Ana içeriğe geç
Sözlük

denediler ile cümle

denediler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Düşman hattını yarıp geçmeyi denediler.They attempted to break through the enemy line.
Her şeyi denediler.They tried everything.
İşkenceyi denediler.They've tried torture.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.The Lord and the Prince of Light tried to stop it, and they waged a great war.
Bunun yerine Melodifestivalen 2005'te "Alcastar" adlı şarkıyla şanslarını denediler.Instead they tried their luck in Melodifestivalen 2005 with the disco tune "Alcastar".
Bunun üzerine Namık Kemal ile Ziya Paşa gazeteyi kendi imkânları ile çıkarmayı denediler.This led to Mohsin and Sethi wishing to commence their own independent newspaper.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.He was also known for his research into brain tumours.
Tasarım sorunun çözmeyi denediler.They tried to solve the design problem.
Aslına bakılırsa, onlar denediler.In fact, they tried.
Daha sonraları kadınlarla da denediler.In the later studies, they ran women.
Daha önce var olduğunu bilmediğimiz... ...hayatlara bağlanmayı denediler.They've tried to connect worlds they didn't know existed before.
Beni, tarikattan çıkartmak için her şeyi denediler.And they tried everything they could to get me out of there.
Ve defalarca bunu denediler.And they've tried over and over and over again.
Aslında denediler de...In fact, they tried.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.They tempted God in their heart by asking food according to their desire.
Defalarca denediler Tanrıyı, İncittiler İsrailin Kutsalını.They turned again and tempted God, and provoked the Holy One of Israel.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Yet they tempted and rebelled against the Most High God, and didn't keep his testimonies;
Yaptıklarımı görmelerine karşın, Atalarınız orada beni sınayıp denediler.when your fathers tempted me, tested me, and saw my work.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.but gave in to craving in the desert, and tested God in the wasteland.
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.where your fathers tested me by proving me, and saw my works for forty years.
Tabii ki hataları oldu, büyük hataları, ama şanslarını denediler.They made mistakes, of course, and big ones, but they took chances.
Diğerlerinin yanı sıra Skopsko, Zlaten Dab, Lasko ve Bavaria Kamenza Zofman'ın biralarını denediler.They sampled brews by Skopsko, Zlaten Dab, Lasko and Bavaria Kamenza Zofman, among others.
"Daha önce üç kez [parlamentoyu boykot etmeyi] denediler ve kimse umursamadı."They tried [boycotting parliament] three times before and nobody cared.
Koroman ve Zigiç Van der Saar'ı birkaç kez denediler.Koroman and Zigic tested Van der Saar a couple times.
Protestocular 10 Mart'ta mitinglere devam etmeyi denediler, ancak birlikler tarafından dağıtıldılar.The protesters tried to resume rallies on 10 March, but they were again dispersed by the troops.
Kısa süre sonra Simpson'ın yeğeni Bayan Petrie üzerinde denediler.They soon had Miss Petrie, Simpson's niece, try it.
Aynı şeyi insanlarda da denediler ve sonuçlar benzerdi.They tried the same thing with humans and the results were similar.
Ertesi yıl tekrar denediler.Next year they tried again.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Seit 5 Jahren war er aber nicht mehr erfolgreich gewesen.
Oğulları ve kızları denedilerse de onu avutamadılar.Die Frauen und die Mädchen durften nicht an diesem Opfer teilnehmen.
Savaş sırasınca, Birleşik Devletler İngiltere'yle olan tüm alışverişi kesmeyi denediler.Pendant la guerre, les États-Unis ont essayé d'interrompre tout commerce avec l'Angleterre.
Araştırma ekipleri bu kayıp elementi saptayıp izole etmeyi denediler.Les équipes de chercheurs essayaient de découvrir et d'isoler cet élément manquant.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Il effectue des recherches sur le cerveau humain.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.Le Prince des Ténèbres tente de l'arrêter et d'engager une grande bataille.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Los persiguió durante cinco meses, sin ningún resultado.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.En busca de la conciencia en el cerebro.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Essi tentarono tutti i mezzi diplomatici per assicurarsi alleati e dividere i nemici.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.In questi periodo si svilupparono i suoi studi sul cervelletto.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Они пробовали всеми дипломатическими средствами найти союзников и разделить врагов.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Критяне осаждали его пять лет, но взять не смогли.
Tanrı ile Işığın Prensi O'nu durdurmayı denediler, ve muazzam bir savaşa başladılar.Узнав про это, Бог-отец и принц Света решили остановить его и начали войну.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Предпринял попытку картирования мозга.
İnkalar deri üstüne koka yaprakları özü (kokain) sürmeyi denediler.В прорезь боковых полотнищ вшивали треугольные ластовицы (киштәк).
5 yıl denediler fakat başaramadılar.وحاولوا فرضه طوال سبع سنوات لكنهم فشلوا.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Eles tentaram por todos os meios diplomáticos assegurar aliados e dividir seus inimigos.
Bazı Bizanslılar, süvari saldırısını geri püskürtmeyi denediler fakat piyade saldırısına da maruz kaldılar.Alguns bizantinos tentaram repelir o ataque da cavalaria, mas foram também atacados pela infantaria búlgara.
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Gedurende vijf jaar tijd zijn gesprekken gevoerd, maar tot een conclusie kwam het niet.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.In de videospeler wordt het originele beeldmateriaal afgespeeld.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.W Benfice występował przez 5 lat nie osiągnął jednak sukcesów.
Armin Brandes'in penisini kesti ve Brandes ölmeden önce bunu beraber yemeyi denediler.Meiwes obciął penisa Brandesa i obaj go zjedli zanim Brandes został zabity.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.Făcuseră o primă parte a înregistrărilor pentru videoclipul acestei piese la ATOMIC TV.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Igyekeztek diplomáciai úton elszigetelni ellenségüket minden lehetséges módon.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Azelőtt öt évig nem látták, és azóta sem találkoztak vele.
Cinayeti gösteren video kaydının orijinalini almayı denediler.A filmben a merényletről készült eredeti filmhíradó egyes részletei is láthatóak.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Tutkimusta on tehty myös aivotoimintaa tarkkailemalla.
5 yıl denediler fakat başaramadılar.Του πήρε πέντε χρόνια αλλά στο τέλος τα κατάφερε.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Formålet var at foretage hjerneundersøgelser.
Onun beyni üzerinde araştırmalar yapmayı bile denediler.Han donerte hjernen sin til forskning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod