Ana içeriğe geç
Sözlük

denemeler ile cümle

denemeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaBạn chỉ muốn làm cho môi trường nơi bạn sống và làm việc được tốt thôi.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaChecie po prostu mieć dobre warunki do działania.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaÎn lumea noastră. Orice lucru semnificativ.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaIn onze wereld. Iets van betekenis.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsa여러분이 기능을 할수 있는 청결한 환경만 원했습니다. 그러나 여러분이 이 부패에 대한 문제를 생각하지 않는다면,
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaΤο μόνο που ζητάτε είναι καθαρό περιβάλλον εργασίας.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaВи хочете чисте середовище тільки там, де працюєте.
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaВторое. Страна была подвержена одной из самых страшных, жестоких форм применения силы -
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaאתם רק רוצים סביבות נקיות לתפקד בהם. אבל אם לא תחשבו לעומק על בעיות השחיתות,
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaثانيا , عند ما تتهدد ا لدولة بوجود هذا ا لكم ا لهائل من صور ا لوحشية
İkincisi ise, herhangi bir ülke, olabilecek en yoğun ve en vahşi güç denemelerine maruz kalıyorsaでもあなたが汚職について考えなければ 誰が考えるのでしょう?
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.Az embereken való tesztelés sincs már messze.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.BMN-111, een middel dat werd getest op muizen, helpt de werking van het achondroplasie-gen te verhinderen.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.연골 무형성증 유전자를 가진 쥐에게 이 물질을 투여했을 때
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.La prueba en humanos está a la vuelta de la esquina.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.Les tests sur les humains sont pour bientôt.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.Os testes em seres humanos estão iminentes.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.Мишам, що мали ген ахондроплазії, давали таку сполуку, і вони виростали до нормальних розмірів.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.Мыши, имевшие ген этого заболевания, и получившие препарат, выросли до своего полного размера.
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.וחולדות נושאות הגן מעכב-הגדילה, שקיבלו את החומר הזה,
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.والفئران التي أُعطيت تلك المادة والتي تمتلك هذه المورثة،
İnsanlarda da denemeler çok yakında olacak.通常のサイズに成長します
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Akt det for bare glede, mine brødre, når I kommer i allehånde fristelser,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Beste broeders, is uw leven vol moeilijkheden en verleidingen?
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Considerate perfetta letizia, miei fratelli, quando subite ogni sorta di prove
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Fraţii mei, să priviţi ca o mare bucurie cînd treceţi prin felurite încercări,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Hermanos míos, tenedlo por sumo gozo cuando os encontréis en diversas pruebas
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Hỡi anh em, hãy coi sự thử thách trăm bề thoạt đến cho anh em như là điều vui mừng trọn vẹn,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Hỡi anh_em , hãy coi sự thử_thách trăm bề thoạt đến cho anh_em như_là điều vui_mừng trọn_vẹn ,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.내 형제들아 너희가 여러 가지 시험을 만나거든 온전히 기쁘게 여기라
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Meine lieben Brüder, achtet es für eitel Freude, wenn ihr in mancherlei Anfechtungen fallet,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Meus irmãos, tende por motivo de grande gozo o passardes por várias provações,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Mina bröder, hållen det för idel glädje, när I kommen i allahanda frestelser,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Mine Brødre! agter det for idel Glæde, når I stedes i mange Hånde Prøvelser,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Považujte to za každú radosť, moji bratia, keď na okolo upádate do rôznych pokušení
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Saudara-saudara! Kalau kalian mengalami bermacam-macam cobaan, hendaklah kalian merasa beruntung
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Teljes örömnek tartsátok, atyámfiai, mikor különféle kísértésekbe estek,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Veljeni, pitäkää pelkkänä ilona, kun joudutte moninaisiin kiusauksiin,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Za największą radość miejcie, bracia moi! gdy w rozmaite pokusy wpadacie,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Za největší radost mějte, bratří moji, kdyžkoli pokušeními obkličováni býváte rozličnými,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Zgolj v veselje si štejte, bratje moji, kadar pridete v mnogotere izkušnjave,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Πασαν χαραν νομισατε, αδελφοι μου, οταν περιπεσητε εις διαφορους πειρασμους,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.С великою радостью принимайте, братия мои, когда впадаете в различные искушения,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.Усяку радість майте, браттє моє, коли впадаєте в різні спокуси,
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.אך לשמחה חשבו לכם אחי כאשר תבאו בנסינות שונים׃
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.احسبوه كل فرح يا اخوتي حينما تقعون في تجارب متنوعة
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.我 的 弟 兄 們 、 你 們 落 在 百 般 試 煉 中 、 都 要 以 為 大 喜 樂
Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğinizde bunu büyük sevinçle karşılayın.我的 弟兄 們 、 你 們落 在 百般試煉 中 、 都 要 以 為大喜樂
Kontrollü denemelerde umut vadeden müdahaleler sık sık, rutin koşullarda ne kadar iyi sonuç verdiğiniInterventiot, jotka ovat osoittautuneet lupaaviksi kontrolloiduissa tutkimuksissa, toteutetaan usein
Kontrollü denemelerde umut vadeden müdahaleler sık sık, rutin koşullarda ne kadar iyi sonuç verdiğiniSouvent, les interventions dont les essais comparatifs se sont révélés encourageants sont appliquées à la
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.Daliśmy im baterię, drut i żarówkę i zapytaliśmy: "Umiecie to zrobić?" Nie potrafili.
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.Demos uma pilha, um pedaço de arame e uma lâmpada e dissemos: "Podem fazê-lo?".
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.Ja kun annoimme heille pariston, johdon ja lampun, ja kysyimme: "Osaatko tämän?", he eivät osanneet sitä.
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.전지와 전선 하나, 그리고 전구를 준 후에 "할 수 있습니까?" 라고 물었을 때, 하지 못했습니다. 그렇죠?
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.We gaven ze een batterij, een draadje en een lamp en zeiden: "Kan je het?" Ze konden het niet.
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.А когато им дадохме батерия, парче жица и крушка и попитахме: "Можете ли да го направите?" Те не можаха.
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.וכשנתנו להם סוללה, פיסת-תיל ונורה, ושאלנו, "האם תוכלו לעשות זאת?" הם לא הצליחו.
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.وعندما أعطيناهم بطارية و قطعة من الأسلاك، و مصباح وقلنا، "هل يمكنكم فعل ذلك؟" لم يتمكنوا. أليس كذلك؟
Malzemeleri ellerine verip denemelerini istiyoruz, ve "yapabilir misiniz?" diye soruyoruz.「電球を点けることができますか?」と聞くと 彼らはできませんでした これはロンドンのインペリアルカレッジで行っても同じことです
Massimo bazı teknolojilerle deneyler yapıyordu, ben farklı teknolojiyle denemeler yapıyordum.Eu estava experimentando com uma tecnologia diferente ...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod