Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.و كذلك بالفَيْروس المِخْلَوِيّ التَّنَفُّسِيّ
Sonra solunum yolunun sinsityal virüsünü denedik.このウイルスは全国の保育所の 悩みの種です
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Apoi am încercat extracte, şi iată, putem dirija insectele în alte direcţii.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Chúng tôi thử dùng tinh chất, và trông lạ chưa kìa, chúng tôi có thể dẫn côn trùng đi nhiều hướng khác nhau.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Dann haben wir Extrakte ausprobiert und siehe da! wir können Insekte in verschiedene Richtungen steuern.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Efter det provade vi extrakt, och ser man på, vi kan styra insekter i olika riktningar.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Lalu kami mencoba mengekstrak, lalu... kami dapat menghalau serangga ke arah berbeda.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Luego probamos extractos, y ¡he aquí! podemos dirigir insectos en distintas direcciones.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Pak jsme vyzkoušeli výtažky a poslouchejte, můžeme směrovat hmyz do různých stran.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Poi provammo degli estratti e udite udite, possiamo indirizzare gli insetti in direzioni diverse.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Potom sme skúsili extrakty - a čo sa nestalo - dokázali sme viesť hmyz do rôznych smerov.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Później próbowaliśmy wyciągów teraz potrafimy prowadzić owady do różnych miejsc.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Próbálkoztunk kivonatokkal, és íme, a rovarokat más irányba tudtuk vezetni.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Så prøvede vi ekstrakter, og minsandten om ikke vi kan styre dem i forskellige retninger.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Sitten kokeilimme uutteita, ja tuhat tulimmaista, pystymme ohjailemaan muurahaisia eri suuntiin.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.We probeerden extracten en, tot mijn verbazing, kunnen we insecten in verschillende richtingen sturen.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Μετά δοκιμάσαμε εκχυλίσματα και ιδού, μπορούμε να κατευθύνουμε τα έντομα σε διαφορετικές κατευθύνσεις.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.Впоследствии мы испытывали экстракты, и, вот ведь как, мы можем направлять насекомых в разные стороны.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın! Böcekleri farklı noktalara yöneltebildik.После опитахме екстракти, и виж ти, можем да насочваме насекомите в различни посоки.
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!그리고 추출물들을 사용해 보니, 이것 좀 보세요,
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!לאחר מכן ניסינו תמציות, והפלא ופלא,
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!ثم جربنا الخلاصات، و لعجبي
Sonunda farklı esanslar denedik ve olanlara bakın!虫の進行方向を操作できたのです
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Am încercat-o în apă fără să-i punem strat protector sau balast, doar pentru a vedea cum funcţionează.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Chúng tôi thử trong nước không cần vỏ bọc hoặc dằn tàu mục đích xem nó hoặt động ra sao.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Először bevonat és fenéksúly nélkül próbálkoztunk, csak hogy lássuk, mi történik.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Fizemos testes na água, sem qualquer pele ou lastro, só para ver como funcionava.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.저희는 물 속에서 어떠한 표피나 밸러스트(중량물) 없이, 단지 어떻게 작동하는지만 살펴봤습니다.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Lo probamos en el agua sin ningún tipo de cubierta o de lastre solo para ver cómo funcionaba.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Nous avons essayé dans l'eau sans peau ou ballast juste pour voir comment ça fonctionne.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Próby przeprowadziliśmy bez obudowy i balastu by sprawdzić jak się sprawuje.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Provammo in acqua senza scafo o zavorra, tanto per vedere se funzionava.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.We probeerden het in het water zonder huid of ballast, benieuwd hoe het zou werken.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Wir versuchten es im Wasser ohne eine Haut oder Ballast, nur um die Funktionsweise zu verstehen.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Мы попробовали её на воде, но без обшивки и без балласта, чтобы просто посмотреть, как она поведёт себя.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.Опитахме във водата без покритие или баласт, само за да видим как работи.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.ניסינו במים ללא מעטפת או משקל לייצוב, רק כדי לראות כיצד זה עובד.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.جربناه في الماء من دون أي غطاء أو أوزان فقط لرؤية كيف يعمل.
Suda denge ağırlığı ve dış kaplama olmadan sadece nasıl gittiğini görmek için denedik.うまく動くかやってみました それから制御用に カメラを付けましたが
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Abbiamo provato così, ma non funziona. Che cosa dobbiamo fare?".
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için.Amikor azt mondják: "Megpróbáltuk ezt, de nem működött, mit tegyünk?‟
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Am încercat așa și nu merge, ce ne facem?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."우린 지쳤어, 전혀 제대로 되지 않아, 어떻게 할 수 있을까?"라고 이야기 할때
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Olemme kokeilleet tätä eikä se toimi, mitä meidän tulisi tehdä?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Tentámos isto e não funcionou, o que devemos fazer?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Vi har provat detta och det funkade inte. Vad ska vi göra?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."We hebben dit geprobeerd en het werkt niet, wat nu gedaan?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Wir haben dies und das versucht, aber es hat nicht geklappt. Was sollen wir jetzt machen?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için."Мы пробовали все - ничего не работает. Что делать?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için.Хтось скаже: "Ми пробували ось це, але нам не вдалося, що ж робити?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için.לומר, "ניסינו וזה לא עובד, מה עוד אפשר לעשות?"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için.ليقول، "لقد حاولنا هذا وإنه لا يعمل، وماذا يجب علينا أن نفعل؟"
"Şunu denedik ve işe yaramıyor, ne yapmalıyız?" demek için.アメリカやイスラエルや世界各地の
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.Fischell, an Menschen, die einen Stent benötigten.
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.l'abbiamo provato su alcuni pazienti umani che hanno uno stent.
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.lo probamos con algunos pacientes humanos que tenían un stent colocado.
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.Tim Fischell, am încercat cu câţiva pacienţi cărora le-am pus un stent.
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.Tim Fischell 과 함께 몇가지 임상시험을 진행했습니다. 우리는 스텐트를 삽입하는 시술을 받아야 했던 몇몇 환자들을 대상으로,
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.ניסינו אותו בכמה חולים בני אדם שהוכנסו להם סטנטים,
Tim Fischell ile birlikte denedik stent takılmış olması gereken bazı hasta insanlar üzerinde denedik.جربناهاعلى بعض المرضى الذين عليهم تركيب دعامات