yazdı, şiir denemelerinde bulundu.Atliko meninius pasirodymus, rašė poeziją.
1996 - Jacques Chirac, Fransa'nın nükleer denemelere son verdiğini açıkladı.1996 – president Jacques Chirac teatas, et Prantsusmaa tuumakatsetused on alatiseks lõppenud.
Halen Boeing 737 test uçağında denemeler sürüyor.Varsti järgnes Boeing 737.
Bunların bir kısmı teorik çalışmalar, bir kısmı ise bilim kurgu denemeleriydi.Mõned on nii fundamentaalsed, et need peaaegu määratlevad teadust.
Gördüğüm Kadarıyla Dünya, Denemeler, 1934.Tartu: Loodus, 1934, lk 50.
İlk beste denemelerini erken yaşlarında yaptı.Kirjutamiskatsetusi tegi ta varakult.
Yarışma, denemeler ve yarışmanın kendisini de kapsar.Toimub pidev konkurents ja enese tõestamine.
Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye oturtmayı başaramadı.Esimesed pildid kosmoses tehti lendudel, kus kosmoselaev ei jäänud orbiidile tiirlema.
4:00 Denemeler04:00:مرحلة التجارب والتدريب
4:00 Denemeler16:00 — Випробування.
4:00 Denemeler4:00: Contiendas
4:00 Denemeler4:00 : Les épreuves
4:00 Denemeler4:00: Próby.
4:00 Denemeler4:00 Prüfungen
4:00 Denemeler4:00: Trải nghiệm
4:00 Denemeler4:00: Δοκιμασίες
4:00 Denemeler4:00 — Испытания.
4:00 Denemeler4:00: מבחנים
4:00 Denemeler4시: 시련
4:00 Denemeler4. Probele
4:00 Denemeler4 uur: De beproevingen
4:00 DenemelerNa 4. hodině: Zkoušky
4:00 DenemelerOre 4:00. Le prove.
4:00 Denemeler英雄は楽じゃありません
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Aber das wird uns nicht davon abhalten, trotzdem zu versuchen es herauszufinden.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Dar asta oricum nu ne va opri să-l deslușim.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Dat belet ons niet om er onderzoek naar te doen.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.하지만 그게 우리가 알아내려는 걸 가로막지는 못할 겁니다.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Mais que cela nous empêche d'essayer de le comprendre.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Mimo wszystko będziemy próbowali go zrozumieć.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Mutta se ei estä meitä yrittämästä selvittää totuutta.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Nhưng điều đó không ngăn cản chúng ta tìm hiểu về nó.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Nonostante tutto, questo non vuole dire che non dobbiamo cercare di capirlo.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Pero eso no nos detiene para tratar de entenderlo. Gracias.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.To nás ale nezastaví a zkusíme tomu přijít na kloub.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Viszont ez nem gátol meg minket abban, hogy megpróbáljuk megfejteni.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Αυτό όμως δεν σημαίνει ότι θα σταματήσουμε τις προσπάθειες για να ανακαλύψουμε τα μυστήριά του.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.Но это не значит, что мы не должны пытаться его понять.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.אבל זה לא עוצר בעדנו מלנסות להבין אותו בכל מקרה.
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.و لكن هذا لم يمنعنا من ان نحاول ان نفهمه في كل الاحوال
Ama bu yine de birşeyleri çözmek için denemeler yapmaktan alıkoymuyor bizi.ありがとうございました(拍手)